Öfke fırtınası
Fenerbahçe'de tüm bölgeler berbat ve işlemez bir tıkanıklık içinde kalmakta ve çok bocalamaktaydıAli Sami Yen'de Fenerbahçe'yi kupadan elemek için oyuna varını yoğunu döken bir yeminli Galatasaray on biri vardı.
Fenerbahçe'yi oyunun hemen başında çember içine alıp, sahanın her bölgesinde kuşatan Cim Bom'lu ayaklar, çok üst düzeyde çabuk düşünüp-çabuk oynuyor. Alex-Deivid-Aurelio-Kezman-Vederson-Uğur Boral-Selçuk gibi sarı-lacivertli takımın aslarına sahada nefes alacak zaman dahi tanımıyorlardı, yarışmada...
Hemen 15. saniyede Arda'nın soldan çıkardığı topa Hakan Şükür biraz daha dikkatle vursa, Fenerbahçe ilk golle daha birinci dakika bitmeden tanışacaktı neredeyse...
Tamam, sarı-kırmızılı takım tüm futbol düşüncelerini tıpkı Kadıköy'de oynadığı gibi Fenerbahçe'yi oynatmamak adına kurgulamış ve bu taktik anlayışına kilitlenmişti, yarışmanın bütününde... Peki de, Fenerbahçe'nin, rakibinin bu tuzağına kolayca düşüp, işin içinden çıkmak adına adeta çaresiz kalışını nasıl yorumlayacağız ki? Hele hele ilk maçtaki Galatasaray'ın oyun temposunda nasıl üst düzeyde oynadığını biliyorsanız ve de deplasmanda bu özellikleri umursamaz bir acı görüntü içine sıkışıp kaldıysanız.
Ya Lugano'nun yaptığı ölçüsüz ayıplarını kim cevaplayacak, Fenerbahçe'de... Yediği ilk sarı doğruydu. Cüneyt Çakır'a iki eliyle gözüne gözlük işaretini yaptığı andaki sarıyla gelen kırmızı da bizce yerindeydi. Eee... Fenerbahçe'de geçmiş maçlardaki her sorunlu harekette hakemlerin yanına adeta yangına körükle giden adam (!) haline gelmiş bu oyuncunun yaptıkları kolayca kabul edilecek bir ihanet midir, Fenerbahçe'nin çok önemli yarışmalarındaki gelecek adına...
Fenerbahçe'de tüm bölgeler berbat ve işlemez bir tıkanıklık içinde kalmakta ve çok bocalamaktaydı, yarışmanın bütününde.
Takımı sarıp sarmalayan sinir krizleri koca Fenerbahçe'yi sekiz kişi kalmaya kadar sürükleyen gereksiz öfke fırtınasının faturasını kimler ödeyecek dersiniz... Ben onu bunu bilmem, kaç on yıllık futbol tecrübeme göre şunu söyleyelim ki, dünkü Fenerbahçe DİSİPLİN OLGUSUndan tamamen yoksun bir gece yaşadı Ali Sami Yen'de... Yani kupada elenmekten daha sıkıntı verici bir durum bu.
Cüneyt Çakır'a gelince, dünkü oyunun çok gerilimli geçeceğinden habersiz ve maçın önüne geçmek gayretkeşliği içindeydi. Adeta kart çıkarmak için eli cebinde koşuşturdu.
Lugano konusundaki haklılığı dışında kalan tüm kartları, düşünmeden ve hasas değerlerden çok uzaklarda kalarak kullandı.
esenay@milliyet.com.tr

Cafe
