Kızıl Gezegen Mars hakkında öne sürülen ilginç iddialar

İnsanoğlu gözünü uzaya diktiği günden bu yana Kızıl Gezegen Mars her zaman ilgi noktası oldu. Tamam Satürn'ün de havalı halkaları olabilir ama yakın komşumuz Mars da kırmızı bir yüzeye ve ilginç bir geçmişe sahip. Ayrıca uzaylılar konusu ne zaman açılsa konu bir şekilde Mars'a mutlaka geliyor.

Peki bugüne kadar Mars hakkında neler öne sürüldü?

Kızıl Gezegen Mars hakkında öne sürülen ilginç iddialar

1. Mars tanrıydı

1. Mars tanrıydı

Bir an için M.Ö. 3000 yılında yaşadığınızı düşünün. Bilgisayarların icat edilmesine daha 5000 yıl var. İşte o devirlerde gökyüzünde gördüğünüz her şey size muhtemelen sıra dışı gelirdi. Sıra dışı gelecek gök cisimlerinden biri de kuşkusuz Mars.

Profesör Eric S. Rabkin'in Mars: A Tour of the Human Imagination eserine göre Mezopotamyalılar yer altı tanrısı Nergal'i diğer tanrılara nazaran çok da öncelikli sıralara koymuyordu. Fakat birkaç yüzyıl sonra Nergal'e başka isimler de verilmeye başlandı. Birden önem kazanan Nergal'i Mısırlılar 'Mars Har Decher' (Kızıl Tanrı), Yunanlılar Ares olarak niteledi.

Roma İmparatorluğu ise Nergal'e Mars adını verdi. Romalılar, Mezopotamyalılar'a oranla çok daha savaşçı bir topluluktu. Bu sebeple Mars savaş tanrısı oldu.

2. Mars'ta tıpkı Dünya'daki gibi bir yaşam var

2. Mars'ta tıpkı Dünya'daki gibi bir yaşam var

Günümüzde herkes Mars'ın kızıl bir çöl gezegen olduğunu biliyor. Fakat insanoğlu çok uzun bir süre Mars'ta tıpkı Dünya'da olduğu gibi bir yaşamın sürdüğünü düşünüyordu.

Mars'ta da insanların yaşadığını düşünen Dünyalılar bir süre sonra doğal olarak Marslılar'la iletişime geçmek istedi. 1700'lerin sonunda İngiliz gök bilimci Sir William Herschel, Kızıl Gezegen Mars'ı incelemek için bir teleskop yaptı. Herschel, Mars'ın kutupları bulunduğunu ve çok ince bir atmosfere sahip olduğunu tespit etti. Herschel ayrıca Mars'ta da tıpkı Dünya'daki gibi mevsimlerin yaşandığını tahmin etti. Fakat Herschel Mars'ın karanlık ve aydınlık bölgeleri olduğu gibi bir tespitte bulundu. Bu tespiti ise karanlık yüzeyin okyanus olabileceği ihtimali ile açıkladı.

Bu tespiti yapan Herschel, Mars'ta yaşam süren canlıların tıpkı Dünya'daki gibi su dolu okyanus koşulları ile kolayca yaşadığını düşündü. 

3. Mars yapay kanallarla çevrili bir gezegen

3. Mars yapay kanallarla çevrili bir gezegen

Marslılar iddiasını doruğa çıkaran en büyük iddia ise gezegende yapay kanalların mevcudiyeti açıklamasıydı. NASA'ya göre 19. yüzyılda daha büyük ve daha gelişmiş teleskopların da üretilmesiyle beraber Mars üzerinde gözlem yapan bilim insanı sayısında artış yaşandı. 1877 yılında İtalyan gök bilimci Giovanni Virginio Schiaparelli, Kızıl Gezegen Mars'ın ilk haritasını resmetmek için çalışmaya koyuldu. Giovanni Virginio Schiaparelli aslında hiç var olmayan okyanus ve kıtalar için isimlendirme yaptı ve canali adını verdiği doğal su kanallarına benzeyen yollar olduğunu fark etti.

İşte saçmalık tam olarak burada başladı. Canali kelimesi İngilizce'deki canal kelimesine son derece benziyordu. Bu sebeple İngilizce'de bu kelime insan yapımı kanal olarak anlaşıldı. 

 

4. Mars gelişmiş bir medeniyete ev sahipliği yaptı

4. Mars gelişmiş bir medeniyete ev sahipliği yaptı

Mars kanalları ile gezegeni daha çok merak etmeye başlayanlar birçok teori ortaya attı. Bu teorilerden en çılgını Amerikalı gök bilimci Percival Lowell'e ait. Percival Lowell, Mars'ta bir zamanlar yaşamın var olduğunu ve gezegenin muhteşem bitkilerle kaplı olduğunu öne sürdü. Percival Lowell'e göre kanallar da Mars'taki bitkileri sulamak amacıyla kullanılıyordu. Böylece sıcak Mars çöllerinde bile yeşillik alanlar yaratılabiliyordu. Bu iddiayı öne süren Percival Lowell ayrıca Marslılar'ın Dünyalılar'dan çok daha zeki olduğuna inanıyordu.

Fakat aynı dönemde yaşayan Giovanni Virginio Schiaparelli, Percival Lowell'in bu fikrine son derece karşı çıktı. Çünkü Schiaparelli, Lowell'in iddialarının gerçekleri yansıtmadığını savunuyordu. 

5. Nikola Tesla Marslılar'la iletişime geçti

5. Nikola Tesla Marslılar'la iletişime geçti

Yanlış duymadınız. Elektrik devrimini başlatan Nikola Tesla, Marslılar'la iletişime geçtiğini iddia etti! 

The Electrical Age, Vol. 30'da da belirtildiğine göre 1901 yılında Nikola Tesla dönemin gazetelerine Marslılar'la radyo aracılığıyla iletişime geçtiğini duyurdu. Günümüz şartlarında son derece saçma görülebilecek bu iddia o zamanlarda büyük yankı uyandırmıştı. 

6. Marslılar 1924'te ABD Ordusu'na bi' 'Hi' bile demedi

6. Marslılar 1924'te ABD Ordusu'na bi' 'Hi' bile demedi

Marslılar yok. Fakat Marslılar'la ilgili bilim kurgu hikayeleri bir dönem son derece popülerdi. Hatta bazı ülkelerin orduları olası bir Marslı istilası için hazırlık bile yapıyordu. 

Ağustos 1924'te bilim insanları Dünya ve Kızıl Gezegen Mars'ın yüz yıl aradan sonra ilk kez en yakın konuma geleceklerini duyurdu. 

Yakın konum bir anlamda Marslılar'la daha kolay radyo sinyali kontağı yakalamak anlamına da gelebilirdi. ABD Ordusu iki gezegenin en yakın konuma geldiği üç gün boyunca Marslılar ile iletişime geçebilmek için sessizliğe büründü. Orduya göre eğer Marslılar'ı duyacaksak bu olay kaçırılmayacak bir fırsattı. Fakat bütün beklenti ve çaba boşa çıktı. Marslılar bi' 'Hi'i bile demedi.

7. Dünyalar Savaşı korkusu bir dönem herkesi sardı

7. Dünyalar Savaşı korkusu bir dönem herkesi sardı

Orson Welles imzalı radyo tiyatrosu Dünyalar Savaşı, Dünya'nın Marslılar tarafından işgal edilmesi konusunu işliyordu. Fakat ABD radyolarında yayınlanan bu tiyatroyu radyo dinleyicileri gerçek bir son dakika haberi sandı. 

Aslında ülkede yaşayanların büyük bir çoğunluğu tiyatroyu dinlemedi. Bu korku gazeteler tarafından halka pompalandı. Bazı insanlar olası Dünyalar Savaşı'ndan son derece korktu. 

8. Mars'ta yüz bulundu

8. Mars'ta yüz bulundu

Kızıl Gezegen Mars'ta yaşam olduğu varsayımı 20. yüzyılda popülerliğini yavaş yavaş kaybetmeye başladı. 20. yüzyılda Dünyalılar Mars'a indi ve gezegenin çorak bir kaya topu olduğunu keşfetti. Fakat 1976 yılında NASA'nın Viking 1 uzay gemisi Mars'ta ilginç bir görüntü yakaladı. Fotoğrafta insan yüzüne benzer bir kaya formu bulunuyordu.

Kamuoyu ile paylaşılan fotoğraf neredeyse buzlaşmaya yüz tutmuş yaşam iddialarını birden alevlendirdi. Kızıl Gezegen Mars'taki yüz şeklindeki kayanın oluşmasına ne yol açmış olabilirdi? Herkesin aklındaki tek soru buydu. Mars'ta daha önce devler mi yaşıyordu? Bu aslında Mars tanrısının yüzü mü? Fakat NASA bunca saçma iddiaya karşın kayanın yalnızca bir kaya olduğu cevabını verdi.

Aynı kayanın 1998 yılında bir fotoğrafı daha çekildi ve yüz şeklindeki formun gerçekten bir kaya olduğu kanıtlandı.

9. Göktaşında Marslı bakteri bulundu

9. Göktaşında Marslı bakteri bulundu

Günümüzde Mars'ta yaşam aramak son derece sıkıcı bir etkinlik olabilir. Dev uzaylı yengeçler, yeşil insanlar ve daha bir sürü hayali yaratık. Bilim insanları artık bir zamanlar Mars'ta var olma ihtimali bulunan yaşam bulgularını araştırıyor. Bu araştırma mikroskobik ölçüde yaşam formlarını kapsıyor.

1996 yılında Antarktika'da 4.5 milyar yıl olduğu tahmin edilen bir göktaşı bulundu. Göktaşının Mars taşları ile aynı özellikleri taşıdığı tespit edildi. Göktaşı üzerinde araştırma yapan bilim insanları taşta tıpkı Dünya'daki mikroplara benzeyen bazı fosillerin olabileceğini düşündü. 

1996'daki keşif gününün ardından sayısız bilim insanı göktaşını inceledi ve hiçbiri net bir sonuç ortaya koyamadı. Mikrobiyolog Andrew Steele, Mars'rtan gelen göktaşının Dünyalı bakterilerce istila edildiği tespitini duyurdu. 

Bilimin açıklayamadığı gizemli fosiller!

10. Mars, Ay kadar büyük görünecek

10. Mars, Ay kadar büyük görünecek

Her yıl Ağustos ayında internette 'Bu gece Mars, Ay kadar büyük görünecek' diye bir efsane dolaşmaya başlar. Bu iddiaya göre  27 Ağustos'ta Mars Dünya'nın çok yakınından geçecektir ve gökyüzünde Ay kadar büyük görünecektir. 

Gökyüzüne bu umutla bakan milyonları ilgilendiren kötü bir haberimiz var. Böyle bir şey hiçbir zaman gerçekleşmeyecek. 2003 yılında ilk olarak MySpace'te dolanmaya başlayan bu iddia bugün bile popülerliğini koruyor. Eğer Mars'ı Ay kadar büyük görmek istiyorsanız son derece gelişmiş bir teleskopla Kızıl Gezegen'e 75 defa yaklaşmanız gerekiyor. 

11. Mars medeniyeti nükleer savaş sonucu yok oldu

11. Mars medeniyeti nükleer savaş sonucu yok oldu

Fizikçi John Brandenburg, Mars medeniyeti konusunda son derece uçuk fikirlere sahip bir başka isim. John Brandenburg, Mars'ta bir zamanda Utopia ve Cydonia adlı iki büyük şehrin olduğunu ve şehirlerin teknolojilerinin Antik Mısır dönemi kadar geliştiğini öne sürüyor. John Brandenburg'un iddiasına göre bu iki kent yüzyıllar önce bir nükleer savaş sonucu tamamen yok oldu ve NASA'nın Mars'ta fotoğrafladığı tuhaf nesneler de bu iki medeniyetten günümüze kalan nesneler.

Antik Mısır medeniyeti son derece gelişmiş bir topluluk olsa da nükleer silah gibi yüksek teknoloji gerektiren gelişmelere imza atamamışlardı. John Brandenburg ise nükleer silahlarının doğal yöntemlerle elde ettiğini ve Marslılar'ın bir başka gezegendeki düşmanlarca hedef alınmış olabileceğini de iddia ediyor.

Uzaylılar bir gün Dünya'yı işgal etmeye gelir mi bilinmez ama en azından gelecek olanlar Mars'tan gelmeyecek, kesin bilgi yayalım!

Instagram.com/mehmetcankmrc
twitter.com/mehmetcankmrc
YouTube.com/mehmetcankomurcu 

Bu makaleye ifade bırak