Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 29 Şubat 2008 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Geçmişte şikayet edenler bugün ne düşünüyor?

Satır Arası / Deniz Sipahi

1995 yılından bu yana her gün yazı yazıyorum. Bugüne kadar birçok konuda kalem oynattım; doğal olarak tepki de aldım, destek de...
Belki de en büyük tepkileri üniversitelerle ilgili yazılarımdan sonra aldım.
Öğretim görevlilerinin sorunlarını, üniversitelerin kendi iç problemlerini işlediğim konulardan sonra onlarca mesaj gelmiştir.
Bunlardan bazılarını isimsiz de olsa yayınlamam diğerlerini tetiklemiştir.
Bazen benim yazılar mail ortamında sağa sola atılırken, benim mesaj kutuma da gelir.
Bazen ise yazılanları, konuşulanları arkadaşlarım bana anlatırlar.
Sonuç olarak...
Değerli öğretim görevlilerimizin ''YÖK’ü istemiyoruz, YÖK’ten bıktık'' sözleri hiçbir zaman gündemden düşmemiştir.
YÖK’ün yasakçılığı, bilime getirdiği engeller, kadro problemleri yazılmıştır, çizilmiştir.
Malzeme de tükenmemiştir.
* * *
Son dönemde bakıyorum, bu tepkilerini sertçe dile getirenlerin sesleri çıkmıyor.
Mangalda kül bırakmayanlar, atıp tutanlar, ''Rüya mı görüyoruz'' diyorlar.
Biraz daha yüklensem, ''Pişmanız'' bile diyecekler.
En küçük bir ayrıntıda bile sayfalar dolusu yazıp mail trafiği başlatanların bu tepkisizliğini ben de anlamıyorum.
Tabii içimden şöyle bir soru da geçmiyor değil.
Sayın Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan’ı nasıl buluyorsunuz?
Özcan’dan mı memnunsunuz, yoksa geçmiştekilerden mi memnundunuz?
Dün sırf bir çatı kurumu olan YÖK var diye karşı çıkanlar acaba Prof. Yusuf Ziya Özcan’ın, ''Cumhuriyetin temel nitelikleri kişi hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmasına gerekçe gösterilemez... Anayasa Mahkemesi’nin bu konudaki kararlarına dayanarak uygulama yapmayın'' sözleri üzerine nasıl düşünüyorlar?
Merak ediyorum...
Sadece İzmir üniversitelerinde değil, Türkiye’nin her yerinde öğretim görevlisi arkadaşım var.
Her gün olmasa da çoğuyla haftada bir haberleşiyorum.
Hepsi şaşkın durumda.
Yaşananlara inanamıyorlar.
* * *
Atananın bir YÖK Başkanı mı, yoksa hükümetin bir müsteşarı mı olduğuna karar veremiyorlar.
''Bilim, etik, özgürlük...'' nutukları yerini kaygılara bırakmış.
Yüzleri gülmüyor, sesleri titriyor.
YÖK...
İkiye değil, bir daha birleşmemek üzere parçalara bölünmüş durumda.
YÖK’ün başkanı, rektörlerden yasalara uymamalarını söylüyor, hafiften de tehdit ediyor.
Yani tam evlere şenlik bir durum...
Göreve gelir gelmez, ''Tek hedefimiz bilim...'' diyeceğine; söze ''türban''la başlıyor.
''Özgürlükleri genişletme'' dendiğinde fikirlerin değil, kıyafetin özgürlüğünden bahsediyor.
O da anladığı biçimde...
Türkiye’ye neler oluyor?
''Bizden, ondan'' ayrımı yapmıyoruz diyen iktidar bu ülkenin insanlarını ne hale getirdiğinin farkında mı?


dsipahi@milliyet.com.tr








EGE
Kronik sorunlar
Emeklilik hakkında her şey
Doğalgaz için oyçokluğu yeterli
Kadınlar! Hem okuyun hem izleyin
Geçmişte şikayet edenler bugün ne düşünüyor?





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Bülent Buda
Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Banu Şen
Deniz Sipahi

   
© 2006 Milliyet