Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 29 Şubat 2008 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Otomobil    Kariyerim    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
ESKİ BİR DOSTTAN KEYİF ALMAK...
John Steinbeck'i yeniden okumak


"Fareler ve İnsanlar", "Gazap Üzümleri", "İnci", "Sardalye Sokağı"... Ve elbette, "Bitmeyen Kavga". Kısacası yıllardan sonra John Steinbeck'i yeniden okumak nasıl bir şey?

SERPİL GÜLGÛN - Roman

Baştan söylemek gerekir ki, "Bitmeyen Kavga" bir "Fareler ve İnsanlar" değil. Aynı şekilde "Bitmeyen Kavga", bir "Gazap Üzümleri" de değil. Evet, "Bitmeyen Kavga" da diğer ikisi gibi mevsimlik tarım işçilerini konu alıyor; 30'lu yıllarda, büyük buhran yıllarında geçiyor. Ama, diğer iki romanda karşımıza çıkan, günümüz okuru için pek de katlanılası olmayan, uzun doğa tasvirlerini yapmıyor.
Artı, yazarları meselesi olanlar ve olmayanlar diye ikiye ayıranlardansanız, dahası, yazardan siyasi duruş da bekliyorsanız (tercihen Marksist), "Bitmeyen Kavga" bu anlamda ayrıcalıklı. Çünkü, Jim Nolan ile Max, parti üyesi iki yoldaş. Daha doğrusu, Mac, partiden. Genç ve tecrübesiz Jim ise sempatizan. Bir işçi ayaklanmasında ölen Roy Nolan'ın oğlu.

Jim kararını verir
Her şey, Tulman mağazasında paketleme bölümü şefi olan Jim'in, bir akşam, sinema dönüşünde, Lincoln Meydanı'nda konuşma yapan bir adamı dinlemesiyle başlar. Adam, komünisttir. Ve polis mitingi basar. Polis tarafından dövülüp serserilikten tutuklanan Jim işini kaybeder. Böylece, Jim kararını verir. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır! Her şeyin üzerine sünger çekecektir. Parti'ye üye olacaktır.
Mavi işçi tulumunu üzerine çeken Jim, Mac ile birlikte mevsimlik işçi olmak için yola düşer. İlk hedef elma bahçeleridir. Kaçak yolcu olarak yük katarlarına atlayan Jim ve Mac, olaylı bir yolculuktan sonra elli kadar aktif sempatizanın olduğu kasabaya varırlar. Sempatizanlardan biri de küçük bir lokantanın sahibidir: Al. Al'in Seyyar Lokantası'nda karınlarını doyuran Jim ve Mac, pislikten rengi dönmüş çadırların olduğu patikada mevsimlik işçileri bulurlar. İşçilerle konuşmaya başlamışlarken çadırlardan birinden acı bir çığlık yükselir. İşçilerinden birinin kızı çadırda doğum yapmaktadır. Çünkü kasaba hastanesine mevsimlik işçileri almıyorlardır. Gerekçe hazırdır: "Boş yer yok!"
Geçmişte hastanede çalıştığını söyleyen Mac, London'un kızı Lisa'yı başarıyla doğurturur. Mac, böylece bir anda hem işçilerin güvenini hem de doktor unvanını kazanır. Oysa, ne doktordur ne de hastanede çalışmıştır. Sadece ve sadece rol kesmiştir! "Başka çarem var mıydı?"diyecektir sonradan Mac, Jim'e. "Mecburdum! Elimize geçen her fırsata asılmak zorundayız. Şans yüzümüze gülmüştü. Bunu iyi kullanmak zorundaydık. Kıza yardımcı olmakla iyi iş yaptık ama ölebilirdi de. Ne var ki, bu riskleri göze almamız şart:"
Gene aynı Mac, bitkin ve mutlu bir şekilde uykuya dalmadan önce, Jim'e dönecek, "Bir gecelik didinme, London'ın ve adamlarının güvenini kazanmamıza yetti. Üstüne üstlük, adamlara kendi güvenceleri için omuz omuza verdiklerinde nasıl başarılı olabileceklerini gösterdik" diye ekleyecektir. Mac'e göre, bu işin tek bir kuralı vardır. Eline ne geçerse kullanacaksın. Çünkü ne askeleri vardır ne topları ne de tüfekleri.
Sonra ne mi olur? Grev, tabii ki. Grev demek grev kırıcıları demektir. Polis demektir. Silahlı güç demektir. Kızıl düşmanlığı demektir. Torgas Vadisi grev çığlıklarıyla inlerken şiddet bütün gücüyle ortaya çıkacaktır.

Kolay ve akıcı
Uzun sözün kısası: Yıllardan sonra, John Steinbeck'i yeniden okumak (Bilmeyenler için hatırlatalım: Steinbeck, Nobel ödüllü yazarlardan. Çocukluk ve ilk gençlik yıllarında çiftliklerde çalışan Steinbeck, aynı zamanda Pulitzer ödüllü...) çoktan unutulmuş eski bir dostla karşılaşmak gibi şey.
Eski dostunuzdan keyif alıp almamak ise, tümüyle size kalmış. Yani, "Bitmeyen Kavga'yı, "İsyan ateşini körükle, zulmü rüzgarlara savur, kollarının bütün gücüyle, tavi gelen demire vur, bu kavga en sonuncu kavgamızdır artık, enternasyonalle kurtulur insanlık," diyerek de okuyabilirsiniz. "Aman tanrım, bir zamanlar herkeslere mutlaka ama mutlaka okuyun dediğim roman, bu roman mıymış" diyerek de.
Bir üçüncü şey ise, alt metinlerden, üst metinlerden, çok katmanlı, zorlu okumalardan hazzetmeyenlere, kolay ve akıcı okumasıyla "Bitmeyen Kavga" illa ki iyi gelecektir.



KITAP
 Tarihinden edebiyatına... ALEVİLİK
 Pal Sokağı'ndaki arkadaşlarım
 Türk şiirinin iki abidesi
 Kırık aynalar
 Hayalet diller
 Budapeşte'nin onurlu çocukları
 Efendilik ile köylülük arasında
 Bu romanda herkes kahraman
 John Steinbeck'i yeniden okumak
 Bilge Karasu'yu keşfetmek
 Hesaplaşma nasıl bir şeydir?
 Öbür sayfa: Prens Sabahaddin
 Yuvaya dönüş
 Çılgınca bir serüven
 Kitap vitrini





© 2006 Milliyet