Nihat Doğan’ın kışkırtmalarından yeterince bıkmadık mı?

Nihat Doğan, Merve Aydın’ı kışkırtarak ve kavga ederek bir nebze de olsa istediğini elde etti. Anlaşılan o ki, karşı takıma “Hanımefendilerle tartışmıyorum” diyen Nihat Doğan, hanımefendilerle de aslında tartıştığını göstermiş oldu.

Nihat Doğan’ın kışkırtmalarından yeterince bıkmadık mı?

Malumumuz her sene olduğu gibi bu sene de, kışları yaza bağlayan ve birkaç ayı kavgalı gürültülü, eğlenceli, kahkahalı geçirmemize vesile olan Survivor yeniden başladı. Yarışmacılar performanslarını sergileyerek, birbirlerine kimin şampiyon olup olmayacağını gösterme çabası içerisindeler. Çok normal. Hem doğa şartlarıyla, hem de yolda görseler selam vermeyecekleri insanlarla mücadele ediyorlar. 

Gönüllüleri tanımaya çalışıyoruz. Neye nasıl tepki verdiklerini veya vereceklerini kestiremiyoruz şimdilik. Bu yönden seyircilere daha cezbedici geliyor olabilirler. Diğer bir yanda da farklı zaman dilimlerinde hırslarına, azimlerine, başarılarına ve alışkanlıklarına tanık olduğumuz bir All Star takımı mevcut. 

 

'Hanımefendilerle tartışmıyorum' deyip Merve Aydın ile tartıştı

 

 

Birkaç sezon öncesinde, hindistan ceviziyle adada belli bir noktadan sonra ‘psikolojik detoks’ yaptığı isyanıyla karşımıza çıkan ‘Dominik Mohikanı’ Nihat Doğan vardı. Bu sene de var ama bayağı farklı. Diyaframını kullanmaya ve sesini açmaya Survivor’da devam ettiğinden, her seferinde kreşendodan konuşuyor. Yüksek notadan konuşmaları ve kazanılan yarışlar sonrasında yaptığı açıklamaları içinde dolup taşan bir nehir olduğunu düşündürüyor. O konuşma tarzıyla ağzına kürek taksa, Panama’dan Kolombiya’ya kadar gidebilir.

Arzu ettiği gruplaşmayı şu an için oluşturamadı ama bunu yapabilmek için de gözüne kestirdiği birkaç kişi var. En azından ekrandan yansıttığı izlenim bu… Merve Aydın’ı kışkırtarak ve kavga ederek bir nebze de olsa istediğini elde etti. Anlaşılan o ki sayın Survivor sevenler ve izleyenler, karşı takıma “Hanımefendilerle tartışmıyorum” diyen Nihat Doğan, hanımefendilerle de aslında tartıştığını göstermiş oldu. 

 

“Eylemleriyle, söylemleri bir değil” diyor ama bakınız, kendisi de aynı şeyi yapıyor. Bir sonraki hedefi ise, üslubundan rahatsız olduğunu belirten Murat olacaktır diye tahmin ediyorum. 

“Bu cümleleri ne zaman söyledi, hatırlamıyorum” diyenler için de kısa bir flashback olarak ilgili anları buraya iliştirelim.

 

 

Nihat Doğan'ı izlemek keyif vermiyor

 

Maç kazanınca ‘şerefleriyle, onurlarıyla’ kazandıklarını belirten Nihat Doğan, Gönüllüler takımına ne demek istiyor, karşı takımı neyle itham ediyor acaba? Ya da şöyle sorayım: Gönüllüler takımından bir yarışmacı mazaallah böyle bir açıklama yapsaydı, şerefin ve onurun temsilcisi olarak gördüğü kendisi bu durumda ne yapardı? 

Yarışmalarda da hali ve tavrı hem karşı takımın hem de kendi takımının moralini, motivasyonunu düşürecek; aynı zamanda da sinir katsayısını artıracak cinsten. Kısacası kendisini izlemek hiçbir şekilde keyif vermiyor. Kazanılan bir yarışma sonrasında Anıl’ın üzerine yürüyüp "Bir daha al, bir daha al beni" demesine, omuz atıp geçmesine kaç puan verelim? Şerefle, onurla yarış kazanmak, galibiyetini karşı takımın oyuncusuna omuz atarak taçlandırmak mı oluyor?

Performans her Survivor’da olduğu gibi bu senekinde de çok önemli. Her iki takımdaki yarışmacıları da zorlayacak yarışma ve parkurlar yapılıyor. Dolayısıyla, Nihat Doğan, performansını yeterli göremeyişinden, belki de çene kaslarıyla hayatta kalmayı planlıyor adada… 

 

Voltajı rahatsız edici derecede yüksek

 

Bu sene uluslararası yarışmalar olacağı açıklandı. İlk maçı Romanya takımıyla, All Star takımı yaptı. Amma velakin Nihat Doğan burada d sinirlendi ve ne olduysa takımın düşüşü de tam da bu noktadan sonra başladı. Oyundan dışlandığını hissetmiş ve kendisinin 'amigo' olarak konumlandırıldığını düşünmüş olacak ki, oynamak istediğini söyledi. Takım arkadaşı Adem de yerini ona vermek istedi. Bu sefer de oyuna girmemek için inat etti ve yine gerginlik çıktı. Kısacası, Nihat Doğan’ın voltajı bu sene rahatsız edici derecede yüksek ve kendi piyonunu bulana kadar da bu durum devam edecek gibi görünüyor.

 

 

 

 

Nihat Doğan'ın serzenişleri ne kendisine ne de takıma yarıyor. All Star, geriden gelen Romanya’ya yenildi ve özellikle Nihat Doğan’ın yarış sonundaki tavrı, takımının üzerine titrediği ve ülkelerini temsil ederek yarıştıkları oyunun kaybedilmesine neden oldu. Yine geçmiş Survivor’dan bir örnek vereyim... Survivor’ın 6'ncı sezonunda kaybedilen bir yarış sonrasında kendisinin söylediği cümleyi iliştirelim: “Kaybederken üzülmeyenin, kazanmaya hakkı yoktur. Kaybederken üzülmeyen, kaybetmeye mahkumdur."

Kısacası, bu sene Nihat Doğan’ı fiziksel olarak görmekten çok, sesine mazhar oluyoruz. Çok şükür ki, sayesinde alıcının ayarlarıyla oynanıldığının düşünüldüğü anlarda, sadece bağırdığını idrak edebiliyoruz. Bağırmakla, kışkırtmakla bir şeylerin başarılıp başarılamadığını da sezon sonunda göreceğiz. 

Bu makaleye ifade bırak