RSS
06.08.2008 - 01:26 | Son Güncelleme: 06.08.2008-1:32

Hasan Özdemir ve Erol Çakır gerçekleri biliyor

2001 yılında Tuncay Güney’i sorgulayan polis yetkilisi Saçan, Ergenekon’la ilgili ilk soruşturmadan dönemin İstanbul Valisi Erol Çakır ile Emniyet Müdürü Hasan Özdemir’in de (bugün MHP Milletvekili) bilgi sahibi olduklarını açıkladı

Sitene Ekle
Hasan Özdemir ve Erol Çakır gerçekleri biliyor

Belma Akçura

1998-2002  yılları arasında İstanbul Emniyeti’nde Kaçakçılık ve Organize Suçlardan Sorumlu Şube Müdürü olarak görev yapan Adil Serdar Saçan, Milliyet’e verdiği mülakatın dün yayımlanan ilk bölümünde, 2001 yılında  Ergenekon örgütüyle ilgili olarak yürütülen ilk polis soruşturması hakkında açıklamalarda bulunmuştu.,
Buna göre, Tuncay Güney 2001 yılı mart ayı başında otomobil kaçakçılığı yaptığı iddiasıyla yakalanarak Emniyet’e getirilmiş, Saçan’ın yaptığı sorgulamada Ergenekon organizasyonuna ilişkin önemli açıklamalarda bulunmuştu.
Ayrıca, Tuncay Güney’in  evinde yapılan aramada da Ergenekon örgütlenmesiyle ilgili çok sayıda belge ele geçirilmişti. Bunun üzerine Saçan, dönemin DGM Başsavcısı (Bugünkü İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı) Aykut Cengiz Engin’den soruşturma izni istemiş, Engin de DGM Savcısı  Muzaffer Yalçın’ı “ön çalışma” yapması için görevlendirmişti.
Saçan’ın aktardığına göre, kendisi de konu Organize Suç’a ilişkin olmadığı, İstihbarat’ın görev alanına girdiği gerekçesiyle, dosyayı Emniyet’in İstihbarat Şubesi’ne havale etmişti.
Saçan, mülakatın ilk bölümünün sonunda İstanbul İstihbarat Şubesi’nin  bir yazı yazarak, soruşturmayı kapadığını, Savcı Muzaffer Yalçın’ın da  soruşturma açmadığını ileri sürmüştü.
Mülakatın bugünkü bölümünde, Saçan, 2001 yılında soruşturmanın neden kapatıldığı ve sonrasındaki gelişmelere ilişkin sorularımızı yanıtlıyor:
2001 yılında İstanbul Emniyeti İstihbarat Şubesi Ergenekon soruşturmasını hangi gerekçelerle kapattı?
Onu siz bulacaksınız. Ben bir yıl sonra İstihbarat’a Küçük soruşturmasını sordum, “Araştırdık bir şey bulamadık” dediler.
Buraya kadar olan gelişmeleri, yani Tuncay Güney’in ifadeleri doğrultusunda soruşturma izni alındığını, Savcı’nın görevlendirildiğinı ve sizin dosyayı İstihbarat’a havale ettiğinizi dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Hasan Özdemir ile  Vali Erol Çakır biliyorlar mıydı?
Biliyorlardı... Hasan Özdemir’in bildiğini kesin olarak biliyorum, bu konuda bana destek de vermiştir...
Ama, sonradan Erol Çakır, Veli Küçük ile bir güvenlik şirketinde iş ortaklığına girdi. Bunu nasıl açıklıyorsunuz?
Ben bunu bilemem; bunu kendisine soracaksınız... Ama, dönemin İstihbarat Şube Müdürü Halil Çatıkkaş ve teknikten sorumlu İstihbarat Müdür Yardmcısı Sami Uslu’yu kendisini izledikleri gerekçesiyle İstanbul dışına tayin etti. Aynı sene sonunda benim de Sedat Peker’le ilişkili olduğumu iddia etti.
Başa dönelim. 2001 yılında Ergenekon soruşturması İstanbul Emniyeti İstihbarat Şubesi tarafından kapatıldığına, bu şubenin başında kim vardı?
Halil Çatıkkaş ve yardımcısı Niyazi Palabıyık vardı. Ancak, ne Çatıkkaş’ın ne de Palabıyık’ın bu işte bir sorumluluğu yok. Veli Küçük dosyasının kapatılmasının bunlarla bir ilişkisi yok. 

FETHULLAHÇI POLİSLER İÇİN DE İZİN ALDIM
Peki kimin sorumluluğu var?
Aslında, bütün mesele şu: Bakın, ben Veli Küçük ile ilgili bu soruşturma iznini aldım mı? Aldım. Ve bu izni İstihbarat’a gönderdim... Ama, üç ay sonra da dedim ki, ‘Evet bunlar bir çete ama bu adamları yani Tuncay Güney ve adamlarını bana getirenler de bir organizasyon...’ Ben üç ay kadar sonra temmuz ayında İstihbarat’taki Fethullahçı polisler hakkında da soruşturma izni aldım...
Bu konuda önce dönemin DGM Başsavcısı Aykut Cengiz Engin’den izin aldım. Sonra dönemin Emniyet Müdürü Hasan Özdemir ve Vali Erol Çakır’a da durumu bildirdim.
Bunun üzerine bu örgütlenme içerisinde yer alan 6-7 kadar polis başka birimlere ve illere gönderildi. Bu izni 2001 Temmuz ayında aldım, hemen sonrasında bu kişiler de gönderildi...
Bu durumda aslında Veli Küçük soruşturmasını yapacak grup dağıtılmış olmuyor mu?
Öyle anlayacağınızı tahmin ettim. Ama, bu doğru değil. Ben size diyorum ki, istihbaratın içerisinde böyle bir örgütlenme vardı, onlar için de soruşturma istedim. Hepsi bu... Suç mu?

SONRA İPLER KOPTU
Peki, istihbaratın içerisindeki Fethullahcı olduğunu iddia ettiğiniz polislerle ilgili soruşturma ne oldu?
Bu soruşturma için izin aldım ama ilk gün kapatıldı. Soruşturma izni aldığım polislerden biri şu anda ne yapıyor biliyor musunuz? Türkiye genelindeki bütün dinlemelerin başındaki adamdır.
Soruşturma izni aldığım halde ilk günden bu iş kapatılsa da, bu olaylardan sonra benimle onların arasında ipler iyice koptu... Düşünün devletin dairesinde, istihbarat şubesinde bir araya gelerek benim üzerime ‘intikam yemini ettiler’. Ergenekon’a da, bu organizasyona da yaranamamamın sebebi budur. Devletin görevini adam gibi yapmaktır. Başka sebebi de yok.
Bu iki dosya kapandı ve siz kenara çekildiniz... Öyle mi?
Ben işimi yaptım; baktım ki hakikaten Susurluk’un askeri kanadıyla ilgili bir mesele var, izin aldım. Bakın, ben de o tarihte ‘Yeşil’  Mahmut Yıldırım’ı arıyordum. Eğer, ben Yeşil’i yakalasaydım, Susurluk’un askeri kanadı diye bir şey kalmayacaktı.
Siz, Yeşil’i yakalamadıkça akıbetini ortaya çıkartmadığınız sürece bu yapıyı çözemezsiniz... Yeşili kullanan adam Veli Küçük ellerinde, işte buyursun çözsünler...
Sizce 2001’de görevlendirilen Savcı Muzaffer Yalçın neden soruşturma açmadı?
Savcının da bizim de bir günahımız yok... İstihbarat şubesine dönüp bakacaksınız...  

BENİMLE UĞRAŞAN   VELİ KÜÇÜK’TÜR
Bu iddianame sizce neyin peşinde?
Susurluk’un polis kanadı vardı, çökertildi. Asker kanadı da böyle bir olay; cinayet var kan var, intikam var, uyuşturucu var, kadın var her şey var... Onu çözemediler...
Zaten hepimizin kafasında bir Veli Küçük ve Susurluk’un askeri kanadının portresi var. Ben, Ergenekon olayında bu yapının çökertilmesine karşı değilim. Ama, bunu kullanmak suretiyle hükümete muhalif olanları da bu kazanın içerisine tıktılar...
Bu örgütün sizin ele geçirdiğiniz belgelerde lideri kimdi?
Oradaki lider Veli Küçük’tür. Ben Veli Küçük’le ilgili de soruşturma izni aldım. Bu soruşturma iznini aldığım için de başıma gelmeyen kalmadı. Buna rağmen ben bunlarla mücadele ettim, çok sayıda polis müdürü, amiri hakkında, asker hakkında işlem yaptım.
Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı’ndaki binbaşıyı tutuklattım görevdeyken.  ‘Devlet içerisinde çeteler vardır’ diyen, bunu ilk dillendiren kişiyim.
Bunlar devletin içerisine sızmış dediğim için hakkımda soruşturma açıldıÖ Beni bütün Türkiye nezdinde rüşvetçi bilmem neci bir adam yaptılar. İşte bunu sağlayan da Veli Küçük’tür. 

SAVCI ÖZ BENİ  DİNLEMEDİ
Zekeriya Öz’e dilekçe ile müracaat ettiğiniz doğru mu?
Doğru. Ocak 2008’de Veli Küçük gözaltına alındı ve ‘Küçük’ün evinde Saçan ile ilgili belgeler çıktı’ diye basında yazıldı. İddianame henüz açıklanmamıştı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurarak, “Veli Küçük’ün benim sanığım olduğunu, hakkında 2001’de proje çalışma izni aldığımı, evinde bulunan belgelerden bilgi sahibi olmak istediğimi ve gerekirse şahsi dava açarak ya da Ergenekon davasına müdahil olarak katılacağımı” dilekçe ile beyan ettim...
Savcı sizi dinledi mi?
Bana bu güne kadar savcılık bir yanıt vermedi. Ama, iddianame yayınlanmadan bir hafta önce Veli Küçük’te benimle ilgili rüşvet belgeleri ele geçmiş.
Bu belgeler üzerine Veli Küçük bana şantaj yapmış, ben bunun üzerine Veli Küçük dosyasını kapatmışım gibi yazıldı. Aklandığım konularda hala rüşvetçi olarak suçlanmam çok ağrıma gitti. Savcılık yanıt vermeyince, Fatih Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdum ve  iddia varsa hakkımda soruşturma yapın diye dilekçe verdim.

 
Aykut Cengiz Engin

İşte, savcının izin belgesinin metni
Şu anda Kanada’da bulunan Tuncay Güney’in evinde yapılan aramada da Ergenekon örgütlenmesiyle ilgili çok sayıda belge ele geçirilince polis müdürü Saçan, dönemin DGM Başsavcısı (Bugünkü İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı) Aykut Cengiz Engin’den soruşturma izni istemiş, Engin de DGM Savcısı  Muzaffer Yalçın’ı “ön çalışma” yapması için görevlendirmişti. İşte, bu görevlendirmenin belgesi ve tam metni:

T.C.
İSTANBUL
DEVLET GÜVENLİK MAHKEMESİ
CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI

*ÇOK GİZLİ*

HAZIRLIK NO: 1997/894
KONU: Ön çalışma.

16.03.2001

EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜORGANİZE SUÇLAR ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜNE
İSTANBUL

İLGİ: 15.03.2001 tarih ve Adl.Br.A.2001/Adli-202 sayılı yazınız.
İlgi sayılı yazınız ve ekinde gönderilen kaset çözümleri incelendi:
Bir şahsın Fatih Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyet dilekçesi ile başvurması sebebiyle 02.03.2001 tarihinde, Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü tarafından gözaltına alınan, oradaki ifadeleri sırasında Susurluk olayı ve bir kısım organize suç örgütleri hakkında beyanda bulunduğunun tesbiti üzerine, Şube Müdürlüğünüze intikalettirilen,
1- Tuncay Güney - Ali ve Ayşe oğlu 1972 doğumlu.
2- Ümit Oğuztan - Übdülmecit ve Ümmühan oğlu 1956 doğumlu, isimli kişilerin, Şube Müdürlüğünüzde iddia ve beyanlarının kaydedildiği ve çözümlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.
Ayrıca, adı geçenlerin ikametlerinde yapılan aramalarda da bir kısım belge ve dökümanının ele geçirilerek zaptedildiği görülmüştür.
Adı geçenlerin beyanlarına dair çözüm tutanaklarının incelenmesinde, önemli bir bölümünün duyumlara dayalı mücerret iddialar olduğu düşünülmektedir.
Bu beyan ve iddialar dikkate alınarak, olaylarla ilgili teknik ve fiziki takip, belge ve doküman toplama, zaptedilen tüm dökümanların çözümlerinin yaptırılıp mahiyetlerinin tesbiti yönünde ÖN ÇALIŞMA yapılması, bu çalışmalar sırasında, (haklarında delil bulunmayan ancak mücerret ve tahmine dayalı iddialara muhatap olan) kişi ve kurumların yıpratılmaması yönünde gerekli titizliğin gösterilmesi uygun görülmüştür.
Yapılacak tüm işlemler, ön çalışma ve gerektiğinde tahkikat icrası için, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı MUZAFFER YALÇIN görevlendirilmiş bulunmaktadır.
Ön çalışma sırasında ve sonunda toplanan tüm belge, delil ve dökümanların değerlendirilmek ve müteakip talimatları istihsal etmek üzere görevli Cumhuriyet Savcısı ile irtibat kurulması ile sayılı yazınızın NOT bölümünde ve arama zabıtlarında belirtilen belge, doküman ve kasetlerin, soruşturma başlatıldığında Savcılığınıza teslimi ve gereğinin ifası rica olunur.

Aykut Cengiz ENGİN
İstanbul Devlet Güvenlik
Mahkemesi

Cumhuriyet Başsavcısı

 

YARIN:
Özel Harekatçılardaki patlayıcıların perde arkası.


En son çıkan oyunları mı merak ediyorsunuz? Oyun tutkunları buraya!

Yorum Yazın
Gönder






82. Oscar ödül töreninde "En İyi Yönetmen" kim almıştır?
©Copyright 2008 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.