İstanbul'un köyleri

Dünyanın en kalabalık metropollerinden biri olan İstanbul'da yaşıyor ve hemen yanı başınızda şöyle bir köy hayatı nasıl olur diye mi düşünüyorsunuz? İşte size hemen atlayıp gidebilceğiniz İstanbul sınırları içerisindeki köylerden 9 tanesi...

İstanbul'un köyleri

İstanbul'un köyleri
Dünyanın en kalabalık metropollerinden biri olan İstanbul'da yaşıyor ve hemen yanı başınızda şöyle bir köy hayatı nasıl olur diye mi düşünüyorsunuz? İşte size hemen atlayıp gidebilceğiniz İstanbul sınırları içerisindeki köylerden 9 tanesi...

Akbaba

Akbaba
Beykoz ilçesine bağlı bir köy olan Akbaba Kuzguncuk'a yalnız 2 saat mesafede.  İsmini İstanbul'un fethine katılan Türkistan asıllı Ak Baba'dan alan köy meyve ve suyuyla meşhur.

Kızılcaali

Kızılcaali
Çatalca ilçesine bağlı olan Kızılcaali köyünün kuruluş tarihine dair net bir bilgi olmamakla birlikte köy mezarlığında 1700‘lü yıllara ait mezar taşlarına rastlanmaktadır. İlk yerleşimin Karaman’dan getirilen 7 hanenin oluşturduğu ‘çiftlik’ biçiminde olduğu ifade ediliyor. Adını ise geçmişte bölgede yetiştirilen kızılcıktan aldığı, ‘Kızılçalı’ olan adının zaman için ‘Kızılcaali’ye dönüştüğü belirtiliyor.
 

Reşadiye

Reşadiye
Çekmeköy ilçesine bağlı Reşadiye Köyünün kuruluşu 1893 sonrasıdır. Kurucuları Batum muhacirleri olan köyün statü alma çalışmaları Sultan Reşat döneminde başlamış, 1911 yılında tüzel kişilik kazandığında da ‘Reşadiye’ adını almış. Tüzel kişilikle birlikte köy sakinlerinin ilk istedikleri şey ‘okul’ olmuş ve köy neredeyse 1900’lerden beri okullu, fakat sadece ilköğretim okulu bulunuyor. Sağlık hizmeti ise haftanın belirli günlerinde gelen aile hekimlerinin tetkikleri ile sağlanıyor, sağlık ocağı bulunmuyor.

Gümüşdere

Gümüşdere
Sarıyer ilçesine bağlı Gümüşdere köyü, iç kısımlarda yer alan oldukça eski bir yerleşim bölgesi. Köy Rumlar tarafından kurulmuş, ancak mübadele sonrasında Müslüman Türkler’e mesken olmuş. Hala Yunanistan’dan Gümüşdere’ye gelerek hasret gideren Rumlar olduğu köy halkı tarafından dillendirilmektedir. Köy, doğa güzellikleri ve plajıyla İstanbul nüfusunun yaz aylarında oldukça ilgisini çekiyor.
 

Gökmaslı

Gökmaslı
Şile'de geçmişi 600 sene öncesine dayanan Gökmaslı Köyü, asırlık evleri, yeşil vadileri ve tüm heybetiyle karşısında duran Fakradağı gelenleri kendine hayran bırakıyor.

İnceğiz

İnceğiz
İnceğiz, Çatalca’nın en eski köylerinden biri. Yöre sakinlerine göre Çatalca’nın tarihi buradan başlıyor. Gür ormanların ortasında kalan tarihi bir köy burası. İnceğiz’e giderken köyün hemen girişinde bulunan adeta pencereleri olan oyuklar karşılıyor bizi. Tarihi milattan önce 5 bin 500 yıl öncesine dayandığı tahmin edilen bu mağaralar, pek çok medeniyetin kullandığı çok amaçlı bir mekân haline gelmiş. Milattan sonra 4.yüzyıla gelindiğinde bu mağaralar manastır olarak kullanılmaya başlanmış.

Kabakça

Kabakça
Kabakçı karyesi (köyü),İstanbul’daki Sultan Beyazıt Han-ı Veli Camii’nin vakıf arazisinde 1505 yıllarında Kastamonu vilayetinden getirilmiş olan Tahtacı Türkmenlerinin Kabakçı oymağına ait ailelerce kurulmuştur.Türkmenlerin yerleşik olanlarına Rumeli'de "gacal"denmektedir.Onun için Kabakça Köyü'nün yerli halkı gacal'dır.
Kalfa (Halife) köy halkları ile Kabakça Köyü halkları akrabadırlar.İstanbul iline 68, Çatalca ilçesine 13 km uzaklıktadır. Büyükçekmece Gölü'nün kuzeybatı vadisinde, Istıranca Dağları'nın eteklerinde, ormanların arasına kurulmuş tarihi bir yerleşim yeridir. Deniz seviyesinden yüksekliği 62 m'dir. Kuzeybatısında İhsaniye, güneydoğusunda İnceğiz, güneyinde Silivri'nin Akören ve Bekirli köyleri bulunmaktadır. Ulaşım, İstanbul'dan demiryolu ve karayolu ile sağlanmaktadır.
 

Garipçe 

Garipçe 
Garipçe, Rumelikavağı ile Rumelifeneri'nin arasında küçük bir köydür. Geçim kaynağı balıkçılık olmakla beraber hayvancılık ta yapılır. Sarıyer'e 10 km uzaklıktadır.

Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün Avrupa ayağının, köyün güneyindeki Garipçe Burnunda yer almaktadır.

Köyde bir bakkal, bir kahve ve üç restoran bulunur. Köyün iskelesinden Büyükliman ve diğer yüzme koylarına turlar yapılır.
 

Büyükkılıçlı

Büyükkılıçlı
Büyükkılıçlı, İstanbul ilinin Silivri ilçesine bağlı bir mahalledir. Büyük Kılıçlı, köy olmadan önce Padişah II.Abdülhamit’e ait bir çiftlikti.1928 yılında Bulgaristan’ın Silistre ve Tutrakan vilayetlerinden 80 hane olarak gelen göçmenler o zaman Adnan Bey Çiftliği olan bu çiftliği satın almışlardır. Sonraları Sivas, Maraş, Gaziantep yörelerinde oturan Kılıçlu Aşiretinden bazı aileler buraya yerleştirilmiştir. Dağ ve kır hayatına alışmış aşiret üyeleri zamanla geldikleri yerlere dönmelerine rağmen mahallenin adı Kılıçlı olarak kalmıştır.
Bu makaleye ifade bırak