Çukur ile İstanbullu Gelin arasındaki 8 benzerlik

Türk dizilerinin olmazsa olmazı, insana baygınlık geçirten klişeler hep vardı ve maalesef hep de olacak. Onyıllarca ekmeğini yediğimiz 'zengin kız-fakir oğlan' ikilemi, 90'larda 'şehirden köye gelen gelin'e dönmüştü. Bu sezon da aynı trendin bir üst modelini görmeye devam ediyoruz. Evrim geçirmiş bir versiyonu, 'aile içi ilişkiler çıkmazı' tutuyor artık. Yine bir 'sistem' var, bu 'sistem'e boyun eğen ve ölümüne savunan ataerkil bir lider var, bir de o 'sistem'i yıkm

Çukur ile İstanbullu Gelin arasındaki 8 benzerlik

Çukur ile İstanbullu Gelin arasındaki 8 benzerlik
Türk dizilerinin olmazsa olmazı, insana baygınlık geçirten klişeler hep vardı ve maalesef hep de olacak. Onyıllarca ekmeğini yediğimiz 'zengin kız-fakir oğlan' ikilemi, 90'larda 'şehirden köye gelen gelin'e dönmüştü. Bu sezon da aynı trendin bir üst modelini görmeye devam ediyoruz. Evrim geçirmiş bir versiyonu, 'aile içi ilişkiler çıkmazı' tutuyor artık. Yine bir 'sistem' var, bu 'sistem'e boyun eğen ve ölümüne savunan ataerkil bir lider var, bir de o 'sistem'i yıkmaya çalışan dış mihraklar! Son günlerin reyting rekoru kıran iki dizisi Çukur ve İstanbullu Gelin örneği üzerinden ilerleyelim.
 

1- Sistemin kölesi olmuş medeni, müziksever alfa-erkek: Yamaç & Faruk

1- Sistemin kölesi olmuş medeni, müziksever alfa-erkek: Yamaç & Faruk
Yamaç ve Faruk'u rahat bıraksanız alıp başlarını gidecekler, bir deniz kıyısına yerleşecekler, orada çok aşık oldukları eşleriyle birlikte, sessiz sakin bir hayat sürecekler. Ama gidemiyorlar. Neden? Çünkü hayattaki en büyük dertleri, en büyük amaçları, başarmak istedikleri en büyük tutkuları, ailelerinin dirliğini düzenini, sorunsuzca devam ettirmek! Ele güne laf vermemek, kimselere rezil olmamak ve tabii bu arada servetlerine servet katmak... 'Sistem'i sürdürmek için canını dişine katan Faruk ve Yamaç'ın yollarına her bölüm mutlaka bir engel çıkıyor. Vartolusu, Adem'i eksik olmuyor. Ne diyelim? Allah başka dert vermesin abiler.

Aras Bulut İynemli'nin oyunculuğu, Özcan Deniz'e kıyasla bir tık daha iyi. Ama genel olarak baktığınızda, al birini vur ötekine. Sinirlendiğinizi anlamamız için gözlerinizi pörtletmenize lüzum yok beyler, o işi başka türlü yapmanız gerekmiyor mu?
 

2- Evi ayakta tutmaya çalışan despot anne: Sultan & Esma

2- Evi ayakta tutmaya çalışan despot anne: Sultan & Esma
Sultan mı daha beter, Esma mı bilemiyorum. Herhalde bu iki karakter karşı karşıya gelse taş taş üstünde kalmazdı. "Evin dirliği, düzeni, kuralı" diye diye sinir hastası ettiler ev ahalisini. Özellikle de gelinleri... Sabah kaçta kalkılacak, kaçta sofraya oturulacak, kim nereye gidiyor, kiminle buluşuyor, oğlanlarla gelinlerin arası nasıl, hatta ve hatta haftada kaç kez seviştiklerini bile biliyordur bu kaynanalar. Allah kimseye böyle kaynana/anne vermesin valla, zor. Bu arada Esma Sultan'ı canlandıran İpek Bilgin nasıl da şahane değil mi? Ama maalesef aynı şeyi Perihan Savaş ve botokslu mimikleri için söyleyemeyeceğim.
 

3- Yıllar sonra ortaya çıkan manyak kardeş: Vartolu & Adem

3- Yıllar sonra ortaya çıkan manyak kardeş: Vartolu & Adem
İnsanın ruh hastası yanını beslediği için çılgıncasına bayıldığımız Vartolu ve Adem karakterleri, dizinin dış mihraklarını oluşturuyor. Bu ikisi olmasa zaten ortalıkta sorun kalmaz, aileler bir şekilde minik problemlerini çözer, mutlu mesut yaşar giderdi. Ama işin içine Vartolu ve Adem girince her seferinde ortalık yangın yerine dönüyor. Esas oğlanlar Yamaç&Faruk ile dış mihraklar Vartolu&Adem karşı karşıya gelince ya silahlar patlıyor, ya yumruklar konuşuyor ama çoğunlukla edebi, istihzai cümlelerle birbirlerine laf sokma yarışına giriyorlar. Şahsen ben iki dizide de en çok bu delileri izlemeyi seviyorum. Hem Vartolu'yu canlandıran Erkan Kolçak Köstendil, hem de Adem'i canlandıran Fırat Tanış inanılmaz başarılı oyunculuklarıyla, karakterlerini ete kemiğe bürümekte bir numaralar. Bu vesileyle tebrik edelim...
 

4- 3 günde aşık olup 5 günde evlenen, özgürlüğüne düşkün gelinler: Sena & Süreyya

4- 3 günde aşık olup 5 günde evlenen, özgürlüğüne düşkün gelinler: Sena & Süreyya
"Sena ile Süreyya arasındaki 5 farkı say" deseniz, sayamam. Sena'nın ailesiyle arası bozuk; Süreyya'nınkiler zaten ölmüş. Sena deli dolu, uçar kaçar bir tip. Tıpkı Süreyya gibi... İkisi de kocalarıyla romantik ve büyük bir tesadüf sonucu, İstanbul barlarında tanışıyorlar. İkisi de romantik bir şekilde çattadanak evlenmeye karar veriyorlar. İkisi de kocalarına çok aşık olduklarından, onların peşinden aileleriyle yaşamaya eyvallah demek durumunda kalıyorlar. Ve son olarak ikisi de kaynanalarının otoritesine göğüs gererek hayatta kalma mücadelesi veriyorlar. Elli bin kişinin yaşadığı evlerinde 'sağduyu'yu temsil ediyorlar, haksızın karşısında, haklının yanında yer alıyorlar, özgürlük ve adalet söz konusu olunca kocalarını bile karşılarına alabiliyorlar. Tek hayalleri; aşık oldukları adamla bir gün 'çekip gitmek'... Vallahi yazarken içim sıkıldı. Ne kadar klişe!

Süreyya'yı canlandıran Aslı Enver'in oyunculuğu, Dilan Çiçek Deniz'in tutuk ve donuk hallerine bin basar; Sezar'ın hakkı Sezar'a!
 

5- Gıcık elti: Ayşe & İpek 

5- Gıcık elti: Ayşe & İpek 
Gıcık elti&gıcık görümce trendi Fatmagül'ün Suçu Ne dizisinde başladı, çok tutunca bütün dizilere usul usul yayıldı. Artık 'gıcık görümce/elti'siz dizi görmek neredeyse imkansız. Çukur ve İstanbullu Gelin'de bu kontenjanı Ayşe ve İpek dolduruyor. Her ikisi de kocasını pek sevmiyor, bir şekilde 'mecburiyetten' evlenmişler. Hayattaki tek sıkıntılarını, öteki eltileri oluşturuyor. İkisi de kıskanç, ikisi de yılanın dibi. 
 

6- İkili oynayan, sorunlu erkek kardeş: Selim & Fikret

6- İkili oynayan, sorunlu erkek kardeş: Selim & Fikret
Bu kategoride Çukur'un birkaç adım önde olduğunu itiraf etmem gerek. Selim karakterinin eşcinsel olduğu imasında bulunarak Türk dizilerinde daha önce hiç rastlanmayan, devrim niteliğinde bir işi başardılar. Selim'in derin varoluş hikayesi için senaristleri, bu hikayeye onay verdikleri için de yapımcıları kutluyorum. Selim Koçovalı'yı canlandıran Öner Erkan'ı daha önce dramatik bir rolde izlememiştik. Başlarda biraz garipsedim ama şimdi gözüme efsane görünüyor. Sanki gittikçe daha iyi oluyor, öyle değil mi? 

Fikret karakterini canlandıran Salih Bademci zaten bir Devlet Tiyatrosu sanatçısı. Kendisini defalarca sahnede izlemişliğim, her izlediğimde hayran kalmışlığım var. Oyunculuğuna laf etmek bize düşmez.

Selim ve Fikret'in ortak özellikleri, lider kardeşleri Yamaç ve Faruk'un yanında ezilmeleri, onlar kadar itibar görmemeleri ve bu yüzden iyice hırslanıp kendilerini kanıtlamaya çabalamaları...

7- Ortamın delisi: Aliço & Nazif

7- Ortamın delisi: Aliço & Nazif
Bu klişeden ve bu klişenin içinde hep Rıza Kocaoğlu'nun bulunmasından gına geldi. Hayır daha geçen sezon İçerde'de de yine deli-manyak Davut rolünde izlememiş miydik onu? Tamam eyvallah, iyi oyuncu filan ama artık başka tür rolleri kabul etse fena olmaz! Mesela merak ediyorum, Rıza Kocaoğlu'ndan iş adamı bir karakter çıkar mı? Ya da gayet düzgün, iyi bir mahalle çocuğu olmaz mı? Neden ısrarla sorunlu tipleri kabul ediyor, neden bunu üzerine yapıştırıyor ki?  

Aliço ve Nazif, her iki dizinin 'kafası kırık ama iyi çocuk ya' kontenjanını dolduran karakterler. Aliço, Nazif'e göre daha derin bir tip. Geçmişi yavaş yavaş aydınlanırken, mahallede önemli bir figüre bürünüyor. Nazif ise İstanbullu Gelin'de kıkır kıkır kıkırdayan, her şeye gülen, Aliço gibi sıyrık ama herkesin sevdiği bir karakter.
 

8- Evin talihsiz hizmetçileri: Saadet & Bade

8- Evin talihsiz hizmetçileri: Saadet & Bade
Bu karakterler içten yanmalı üzülme ihtiyacımızı karşılıyorlar. Hayat ikisine de küçük yaşta tekmeyi basmış, bunlar da soluğu konağın mutfağında almışlar. Bir gün yüzü gördükleri yok. Hasbelkader aşık olduklarında ise hep sakıncalı tiplere tutuluyorlar ve acı çekmeyi ömür boyu sürdürüyorlar.

www.twitter.com/gulumdagli
Bu makaleye ifade bırak