
|
|
|
 |
|
|
Yorumsuz ölüm
Onu tanıdığımda baba Burhan Şeşen TRT'de gerçekten marka olmuş programı "Yorumsuz"u yapıyordu. Daha önce TV8'deydi. Biz de katıldık canlı yayına. Bir genç vardı. Dünyalar güzeli. Işık saçan, iyilik pınarı... Hiç unutmadım onu. İlk defa karşılaştık. Serhan Şeşen. Babasının programının bütün enstrüman kurumu, ses ayarları, hepsiyle o uğraşıyordu. "Sina ağabey tamam mı klayveler?. Monitöre ne istiyorsun?. Var mı bir eksik?" sesi kulağımda. Cıva gibi çalışıyordu. Ayrıca kendisi de müzikle uğraşıyordu. Aramızda konuşmuştuk hatta "İşte profesyonel böyle olur" diye.
Bundan sonra kurulacak bir cümle kalmıyor. Acının bir tarifi var mı? Yazarken göz pınarlarım çoştu. Canım Burhan'ım ne diyeyim. Ne denir... Bir güzel Serhan. Bir iyi müzisyen... Pıtırak gibi özel hastane kurmanın bir çözüm olmadığı acaba ne zaman anlaşılacak? Ne olursa olsun yaşamaya mecbursun Burhan...
Aysun Kayacı biraz haklı
Aysun Kayacı'nın bir söyleşisini okudum. Medyanın bir satış yeri olduğunu ve bir anchorman ile magazin programı sunucusu arasında hiçbir fark görmediğini söylüyor. Reklam almak için kendini göstermek bir yerde doğru bir tespit. Ama bir de şöyle bakalım; Levent Öztürk'ü bilir mi Aysun Kayacı... Tek gözünü Gürcistan'da haber peşinde kaybetti. Ne yaman çelişkidir ki, "Bugün hangi haber bülteni daha çok izlendi?" rekabetinin yaşandığı bu ülkeden, bir televizyon haber muhabiri. Her olayda coplanan kameramanlar var mesela. Onlar galiba bu satışın içinde değil.
Evet bir haber yarışı varsa burada "satış" vardır. Herkesin daha çok izlenme yarışı mevcut. Bunu da en güzel Yavuz Seçkin'in skeci anlatıyor şu günlerde.
Bu arada bir dip not; şu anda iki isim benzer program yapıyor. Biri Pelin Batu diğeri de işte Aysun Kayacı. Ben her daim Aysun Kayacı'yı samimi ve içten buluyorum. Kaktüs Bar sendromu yok çünkü.
O ne mazoşist sahneydi!
Aman yarabbi ne muhteşem sahneydi. "Aşk Yakar"da Belda ile Mustafa ringe çıkmışlardır. Belda, "Hadi gelsene vursana" diye ateşliyor. Mustafa "kadına el kaldırmam" modunda. Belda ısrarcı "korkaksınız siz" havalarında. Sonunda Mustafa dayanamıyor ve boks maçı başlıyor. "Çekinme hadi istediğin gibi vur" diye gaza getiriyor Belda.
Mustafa bir çakıyor Belda yerde. Kalkıyor. Sonra bir daha, bir daha. Sahne şu; ağzı burnu kan içinde Belda yerde. Ama mutlu, işte erkek dediğin bu havalarında. Vahşi bir havada ve dayak yemekten doruğa ulaşmış; "Evlen benimle evlen" diyor. Ne mazo sado bir sahne beni de hırs kapladı. Kamçı da yok ki evde...
s.kologlu@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|