Balkanlardan gelen soğuk hava dalgası esprileri ne zaman bitecek?

İstanbul için yağmur, kar, çamur, fırtına verilebilecek bütün alarmlar veirilmiş durumda. Işık görmüş tavşan gibi bekliyoruz İstanbul için soğuk günleri.

Google'a 'Yunanistan'daki sel Türkiye'yi etkiler mi?' yazıp enter'a basıyoruz.

Espri yapmaya kalkarken ise olmazsa olmazımız 'Balkanlardan gelen soğuk hava dalgası...'

Balkanlardan gelen soğuk hava dalgası esprileri ne zaman bitecek?

İstanbul'dan İzmir'e kadar 8 şehirde afet riski var.

Konu ciddi bir konu.

Ama günlük hayatta arkadaşlarımızla ciddi ciddi haber programı tadında mı konuşuyoruz?

Hayır tabii ki.

Espriler, şakalar, komiklikler.

Hep bi' cıvık cıvıklaşma durumu, ciddiyeti sulandırıp mizaha çevirme durumu var.

Bakın 'Sibirya soğukları' o kadar büyük bir hit değil espri malzemesi olarak.

Sibirya'nın neyi eksik?

Balkanlara karşı niye bu kadar yakın hissediyoruz kendimizi?

Daha yaratıcı olamaz mıyız?

Olamayız, çünkü yeniliklere kapalıyız.

Espri olarak şartlıyoruz kendimizi.

Benzer şeyler duymak istiyoruz.

Yenilikleri algılamamız kafadan 3-5 yılı buluyor.

Halbuki sadece yaratıcı fikirlerin, yaratıcı esprilerin prim yaptığı bir hayat stilinde yaşamak istemez misiniz?

Neden 'yeni' olan şeyi zor kabulleniyoruz.

Ama çok enteresan bir şey daha da var.

O 'yeni'yi eskittikçe de vazgeçilmezimiz oluyor.

Haydi bakalım, bana bunu da açıklayın...

 

twitter.com/mayksisman
can.sisman@milliyet.com.tr

Bu makaleye ifade bırak