Turabi'ye neler oluyor? Bu kadar agresiflik fazla değil mi?

Döndük dolaştık yine Dominik sahillerinde bulduk kendimizi. Birkaç aydır Ünlüler ve Gönüllüler takımının hayatta kalma mücadelesine tanık oluyoruz. Aradan bunca zaman geçti, aşina olmadıklarımızı, adada kalma sürelerine göre tanıma şansımız oldu. Survivor'ın demir başı olan bazı yarışmacıları ise hayretler içinde izliyoruz. Bu isimlerden agresif hareketletiyle, kötü temennileriyle kadraja aldığımız bir isim: Turabi Çamkıran.

 

Turabi'ye neler oluyor? Bu kadar agresiflik fazla değil mi?

Tanıyamadık Mı?

Tanıyamadık Mı?

Özlü sözlerin babası, parkurların efsane yarışmacısı, iki kez şampiyon olmuş tam bir Survivor olan Turabi'yi, bu sene tanımak oldukça zor. Çünkü, karşımızda resmen bambaşka biri var. Çok değil, 1-2 sezon öncesinde takım arkadaşı Hasan'a "Atlarken maskeni tut, düşmesin" şeklinde thug-life yapan; ya da Türkçe karşılığı ile 'taşı gediğine koyan' Turabi, bu sene bir maskeyle mi çıktı karşımıza, yoksa hep böyle miydi? Anlamakta güçlük çekiyoruz. 

İstatistik Mi Kovalıyor?

İstatistik Mi Kovalıyor?

Genelde kendi doğrularının peşinde giden, kaybetse de kazansa da rakibine saygısını koruyan, ara sıra tatlı tatlı ısıran Turabi gitti; yerine parkur parçalayan, adada kendi imkanıyla yüzme öğrenen, performansını iyi bulmadığı için rakip olarak Cumali'yi seçen, istatistik kovalayan bir Turabi geldi. Belli bir zaman öncesinde sempatik bulduğumuz ve halkın oylarıyla şampiyon olmuş bir kişinin bu hale ve tavra girmesi çok şaşırtıcı. 

Gün geldi, devran döndü...

Gün geldi, devran döndü...

Karşı takımı üst üste yenerken, konseylerde alaycı, küçümseyici tavır ve laflarını hiç eksik etmedi. Bu tavırlar konsey dışında, yarışmalar başlamadan da "İnşallah kazanamazlar, böyle devam eder" vb. niyetler belirtilerek devam etti. Ta ki, Turabi'nin önceki sezonlarda dediği, "Gün gelecek, devran dönecek, kahpe felek Gönüllüler'e de gülecek" sözü gerçek olana kadar...

 

Tavırları rahatsız edici

Cumali'ye demediğini bırakmayan, beklemediği yenilgiler alan Turabi; karşı takım kaybedince saygıyı, sevgiyi, kazanmanın güzelliğini bırakır oldu.

Acaba biz de sana değer verip, yanlışı mı gördük bu sezon, he Turabi?

Takımın dengesi bozuldu...

Cumali'nin gidişiyle Turabi üst üste yenilgiler almaya başladı.

Karşı takım için karnı tokken dilediği tüm kötülükleri hem kendi hem de takımı yaşamaya başladı.

Ünlüler takımının dengesi öyle bozuldu ki, üst üste 7 oyun kaybettiler ve adadan bir isim gönderdiler.

Turabi, yenilgiyi ve yenilmeyi kendine yediremedi, hırsını parkuru parçalayarak aldı.

Hoş bir şey miydi? Hayır. Yetmedi bir değil, birden fazla yaptı.

Büyük konuştu!

Parkuru parkura değil, rakiplerini parkura gömecektin Turabi.

"Gönüller'in üzerine gideyim, zaten her türlü kazanıyoruz" düşüncesiyle mi hareket ettin, her gecenin bir sabah olduğunu düşünemedin mi ada şartlarında bilinmez ama tıpkı senin dediğin gibi, "Orada dur kardeş, mayınlar da sessizdir, ta ki üstüne basana kadar."  

Velsahıl kelam, benden de sana bir söz gelsin: Caps lock tuşunu açık unutmuşsun, büyük konuştun Turabi!

Bu makaleye ifade bırak