05.12.2018 08:15 | Son Güncelleme:
MELTEM GÜNAY Antalya

2050’de Türkiye Alzheimer’da dördüncü ülke

Türk Nöroloji Derneği tarafından bu yıl 54’üncüsü düzenlenen Ulusal Nöroloji Kongresi’nde, inmeden MS’e, Alzheimer’dan migrene kadar milyonlarca insanı etkileyen nörolojik hastalıklar ele alındı.

Yurt içinden ve yurt dışından bin 200’den fazla uzmanın katıldığı kongrede, hastalıkların yanı sıra son tedavi yöntemleri ve dünyadaki gelişmeler tartışıldı. Yaşlı popülasyonunun en korkulan hastalığı olan Alzheimer’la ilgili bilgiler paylaşan Prof. Dr. Demet Özbabalık, “Şu anda, dünya genelinde 40 milyona yakın Alzheimer hastası var ve 2050 yılında bu sayının 115.4 milyona ulaşacağı tahmin ediliyor. Türkiye’de ise şu anda 1 milyona yakın Alzheimer hastası var ama 2050 yılında dünyada en fazla Alzheimer hastasına sahip dördüncü ülke olacağız. Bu hastalık dünyanın ve Türkiye’nin kâbusu” dedi. 2015 yılında demansın dünya genelinde giderlerinin karşılığının 818 milyar dolar olduğunu aktaran Özbabalık, bu rakamın 2030 yılında ise 2 trilyon dolara çıkmasının beklendiğini vurguladı. 

112 ilaç çalışması var

Alzheimer’ın kesin tedavisi henüz olmamakla birlikte süreci yavaşlatmak ve bazı belirtilerin şiddetini azaltmak için çalışmaların devam ettiğini ifade eden Özbabalık sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şu an itibariyle tedaviye yönelik 112 ilaç çalışması var. Kök hücre çalışmaları devam ediyor ama henüz yeterli düzeyde değil. İlaç dışı, egzersiz, müzik, sanat, ışık ve diğer tedaviler hâlâ revaçta. Yürümek ve koşmak Alzheimer riskini azaltıyor. Koşucu ve yürüyüşçüler üzerine yapılan sağlık çalışmalarından alınan ilk verilere göre, yaşamın erken döneminde başlayan egzersizler, Alzheimer’a ait hasarı düşürebilmekte. Geleneksel Akdeniz tipi, doymuş ve trans yağ tüketiminin azaltılması, sebze ve meyve tüketiminin artırılması, doğal besin maddelerinden alınan vitamin E tüketiminin artırılması, B12 alımının artırılması, multi-vitaminler kullanılıyorsa demir ve bakır gibi ağır metalleri içeren vitamin komplekslerinden kaçınılması, alüminyum içeren ürünlerin ve ilaçların kullanımından kaçınılması ve aerobik egzersizin artırılması önemli.” 

Migren aşısı en erken 2020’de

Türkiye’de 20-65 yaş bireylerin yaklaşık yüzde 16’sında migren görüldüğünü söyleyen Prof. Dr. Neşe Çelebisoy ise şu bilgileri verdi:

“Toplumda doğurganlık yaşında her dört kadından yaklaşık birisi migrenli. Çocuklarda görülme sıklığı yüzde 5 civarında iken ergen yaş grubunda yüzde 10’lara çıkar. Migren kişinin iş ve sosyal yaşamını sürdürmesini zorlaştırması nedeniyle önemli bir sağlık problemidir ve kişi için kısıtlılık oluşturmaktadır. “Atak tedavisinde sadece migren ağrısı için geliştirilmiş ilaçlar son 25 yıldır kullanımda. Migren ağrısının ortaya çıkışında rol alan CGRP’nin ortadan kaldırılması için iki ilaç şu anda Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) onayı aldı. Bu ilaçlarla migren ataklarında yüzde 50 azalma sağlanıyor. Migren aşısı da denilen bu ilaçların 2020 yılı gibi çıkması bekleniyor. Ama bunlar mucizevi ilaçlar değil sadece atağın etkilerini azaltan ilaçlar.”

Bu habere ifade bırak
  • 0Mutluyum
  • 0Şaşkınım
  • 0Kararsızım
  • 0Kızgınım
  • 0Üzgünüm
Toplam Oy0