Nasrettin Hoca Plüton’un uydusunda!

2015 yılında Plüton’un yakınından geçen “Yeni Ufuklar” adlı uzay aracını hatırlarsınız; hani şu meşhur kalpli Plüton fotoğrafını çeken uzay aracı... Yeni Ufuklar Plüton’a varmadan önce, Plüton ve uydularının fotoğrafları piksellerden ibaretti. Çok uzak olduğu için dünyadaki en güçlü teleskoplar bile onların yüzey şekillerini görecek kadar güçlü değil. Ancak Yeni Ufuklar o kadar net fotoğraflar çekti ki...

Nasrettin Hoca Plüton’un uydusunda!

Plüton’un en büyük uydusu Charon’da bir sürü yüzey şekli keşfedildi. Bu dağların, ovaların, yüksek yüksek tepelerin adları ne olacaktı?

Bu sorunu çözmek için Yeni Ufuklar projesinde çalışan ekip 2015 yılında “Bizim Plüton’umuz” adında bir kampanya başlattı. İnsanlardan isim önerileri istediler. “Plüton hepimizindir, isim koyma hakkı halkındır” gibi bir sloganla yola çıkan ekip, gelen önerileri hemen kullanmaya başladılar.

Gökcisimlerine ve onların yüzey şekillerine isim verme yetkisi Uluslararası Astronomi Birliği’ne aittir. Her ne kadar gökbilimciler Charon dağlarının, ovalarının, kraterlerinin isimlerini kullanmaya başlasa da bunlar resmi isimler değildi. Uluslararası Astronomi Birliği, 11 Nisan 2018’de bu isimlerden 12'sini resmi olarak kabul etti. Ve bu isimlerden biri de “Nasreddin Crater”, yani Nasrettin Krateri! Yüzyıllar önce bu topraklarda yaşamış (ya da yaşadığı düşünülen) Nasrettin Hoca, dünyanın öbür ucunda yaşayan insanlar tarafından Güneş Sistemi'nin uzak köşelerinden birinde bulunan Plüton cüce gezegeninin uydusu Charon’daki bir kratere isim babası oldu. Ve bilin bakalım bu denklemde ne eksik? Biz! Ne Plüton’un ve gezegenlerinin keşfinde, ne onun fotoğrafını çeken uzay aracının yapımında biz yokuz. Ama Nasrettin Hoca var! Eğer bilim ve teknolojiyi geri plana itmeye devam edersek, korkarım uzayda bize dair tek şey, bu gibi isimler olacak.

 

Gezegenlik müessesesi

 


Plüton’un gezegenlik yetkisinin elinden alınmasının sorumlusu da bu Uluslararası Astronomi Birliği. Teleskoplar gelişip, Neptün'ün ötesinde Plüton gibi başka gökcisimleri keşfedilince, kurum gezegen tanımını yeniden yapmaya karar verdi. Buna göre artık bir cismin gezegen olarak sayılabilmesi için şu üç şartı sağlaması gerekiyor:

1- Güneş’in etrafında bir yörüngede dolanmak 
2- Küresel bir şekle sahip olmak (yani çoğu asteroit gibi patates şeklinde olmamak)
3- Yörüngesinde kendinden başka cisim olmaması 

 


Plüton yukarıdaki koşulların ilk ikisini sağlıyor ancak üçüncü koşul sorun çıkarıyor. Şu anda Plüton’un bulunduğu Kuiper Kuşağı denilen bölgede yüzlerce Plüton benzeri gökcismi var, hatta bazıları Plüton’dan daha da büyük. Dürüst olmak gerekirse, Plüton bizim uydumuz Ay’dan bile küçük, onun beşte biri kadar. Tüm bunlar göz önüne alınarak yapılan oylamada Plüton gezegen sınıfından çıkarılıp onunla birlikte Kuiper Kuşağı'nda bulunan gökcisimlerinin de eklendiği 'cüce gezegen' sınıfına dahil edildi. Bence yapılabilecek en doğru şey yapıldı. Tamam Plüton’u seviyoruz ama ona gezegen deyip diğerlerini dışlamak haksızlık olmaz mıydı? 

Kaynaklar: Iau.org
Görseller: Nasa.gov, Iau.org
 

Bu makaleye ifade bırak