Birlikte Güçlüyüz! Birlikte Mağduruz!

Tarafımdan 8 Mart Kadınlar Günü özelinde başlatılan kampanyaya destek amaçlı bir yazı yazmam istendi. Kadınlar Günü için yazılan bir yazı yazma fikri, doğrudan cinsiyet farklarını konuşmayı ve kadınların ne kadar güçlü, önemli, değerli olduğunu bir kez daha hatırlatmayı gerektirir şeklindeydi.

Bunun için haliyle iki farklı cinsiyet grubunu birbiriyle kıyaslayacaktım .

Ancak bir psikolog olarak her zaman dillendirdiğim şeylerden biri kendimizi bir başkasıyla kıyaslamanın bizi ne kadar mutsuz ettiğidir. Kıyası en güzel anlattığını düşündüğüm Mark Twain'e ait bir söz bunu şöyle özetler: 'Kıyas, neşenin ölümüdür.' İşte her olumsuzluğun başlangıcı kıyas oluyor. Dolayısıyla ben bu yazıma cinsiyet farklarını kıyaslamadan; erkekler şöyle, kadınlar böyle, kadınlar çok önemli, erkek kadın farkı şudur, kadınları önemseyin gibi cümleler ile devam etmeyeceğim. Çünkü bu düşmanca bir yaklaşım oluyor. Açıklamam gerekirse; biz biriz. Erkek ve kadın dünyadaki diğer bütün şeyler gibi birbirini tamamlamak için varlar. İyi ki de varlar. Bu yazı için istenilen hashtag #kadınolmasa idi. Ancak bu hashtage şu hashtagi ekleyerek yazıma devam edeceğim: #erkekolmasa.

Bununla birlikte şunları iyice aklımıza kazıyalım:

Bir kadın sadakatsizliğe uğruyorsa bir erkek de sadakatsizliğe uğruyor. 

Bir kadın mutlu oluyorsa bir erkek de mutlu oluyor.

Bir kadın şiddet görüyorsa bir erkek de şiddet görüyor.

Bir kadın mağdur ediliyorsa bir erkek de mağdur ediliyor.

Bir kadın kendini güçlü hissediyorsa bir erkek de kendini güçlü hissediyor.

Bu söylediklerimi kavramak adına senaryolar oluşturmak istiyorum:

Örneğin bir kadın şiddete uğruyor diyelim. Şiddet sahnesinde şiddet uygulayan erkek, mağdur edilen kadın ve sahnenin içine çocuklar ekleyim ve çocuklar her iki cinsiyetten olsun. Görünürde kadın şiddete uğruyor değil mi? Ancak o sahnedeki erkek çocukta şiddet ve acıyı görüyor, kız çocukta. Cinsiyet fark etmeksizin çocukların hayata bakan gözleri güvensizlik taşıyor, korkuyla doluyor ve büyüdükleri zaman insanlara güvenemiyorlar veya insanları mağdur ediyorlar. Ekranlardan veya panolardan şiddet görmüş kadın görselleri görüyoruz. Bu panoları sadece yetişkinler görmüyor. Çocuklarımız bu dehşet görüntüleri ile o an dünyanın ne kadar yanlış ve güvensiz ve acı çekilebilir bir yer olduğunu düşünerek mutsuzlaşıyor; siz fark etmeseniz bile!

Veya şöyle bir senaryo yazalım: Bir erkek bir kadını baskılıyor ve özgürlüğünü kısıtlıyor, sahneye yine çocuklarımızı ekleyelim. Baskıyı ve kısıtlamaları görerek büyüyen bu çocuklarımız hayatı boyunca ya eşinden ya işyerindekilerden sürekli baskılanıyor. Çünkü örnek olarak aldığı kişilerden biri baskıcı diğeri ise baskıya boyun eğendi. Kişi, bu gördüklerini hayatı boyunca bir şekilde sürdürüyor; ya mağdur olarak ya da mağdur ederek. Her iki tutumda da kişi, keyif verici bir hayat yaşayamıyor.

Anlayacağınız insanları kadın erkek olarak ayırmanın hiçbir anlamı yok. Hepimiz biriz. Biz dünyaya cinsiyet olarak değil, ruh olarak geldik ve hepimiz kudretli gücün parçalarıyız. Birimizin birimizden daha güçlü, daha baskın, daha yetkin olması söz konusu bile değil. Hepimiz eşitiz. Eşitiz, özgürüz. Ancak bu eşitliği ararken bir kadın olarak 'bizim sesimizi duyun, bize saygı gösterin, özgürlüğümüzü kısıtlamayın' şeklinde bağırmaya gerek duymuyorum. Tartışmaya açık bir konu olduğunu bile düşünmüyorum. Çünkü doğacak çocuklar ve gelecek yeni nesil cinsiyet ayırt etmiyor. Şiddet gören veya mağdur edilen kadını görüp hayal gücü sınırlanan ve korkan bir erkek dünyaya kazanılıyor. Bu cümleden de anlaşılacağı gibi cinsiyet fark etmiyor. Dolayısıyla sahne ve oyuncular değişse bile yaptırımlar değişmiyor ve yaptırımların cinsiyeti yok.

Tabii ki Dünya Kadınlar Günümüz kutlu olsun.

Bir kadın olarak dünyaya yeniden gelsem yine kadın olmak isterim. Ayakları yere sağlam basan, özgür, yardımsever, insanlara değer veren, insanlardan değer gören, ileri görüşlü bir kadın.

Psikolog/Yazar Seray Küçük

Online Psikolojik Danışmanlık: 05522682410

https://www.instagram.com/seraykucukkk/

https://psikologseraykucuk.weebly.com/