
|
|
|
 |
|
|
GENÇ OYUNCULAR 50 YAŞINDA
Çılgınca bir serüven
Genç Oyuncular'ın en etkin üyelerinden Atila Alpöge topluluğun örnek serüvenini tüm ayrıntılarıyla anlatan bir kitap yayımladı: "Hayat Ağacında Tavus Kuşları: Genç Oyuncular". Tiyatro tarihimize ilgi duyanlara...
Tahsin Yücel
Genç Oyuncular adlı bir tiyatro topluluğunun varlığından haberiniz oldu mu hiç? Sanırım, gençler ve orta yaşlılar arasından birçok kişi "Öyle bir tiyatro topluluğu mu varmış?" diye soruyu soruyla yanıtlayabilir. Bu nedenle kendilerini ayıplamak da yanlış olur.
Bir kez, ünü belli bir çevrede hâlâ sürmekle birlikte, Genç Oyuncular Topluluğu oldukça eski bir dönemde, 1957 - 1963 yılları arasında etkinlik gösterdi. Sonra, burası Türkiye: Sıradan biri sıradan bir şey söyler, sıradan bir şey yazar, sıradan bir şey yapar, günlerce, haftalarca, aylarca konuşulur, tartışılır, ikide bir de yeniden gündeme getirilir.
Ama Genç Oyuncular kimilerimize hiçbir şey söylemez, kimilerimizde de uzaktan uzağa bir tiyatro etkinliğini çağrıştırır. Buna karşılık, ülkemizde sanat etkinliklerine ilgi duyan bir mutlu (bir açıdan da daha çok mutsuz) azınlık için tiyatro tarihimizin en parlak, en saygın, en anlamlı sayfalarından birini oluşturur.
İlginç seçimler
Genç Oyuncular topluluğunu çiçeği burnunda birtakım genç kızlar ve delikanlılar, üniversite ve lise öğrencileri oluşturur. Onlardan önce başka gençler de başka topluluklar oluşturmuşlar, başarılı da olmuşlardır. Ama, benim gördüğüm ve bildiğim kadarıyla, hiçbiri Genç Oyuncular ile karşılaştırılamaz, hiçbiri Genç Oyuncular kadar kaynaşmış, Genç Oyuncular kadar yaratıcı, Genç Oyuncular kadar özgün ve çağcıl değildir.
Genç Oyuncular'ın seçimi gerçekten ilginçtir: İzleyiciye bir yandan Batı tiyatrosunun en yeni en çağcıl en güzel yapıtlarını, örneğin Ionesco'nun "Ders"ini ve "İskemleler"ini, Achard'ın "Benimle Oynar mısınız?"ını, Rice'ın "Hesap Makinesi"ni sunarken, bir yandan "Ayyar Hamza" ve "Kokona Yatıyor" gibi geleneksel tiyatromuzun yapıtlarını oynar bir yandan da geleneksel halk oyunlarımızı gözden uzak tutmayan, yüzde yüz çağcıl yapıtlar yaratır ve benzerine az rastlanır bir başarıyla oynarlar. Topluluğun başlıca yaratıcılarından Atila Alpöge'nin "Tavtati Kütüpati"si ve "Çürük Elma"sı, Mehmet Akan'ın "Kiraz Çiçek Açıyor Aykırı Dal Üstüne"si ve "Akçagüler" ile "Karagülmez"i bunlar arasında sayılabilir.
Daha da ilginci, Genç Oyuncular toplu olarak, evet, toplu olarak, elbirliğiyle aynı nitelikte birtakım oyunlar yaratır ve oynarlar; "Büyücü Oyunu" gibi, "Kervan" gibi, "Vatandaş Oyunu" gibi.
Topluluğun üyeleri
Genç Oyuncular topluluğunun üyelerinin oyuncu olarak ulaştıkları başarı düzeyine gelince, bence gerçekten olağanüstüydü. "İskemleler"i başka tiyatrolarda da izledim, beğendim de; ama Ayla Alpöge ile Arif Erkin'in oynadığı "İskemleler"i ötekilerle karşılaştırmak bile haksızlık olurmuş gibi gelir bana.
Ayrıca, Genç Oyuncular'ın dağılmasından sonra, etkinliklerini başka tiyatrolarda sürdüren üyelerinin; bir Genco Erkal'ın, bir Ergun Köknar'ın, bir Arif Erkin'in, bir Çiğdem Selışık'ın, bir Mehmet Akan'ın, Bir Çetin İpekkaya'nın ve bir Ani İpekkaya'nın adını anmak bile benim kişisel izlenimimi doğrulamaya yeter sanıyorum.
Yarım yüzyıl geride kalmış olan bu serüveni niçin anlattığıma gelince, çok basit: Genç Oyuncular'ın en etkin üyelerinden Atila Alpöge bu örnek serüveni tüm ayrıntılarıyla anlatan, çok güzel bir yapıt yayımladı: "Hayat Ağacında Tavus Kuşları: Genç Oyuncular". Tiyatro tarihimize ilgi duyanlara bunu muştulamak istedim.
|
|
|

|
|