Hayatının kontrolünü kaybeden kişilere ön yargılı yaklaşmayalım

ABD'nin Kaliforniya eyaletinde meydana gelen olay kontrolün ve kontrollü olmanın ne kadar büyük bir önem taşıdığını bir kez daha hatırlattı. Olaya göre ABD'de hızlı sürdüğü otomobilin kontrolünü kaybeden ve uyuşturucu kullandığını itiraf eden adam, bir diş kliniğinin ikinci katına uçtu! Olayda araçta bulunan iki kişinin hafif yaralandığı, kimsenin ölmediği açıklandı. Bu haberi okuduktan sonra sesli düşünmeye başlayalım: Kontrol nedir?

Hayatının kontrolünü kaybeden kişilere ön yargılı yaklaşmayalım

Kendi şansımızı kendimiz yaratıyoruz.

Alkol ya da başka kötü yollara başvurmasak, efendi efendi yolumuzda gitsek trafikte başımıza en fazla ne gelebilir?

Arkadan bir araç çarpar.

Gökten 3 elma filan düşer.

Ama bir binanın ikinci katına saplanmayız.

Dolayısıyla ABD'deki o adam, evet fena halde kazaya, olaya davetiye çıkarmış ve suçlu.

Kontrolünü kaybetmiş ve olanlar olmuş.

Ama ölmemiş, yaşıyor.

Telafi edebilir.

Bundan sonra attığı her adıma dikkat edebilir, ölçebilir, tartabilir.

İkinci bir şansı herkes hak ediyor, herkesin başına kötü olaylar geliyor.

O adam kötü yollara başvuruyorsa demek ki hayatından mutsuz, gidişattan memnun değil.

Yanlış üstüne yanlış yapmış ve hayatının uyarısını da, diliyoruz ki, almış ya da en azından almalı.

Kimse sütten çıkmış ak kaşık değil; herkesin hatası var.

Dolayısıyla kontrolden çıkmaya çok müsaitiz.

Ve en önemlisi de kontrolünü kaybeden insanlar ile daha çok empati kurmalıyız; anlamalıyız, anlaşmalıyız.

Kırmak, parçalamak çok kolay; peki ya üretmek?

Bir bardak satın almak için para ödüyorsunuz; kırıp çöpe atmak ise sadece 5 saniye.

Zor olanı seçmek gerekiyor.

Yapıcı olmak gerekiyor.

Kontrolden çıkan insanlara 'öcü' gözüyle bakmamak, ön yargılı yaklaşmamak gerekiyor.

Anlamak ve onlara her daim kontrollü olmaları gerektiğini anlatmak gerekiyor.

 

twitter.com/mayksisman
can.sisman@milliyet.com.tr

Bu makaleye ifade bırak