23. İstanbul Tiyatro Festivali’nin öne çıkanları

Tiyatroseverlerin heyecanla beklediği İstanbul Tiyatro Festivali'nin 23'üncüsü bugün seyirciye ‘Merhaba’ diyor. Dans, müzikal ve tiyatro olmak üzere toplamda 78 gösteriye ev sahipliği yapacak olan festivalin öne çıkan yapımlarına gelin bir göz atın, listenizi ona göre yapın.

23. İstanbul Tiyatro Festivali’nin öne çıkanları

Siz de benim gibi sağlam bir tiyatroseverseniz şu an bu satırları okuyorsunuz demektir. Özellikle İstanbul'da yaşayan tiyatroseverler, her yıl İKSV tarafından düzenlenen ve bu yıl 23’kez gerçekleşecek olan İstanbul Tiyatro Festivali'ni dört gözle bekliyor. Yıl içinde birbirinden uzak takvim yapraklarına yayılan, bazen birbiriyle aynı tarihe denk gelen ve daha da kötüsü bir türlü programımıza alamadığımız oyunları ard arda izlemek için bu festival bulunmaz bir nimet desek yeridir.

Festival bu yıl yerli ve yabancı 78 gösteriye ev sahipliği yapacak. Bunların 28'i tiyatro oyunu diğerleri dans ya da müzikli gösteri. #HAYATTERSYÜZ teması kapsamında seçilen oyunlara yer veren festival 1 Aralık’a kadar devam edecek. Hadi lafı çok da uzatmadan oyunlara geçelim.

Genco Erkal 3 farklı oyunuyla sahnede

Festivalin en ağır topu 60. sanat yılını geride bırakan Genco Erkal.Türk tiyatrosunun duayen ismi Genco Erkal üç ayrı oyunuyla festival kapsamında seyirci karşısına çıkacak. Nâzım Hikmet'in eşi Piraye ile hapishane mektuplaşmalarının uyarlaması olan Yaşamaya Dair oyununda sahnede Erkal'a, içe işleyen sesiyle Tülay Günal eşlik edecek.  Şayet Nazım sevengillerdenseniz ve onun o ünü dünyaya yayılan şiirlerini hiç sahnede dinleme şansına eremediyseniz mutlaka takviminize Yaşamaya Dair’i ekleyin. Zira ben bunu size oyunu dört kez (oyunu kime övdüysem hepsiyle tekrar gittim) izlemiş biri olarak ısrarla öneriyorum.

Yaşamaya Dair, 16 Kasım Cumartesi akşamı saat 20.30’da Caddebostan Kültür Merkezi’nde izlenebilir.

Bir Delinin Hatıra Defteri

Bir diğer önerim de yine Genco Erkal'ın performansıyla sahneye taşınan Türkiye'nin ilk tek kişilik oyunu olarak ilk kez 1965'te yine Erkal tarafından sahnelenen Bir Delinin Hatıra Defteri. Festivalin en öne çıkanları arasında başı çeken oyun yaklaşık 2 saat sürüyor ve sizi adeta büyülüyor. Neden mi? Onu da izleyince siz yaşayın.

18 Kasım Pazartesi akşamı saat 20.30’da Caddebostan Kültür Merkezi’nde.

Merhaba

Yine Erkal'ın uyarlayıp yönettiği ve de oynadığı Merhaba'da ise edebiyat dünyasının beş büyük ismi Bertolt Brecht, Aziz Nesin, Shakespeare, Nazım Hikmet ve Can Yücel ile heyecanlı bir yolculuğa çıkacaksınız. Özellikle edebiyat tutkunlarına şiddetle önerilir!

19 Kasım Salı akşamı saat 20.30’da Caddebostan Kültür Merkezi’nde.

Şahika Tekand'dan insanoğlunun trajedyası İo

Festivalin en ilgi çeken ismi de şüphesiz yazar, yönetmen, oyuncu Şahika Tekand. İstanbul Tiyatro Festivali'nin ortak yapımcılığını üstlenen açılış oyunu Io'da oyunun yazar ve yönetmenliğini de üstlenen Şahika Tekand'ı aynı zamanda sahnede de izleyeceğiz. Klasikleri ve trajedyaları kendine has yaklaşımıyla sahneye taşıyan Tekand, ataerkil dünya düzenini, hafızasını ve sorgulama yetisini gittikçe daha çok terk eden bugünün insanının tragedyasını ışık, dekor ve devinim birlikteliğinden doğan soluk kesici bir gerilimle izleyeceksiniz. 14 yıldır sahneden uzak olan Tekand'ın göz dolduran performansıyla tanışmak için kaçırılmaz bir fırsat.

Oyun, 13 Kasım Çarşamba günü Uniq Hall’da izleyiciyle buluşacak.

Dünyanın Ortasında Bir Yer

Festivalin dekor, ışık, sahne tasarımıyla ve kostümleriyle en çok ilgi çekecek yapımları arasında yer alan Özen Yula yönetmenliğindeki Dünyanın Ortasında Bir Yer adlı oyunu, Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı ve İKSV işbirliğindeki proje kapsamında bir yıl boyunca tiyatro eğitimi alan bölge gençlerinin katılımıyla hayata geçirildiğinden ayrı bir anlam taşıyor. Tuşba Kent Tiyatrosu'nu duydunuz mu bilmem ama bu oyunu izledikten sonra takipçisi olacağınızı umuyorum.

Bu genç topluluğun ilk prodüksiyonu olan oyun, 14 Kasım Perşembe ve 15 Kasım Cuma saat 20.30’da Enka Orditoryumu’nda.

"Dünyanın ortasında bir yer… Yer, gök, su ve ateşin duru biçimde algılandığı, insanın doğayla anlamlandırıldığı zamandan, ataerkinin kadını erkeğin hükmü altında konumlandırdığı zamana kadar geçen tüm söylenceler var bu oyunda. Suyun hafızası, zulümden ve ölümden kaçmaya çalışırken kaçınılmaz erkek silahıyla kuşanmak durumunda kalan kadınları bir bir döküyor sahneye. Anlatıları dile getiren ekip Van’da tiyatro yapmanın heyecanı yanı sıra, o söylenceleri doğuran toprakların sesini duyurma isteğiyle sahneye çıkıyor. Van, Tuşba’dan; kılavuzu tiyatro olan bir sesleniş bu..."

Barakalar ve Saraylar

19 yılını geride bırakan Tiyatro Pera'nın ustalık oyunlarından biri olan ve usta yönetmen Yücel Erten'in sahneye koyduğu Büchner'in iki çarpıcı metni üzerine özgün bir yorum olan Barakalar ve Saraylar, masalları andıran büyüleyici bir atmosferde hem sınıf hem de sistem eleştirisi yapan Leonce ile Lena oyunu ile politik bir manifesto karakteri taşıyan Hessenli Köy Postacısı adlı bildirisinin yankılarına odaklanıyor. Bilmeyenlere şöyle bir spoiler verelim, 1834’te basılan bildirinin dağıtımı yasaklanmış, Büchner de baskı nedeniyle Almanya’yı terk etmek zorunda kalmıştı. Bu oyun da “Ya bildiriler dağıtılsaydı, acaba neler olurdu?” sorusuna da yanıtlar içermekle yetinmiyor, absürd anlatının tüm nimetlerini kullanan oyun seyirciyi, bir yol hikâyesinin yolcularından biri olmaya davet ediyor.

Oyun, 15-16-17 Kasım’da Tiyatro Pera’da.

 

Ver Parayı!

Alman yazarlar Andreas Sauter ile Bernhard Studlar'ın kaleme aldığı, Kemal Aydoğan'ın sahneye taşıdığı Moda Sahnesi yapımı Ver Parayı!'yı ironik yönü ağır basan bir ekonomik kriz oyunu. Günümüzde insanların en muzdarip olduğu konuları sahneleye taşıyan oyun, uzun çalışma saatleri, kredi kartıyla sürdürülen yaşamlar, ameliyat sırası beklerken hastalığı daha da ilerleyen yaşlılar, göçmenler, enflasyon, dolandırıcılık ve her geçen gün artan işsizliği dert ediniyor. Halk hızla yoksullaşırken krizin hep teğet geçtiği süper zenginleri teğet geçmiyor oyun. Kısacası bu oyunda hemen herkes hem kendi yaşamından hem de çevresinden bolca şey bulacak, maalesef...

Oyun, 15 Kasım’da Moda Sahnesi’nde.

Kuzguncuk İskelesi'nde gezmeye var mısınız?

Kral Lear'ın günümüz dünyasına ışınlandığını dahası İstanbul'un gözbebeği Kuzguncuk'a geldiğini ve Kuzguncuk İskelesi'nde gezdiğini bir düşünün. Ya da durun durun düşünmeyin, festival kapsamında Özgül Akıncı'nın yönetiminde sahnelenecek Kadar oyununu izleyin. Oyunun üç oyuncusuyla birlikte Kuzguncuk İskelesi'ni dolaşın ve Kral Lear'dan ilhamla yaratılan masalsı anlara tanıklık edin.

Kadar, 16 Kasım Cumartesi saat 18.30’da Kuzguncuk İskelesi’nde.

Gülriz Sururi'ye saygı duruşu

2018 yılında kaybettiğimiz, Türk tiyatrosunun en zarif kadın oyuncusu olarak tabir edilen Gülriz Sururi’ye saygı duruşu niteliğinde bir oyun Kaldırım Serçesi. Tülay Günal’ın etkileyici performansıyla sahneye taşınacak olan Gülriz Sururi, sanatçıya olan özlemi daha da arttıracak.

23 Kasım Cumartesi akşamı saat 20.30 Caddebostan Kültür Merkezi’nde.

 

 

ceylanipek@gmail.com

Bu makaleye ifade bırak