Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 29 Şubat 2008 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Otomobil    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
MISIR'IN KAT ETTİĞİ YOLLAR...
Bu romanda herkes kahraman


Alaa Al Aswany'ın 6 yıl önce Mısır'da küçük bir yayınevi tarafından yayımlanan ikinci romanı "Yakupyan Apartmanı", bugün Ortadoğu'nun en çok okunan eserlerinden biri. Roman, şimdi de Türkçede...

YASEMİN BAY - Roman

Kitap, bir apartman -Yakupyan Apartmanı- sakinlerinin üzerinden bir ülkeyi -Mısır- ve bir toplumu anlatıyor. Tüm çirkinlikleri, sahtelikleri, yanlışlıklarıyla... Yani eğrisi doğrusuyla!.. Çuvaldızı kendisine batırıyor yazar ve yaşadığı ülkeyi kültürü, insanları, ekonomisi ve diniyle ele alıyor.
Kitabın sadece bir kahramanı yok. Herkes kahraman. Herkesin aynı ölçüde etkisi var yaşananlara. Kadınlara düşkünlüğüyle bilinen Zeki Bey, çalışkan bir öğrenciyken şiddet yanlısı bir İslamcıya dönüşen Taha, eşcinsel gazeteci Hatim Raşit, bir zamanlar fakir bir ayakkabı boyacısıyken büyük bir işadamı, ardından da milletvekili olan Hacı Azam, dini inançlarına rağmen sırf para kazanmak zorunda olduğu için erkeklerin isteklerine boğun eğmek zorunda kalan ve bu yüzden sürekli kendisiyle çatışan Busayna, çıkarı için herkesi kullanabilen Melek...

Madalyonun öteki yüzü
Al Aswany'nin üç yıllık bir sürede yazdığı kitabında Taha en ilginç karakterlerden biri. Çağdaş Arap edebiyatında pek görülmeyen bir kişilik aslında. Polis olmayı çok isteyen, derslerinde başarılı, zeki, çekingen, barışçıl, sempatik kapıcı oğlu Taha, yavaş yavaş gözünü kırpmadan insan öldüren şiddet yanlısı bir İslamcı'ya dönüşüyor. Ve bu değişim okuyanı da dehşete düşürüyor aslında. Ki sadece Taha'yı değil; insanların değişimlerini, dönüşümlerini, farklı yollara doğru ilerleyişlerini anlatıyor yazar. Bununla birlikte bir ülkenin değişimini, dönüşümünü de görmüş oluyor okur.
Aswany, bir yandan da farklı kültürlerin açık bir toplum içinde bir arada yaşayabildiği, kendine özgü bir İslam anlayışına sahip olan liberal Mısır'ın kat ettiği yolları çiziyor romanında. Mısır'da yaşanan siyasi sistemin haksızlıklarını, inanılmaz boyutlara varan yolsuzlukları, kadınların temel haklarını ellerinden alan cinsel ikiyüzlülükleri, işkence ve tacizi, korkusuzca ve çekincesizce kaleme alıyor.
Madalyonun öteki yüzünü de asla unutmuyor. Çok iyi tanıdığınızı düşündüğünüz bir roman kahramanı birdenbire aslında ne kadar farklı hissettiğini, düşündüğünü anlatıyor size.
Şaşırtıcı, gizemli, sürükleyici bir roman karşımızdaki. Zaten tüm bu çekiciliği onun sinemaya da aktarılmasına neden oldu. 2006 yılında filme çekilen "Yakupyan Apartmanı", gösterime girdiğinde tartışmalara neden olmuştu. Mısırlı bağımsız bir milletvekili, 112 meslektaşının eşcinsel sahnelerinde sansür istediği "Yakupyan Apartmanı" filminin mecliste görüşüleceğini öne sürmüştü. Milletvekilleri eşcinsellik, terör ve yolsuzluklara yer veren filmin Mısır'ın adını lekelediğini açıklamışlardı.

Amacı edebiyat yaratmak
Al Aswany ise şöyle konuşmuştu tüm bu tartışmaların yaşandığı dönemde: ""Yazık. Mısır gibi büyük bir ülkeyi bir film nasıl lekeleyebilir? Neden İtalya, Fransa ya da ABD eşcinselliği konu alan filmlerle lekelenmiyor? Romanlar ve filmler turizmi kalkındırmak için değil, hayatın gerçek meseleleriyle yüzleşmek için yapılır."
Babası da Mısır'ın tanınmış yazarlarından biri olan, dolayısıyla edebiyatla dolu bir evde yaşayan Al Aswany verdiği bir röportajda, "Beni roman yazmaya iten, siyasi veya toplumsal nedenler değil. Benim amacım edebiyat oluşturmak; insan için özgürlük veya kadınlar için eşitlik talep etmek değil. Bu konuları köşe yazılarımda ve diğer makalelerde ele alıyorum" diyor.
Kitabıyla hem edebiyat yaratırken hem de kendisi bunu amaçlamasa da özgürlük ve eşitliğin gerekliliğini, toplumsal çarpıklıkları ustalıkla aktarabiliyor aslında yazar. Ve her okuduğu satırda büyüleniyor, bir kez daha düşünüyor okur... n



KITAP
 Tarihinden edebiyatına... ALEVİLİK
 Pal Sokağı'ndaki arkadaşlarım
 Türk şiirinin iki abidesi
 Kırık aynalar
 Hayalet diller
 Budapeşte'nin onurlu çocukları
 Efendilik ile köylülük arasında
 Bu romanda herkes kahraman
 John Steinbeck'i yeniden okumak
 Bilge Karasu'yu keşfetmek
 Hesaplaşma nasıl bir şeydir?
 Öbür sayfa: Prens Sabahaddin
 Yuvaya dönüş
 Çılgınca bir serüven
 Kitap vitrini





© 2006 Milliyet