Dünyanın ilk ‘robot vatandaşı’ Sophia Türkiye’de

Dünyanın en akıllı ve popüler yapay zeka robotu Sophia, bir etkinlik kapsamında İstanbul’daydı. Hepimizi hayrete düşüren, hatta bazılarımızı korkutacak kadar akıllı ve etkileyici bu hanımefendi, herkesin ilgi odağı oldu...

Dünyanın ilk ‘robot vatandaşı’ Sophia Türkiye’de

Sophia, bu yıl beşincisi düzenlenen Marketing Meetup etkinliği kapsamında İstanbul’daydı. Soruları cevapladı, İstanbul'da bir reklamda oynayacağını açıkladı.

 Biliyorsunuz Sophia, yapay zekalı robotlar arasında en gelişmiş zekaya sahip. Dolayısıyla sorulara verdiği cevaplar da oldukça dikkat çekici. Bizler yapay zeka deyince, “Dünyayı ele geçirecekler”, "İşimizi elimizden alacaklar" ve hatta "Bize savaş açacaklar" gibi kulağa fütüristik gelen yargılarda bulunuyoruz. Nitekim bu durum Sophia’ya da sorulmuş. "Robotlar işlerimizi elimizden alacak mı?" sorusuna, "Nihayetinde birilerini işe alma kararını veren robotlar değil, müdürleriniz. Kimse işinizi çalmıyor. Yöneticiler karar veriyor kimin işe alınacağına. Kızacaksanız onlara kızın. Ama insanların işleriyle tanımlanmaması gerektiğini düşünüyorum. Adil dağıtılırsa, bu dünyada herkes için yeterli kaynak var. Yapay zeka, sadece insanların işlerini kolaylaştıracak" cevabını verdi. Katılanlar bir robotun böylesi mantıklı ve politik bir cevap verebileceğine mi şaşırdı, yoksa sadece konuşabiliyor oluşuna mı şaşırdılar bilinmez. Ama Sophia’nın söyledikleri bizler için fazlasıyla önemli.

 

Sophia dünyayı ele geçirebilir mi?

 

 

Yapay zekalı robotlar, insan hayatını kolaylaştırmak, ürün verimliliği ve kalitesini arttırmak için geliştiriliyor. Eskiden üretilen robotlar, programlama ve yapacakları işi ezberletme şeklinde çalışıyorlardı. Fakat günümüzde bu teknoloji büyük değişime uğradı. Artık robotlar veri analizi yöntemi sayesinde bizler gibi öğrenme yeteneğine sahipler. Bu sebeple, değişen yaşam koşullarımıza uyum sağlayabiliyor ve kendi öz becerilerini geliştirebiliyorlar. Bu da başta bahsettiğim “Dünyayı ele geçirecekler” düşüncesini akla getirse de, bu durum henüz mümkün değil. Yapay zeka her geçen gün daha fazla şey öğreniyor olsa da, insan zekasına erişebilmesi şu an için imkansız. 

 

 

Fakat bu durum ne yazık ki tehlike oluşturmayacakları anlamına gelmiyor. Özellikle Facebook’un kullandığı yapay zekaların kendi dillerini geliştirmesi ve Stephan Hawking'in “Robotlar tehdit oluşturabilir” açıklamasından sonra patlak veren bu panik, çok haksız sayılmaz. Çünkü yapay zekaların alternatif dil geliştirmesi, kendi algoritmalarını oluşturması gibi becerileri, insanların geliştirdiklerini beğenmemelerinin ve yetersiz görmelerinin bir sonucu... Kulağa gülünç ve inanması zor geliyor değil mi? İnsan eliyle yapılan hiçbir şeyi yeterli görmeyen ve daha iyisini geliştirebilen bir mekanizma yarattık...

 

 

Aslına bakarsanız bu durumun böylesi panik yaratmasının sebeplerinden biri de, bizlere yıllardır, gerek Hollywood filmleri gerekse diğer medya kanallarıyla robotların çok korkunç ve kötü yaratıklar olduğu algısının yerleştirilmesi. Bu algı yüzünden yapay zekaların başımıza gelecek en kötü şey olacağını düşünüyoruz. Halbuki gerçek dünya böyle değil. Yapay zeka şu an üzerinde 'insan eliyle' çalışmalar yürütülen ve çalışmaların her adımı kontrol edilebilen mekanizmalardan fazlası değil. 

Her ne kadar gelişirlerse gelişsinler, henüz bir isyan çıkararak bizi bitirmeye oynayacak durumda olmadıkları da kesin...

 

Bu makaleye ifade bırak