RSS
12.04.2008 - 01:35

Ankara minare ile boynuz arasında

Sitene Ekle

Başkentin sembolü cami mi, Hitit güneşi mi?   Yıllardır Ankara’da bu kavga yaşanıyor.
Konu bir amblem gibi gözükse de herkes biliyor ki, bu aslında bir kimlik kavgası.
* * *
Kavganın tarihi eski:
35 yıl önce, dönemin Belediye Başkanı Vedat Dalokay, Ankara’nın Hititler döneminde kurulduğu bilgisinden hareketle, kentin sembolünü Hitit Güneş Kursu olarak belirlemişti. 1978’de de Sıhhiye’ye Nusret Suman imzalı bir Hitit anıtı dikilmişti.
Ama “Ankara Türklerindir” zihniyeti, 80’ler boyunca bu “boynuzlu heykel”i takıntı haline getirdi.
Sonunda 1995’te Belediye Başkanı Melih Gökçek bir yarışma açtı ve şehre yeni bir sembol buldu:
Bu kez boynuzların yerini minareler almıştı. Kocatepe Camii’nin minarelerinin ve kubbesinin üzerine 3 yıldız konmuş, hilal ve yıldız, “kubbealtı”nda baş aşağı çevrilmişti.
* * *
Amblem değişikliği yargıdan döndü. Ama Gökçek yılmadı. 2005’te Belediye Meclisi, yargının iptal ettiği “minareli amblem”i yeniden kentin sembolü olarak benimsedi. CHP’liler yeniden iptal davası açtı. Bu dava da önceki gün, önceki gibi iptalle sonuçlandı. Ankara 3. İdare Mahkemesi şöyle dedi:
“Uyuşmazlık konusu amblemde kullanılan görsel öğelerin ayrı ayrı ve bir bütün olarak kompozisyonu ile Ankara’nın kendine özgü karakteristiğini, tarihsel ve kültürel kimliğini yansıttığından söz edilemez.”
Muhtemelen dosya Danıştay’a gidecek ve Ankara’nın Hitit Güneşi’yle mi, Kocatepe minaresiyle mi sembolize edileceğine Danıştay karar verecek.
* * *
Gökçek’inki bir şehir ambleminden çok, parti rozetine benziyor.
“Hitit Güneşi” denilen amblem ise, (Türkiye’nin en yetkin Hititoloğu sayılan Ord. Prof. Sedat Alp’e göre) Hititlere değil, Hatti uygarlığına ait, Güneş sandığımız şey de, aslında Dünya’nın öküzün boynuzları üzerinde durduğu inancını sembolize ediyor (Bkz: Sedat Alp, “Hitit Güneşi”, TÜBİTAK Yayınları, 2003).
Yani Ankara, boynuzların kıskacında bir dünya ile minareler içinde bir kent figürleri arasında sıkışmış durumda.
* * *
Geçenlerde “Ankara Magazine” dergisi bir panel düzenledi. 9. Cumhurbaşkanı Demirel’in konuşmasıyla açılan, benim yönettiğim panelin başlığı, bahsettiğim çatışmayı vurgular gibiydi:
“Kasabadaki yabancı: Cumhuriyet”
Hürriyet’in Ankara eki Yayın Koordinatörü Yaşar Sökmensüer o panelde Gökçek yönetiminin son dönemde ismini değiştirdiği bazı sokaklardan örnekler verdi:
“Sevdalı Patika Sokak, Taş Plak Sokak, Kedi Seven Sokak, Öykülü Sokak, Akşam Simidi Sokak, Hoş Sohbet Sokak, Hatırlı Sokak, Sakız Hanım Sokak”
Her biri bir şiir konusunu çağrıştıran bu sokak isimlerinin yerine “Zemzem Sokak, Medrese Sokak, Bangabandhu Şeyh Muciburrahman Sokak” gibi isimler konmuştu.
Bunun, “ahlaka mugayir” diye “kadınbudu köfte”nin adını “pirinçli köfte” olarak değiştiren, “dilberdudağı”nı “ay tatlısı” yapan zihniyetle aynı olduğunu söyledi Sökmensüer.
* * *
Meydanlarını yayalara kapatıp oto alt geçitlere feda eden Ankara’nın, boynuz/minare ikileminden kurtulup meydanlarına, yaya yollarına, parklarına, Sevdalı Patika’larına, Akşam Simidi’ne yeniden kavuşup kavuşamayacağını, seneye yerel seçimde vereceği oy belirleyecek.

Araplarda Müslümanlıktan önceki çağa ne ad verilir?
©Copyright 2014 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.