Yazarlar
07.01.2015 - 02:30

2015’te petrol, FED ve Avrupa başrolde

Sitene Ekle
Ufuk Turu  |  Meral Tamer mtamer@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

Bugünün karmaşık küresel dünyasında, olacakları önceden kestirmek gerçekten çok zor. Tam 1 yıl önce, 2014 için öngörüde bulununlar arasında Putin’in 3-4 ay içinde Kırım’ı ilhak ederek dünyaya meydan okuyacağını, petrol fiyatının % 55 düşeceğini ve Rusya’nın derin bir krize sürükleneceğini tahmin eden herhalde yoktu. Dolayısıyla 2015’in de bugünden hiç akla gelmeyecek yeni sürprizlere gebe olabileceğine kuşku yok.
Yeni yılın ilk çarpıcı olayı, ABD’de petrol fiyatının 50 doların da altına inmesi üzerine, petrolle ilişkili hisselerdeki tepetaklak gidiş oldu; bu düşüş diğer hisselere de yansıyınca S&P 500 endeksi 1 günde % 4 değer kaybetti. Dün Asya borsaları da düşüşle açıldı. Avrupa’da ise deflasyon riskinin arttığını gösteren enflasyon verilerinin açıklanması üzerine euro 1.18 dolara geriledi.

Avrupa baş ağrıtacak
Yunanistan’daki son gelişmeler, Avrupa’nın 2015’te de dünyanın başını ağrıtacağını gösteren ilk sinyal. Avrupa Merkez Bankası gibi Avrupa kurumlarının, mevcut statüleriyle Avrupa’nın bütünü için karar almaları ve uygulamaları hiç kolay değil. İlaveten ekonominin büyüme rotasına girmesi için gerekli reformları, her ülke kendisi yapacak; ne var ki reformlara en fazla ihtiyaç duyan ülkelerde mevcut hükümetler, bu adımları atabilmek için gerekli toplumsal desteğe sahip değiller.
Bu koşullarda Avrupa için düşünülebilecek en iyi senaryo, 2015’te de başını suyun üstünde tutmaya çalışıp % 1’lik bir büyümeyi gerçekleştirmesi. Ancak başta Yunanistan ve İtalya olmak üzere bazı ülkelerde siyasi kriz yaşandığı takdirde 2015, Avrupa için çok daha kötü bir yıl haline gelebilir.

Petrolde...
Petrol fiyatları, 2015’te de en yakından izlenecek göstergelerin başında yer alacak. Daha 1 hafta önce, 2014’ün son günlerinde yapılan tahminler, petrolün varil fiyatının bu yıl 60-80 dolar aralığında seyredeceği yolundaydı, ama yeni yılın ilk iş gününde 50 doların altına düşen petrol, bu tahminleri de boşa çıkarabilir.
Petrolün fiyatı, talep cephesinde küresel ekonominin büyüme temposuna, arz cephesinde ise başta Suudi Arabistan olmak üzere OPEC ülkelerinin izleyeceği üretim politikası ve ABD’nin buna vereceği tepkiye göre belirlenecek diyeceğim, ama bu bilinmezlikler dünyasında yarın-öbürgün hiç akılda olmayan bir faktör de pekâlâ devreye girebilir.

Gözler FED’de olacak
2014’ün yıldızı kuşkusuz Amerika’ydı. ABD ekonomisindeki canlanma yılın 2. çeyreğinden itibaren ivme kazanırken gözler sürekli FED’in yeni başkanı Janet Yellen’in üzerindeydi. Yellen’in her sözü dikkatle izlendi ve yorumlandı.
2015’te de durum pek farklı olmayacak; çünkü FED, faiz artırma kararını verdiği anda küresel piyasalarda yeni bir algının ortaya çıkacağını herkes biliyor. Buna karşılık borsaların ve finans piyasalarının bu algı değişiminden nasıl etkileneceğini ise kimse tam olarak kestiremiyor.
FED’in ilkbahardan itibaren faiz artırımına gitmesi beklenirken, Yellen’in kararında ABD’nin büyüme temposuna ek olarak işgücü piyasasındaki gelişmeler ve enflasyon belirleyici olacak.


Yazarlarda Ara
Bul
Türkiye'de hangisinin ekiliş alanı daha geniştir?
©Copyright 2016 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.