Türkiye'nin ilk 'muhafazakar kadın' alışveriş merkezi

Kadınlar dünyanın birçok yerinde ayrımcılık ve ötekileştirilme ile mücadele ediyor. Neyse ki yıllar geçtikçe bu zincir birçok çağdaş ülkede kırılıyor. Türkiye’de ise tam tersi; gün geçtikçe kadınlara yönelik ayrımcılık artış gösteriyor. Yetmezmiş gibi toplumsal ayrımcılığın kadınların 'iyiliği için' var olduğunu savunan bazı kimseler, kadınlar için alışveriş merkezleri, spor salonları, plajlar açıyor.

Türkiye'nin ilk 'muhafazakar kadın' alışveriş merkezi

Alışveriş merkezi, muhafazakar modacı ve Instagram fenomeni Zehra Özkaymaz tarafından kurulacak ve kendisinin lakabı olan 'Zeruj' adını alacak. İçerisinde 126 mağaza bulunması planlanan Zeruj Port AVM’de sadece kadın ve çocuk ürünlerine yer verilecek, erkek giyimi ve ihtiyacına yönelik hiçbir şey bulunmayacak. Türkiye’de ve dünyada bir ilk olacağını ifade eden Zehra Özkaymaz, bunun önemli bir proje olduğuna dikkat çekmek istiyor.

İstanbul Zeytinburnu’nda gelecek hafta açılışı yapılacak olan Zeruj Port, ‘dünyanın ilk kadın ve muhafazakar AVM’si’ ve ‘içinde ezan okunan AVM’ olarak tanıtılıyor.

 

Kadınlar rahatça alışveriş yapabilsin diye...

 

 

Zeruj, misyonunu şöyle anlatıyor: “Globalleşen ve internetin hakim olduğu dünyada ev hanımlarını, gençleri ve çocukları ortak keyifli vakit geçirme adresinde buluşturmak”. Vizyonu ise, "Yenilikçi, üretici, sorumlu ve keyifli yaklaşımla sosyal sorumluluk bilincini kadın gücüyle destekleyerek lider bir mutluluk organizatörü olmak”mış. 

Ayrıca bu AVM’nin muhafazakar kadınların bir ihtiyacı olduğunu, bu sayede kendilerini daha özgür ve rahat hissedeceklerini ileri sürüyor.

Toplumun muhafazakar kesiminin, diğer kesimlerinden rahatsız olduğu ve aslında soyutlanmaya ses çıkarmadığı kesin bir gerçek olsa dahi, herhangi bir kesimin 'rahatlık' adı altında soyutlanması ve ötekileştirilmesi, o kesimin bireyleri için kabul edilemez olmalı. Özellikle bir kadın olarak, ötekileştirilmeden toplumda var olabilmeyi elbette rahatlığınıza tercih etmelisiniz.

 

Gerçekten gerek var mı?

Kadın olarak toplumla mücadelemiz her alanda sürüp giderken, böyle bir alışveriş merkezi acaba gerçekten muhafazakar olanlarımızın iyiliği için mi olacak, yoksa her gün soyutlandığımız toplumdan biraz daha soyutlanarak kabuğumuza çekilmemize sebep olmak için mi, bilemedim doğrusu...

Türkiye’de kadın olmanın zorluğunu, işinden evine akşam saatinde dönen bir kadın, sokakta eteğiyle yürüyen bir kadın, başını örttüğü için yargılanan bir kadın, örtmediği için yargılanan başka bir kadın; yani aklınıza gelebilecek her kesimden kadın derinden hissediyor ve bununla çok büyük bir mücadele veriyor. 

Hayatın birçok alanında bu mağduriyeti yaşayıp mücadele ederken, bunun böylesi gözümüze sokulduğunu da görebiliyoruz ne yazık ki. Reklamlar, mekanlar, markalar; teknolojiden anlamayan kadın, evinde yemek yapmaktan başka bir şey yapmayan kadın, sadece kadınlarla arkadaş olabilen kadın gibi aşağılayıcı sosyal imajlar çizebiliyor. Çizdikleri bu imajlar için özür dileyip reklamları yayından kaldırarak vicdanlarını bile rahatlatabiliyorlar.

 

 

Zamanında pembe otobüsler için aynı mücadeleyi vermiştik hatırlarsanız. Onlar da tıpkı bu proje gibi tacizden korunmamız, iyiliğimiz ve rahatlığımız içindi. Çünkü kadın, bir cam fanusa konulur, pembe bir otobüse bindirilir ise tacizden tecavüzden korunabilirdi... Soyutlanır, yok sayılır, ötekileştirilirse, rahatça işinden evine gidebilirdi. Tabii erkekler zehirli birer yaratık olduklarından, rahatça alışveriş yapabilmek için elbette ki kendimizi muhafazakar AVM fanusuna tıkmak en iyi çözüm olacaktır...(!)

Halbuki buna hiç gerek yok. Kadın, erkeklerin ve kendi gibi düşünmeyen, kendi gibi yaşamayan hemcinslerinin arasında  özgür ve rahat olabilir. Yalnızca kadın kimliğiyle var olabilir! İster muhafazakar olur, ister evinde oturur, ister mühendis olur, doktor olur. Kadın, kadın olduğu için kendine korunacak bir otobüs, sığınacak güçlü kollar, alışveriş yapacak özel bir mekan aramadı, aramaz!

 

Bu makaleye ifade bırak