CaddeRSS
29.05.2009 - 19:37

Ankara’da mevsim normalleri

Uzun zamandır Ankara sularında gezinmiyorduk. Şöyle bir hanımefendinin türbanından girip Nimet Çubukçu’nun yeni sezon giysilerine uzanayım dedim...

Sitene Ekle
Soyunma Odası  |  Melis Alphan malphan@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

Uzun zamandır Ankara sularında gezinmiyorduk.  Şöyle bir hanımefendinin türbanından girip Nimet Çubukçu’nun yeni sezon giysilerine uzanayım dedim...

Kravatta zevksizliğin daniskası


Topu topu dört tane şey geçirecekler üzerlerine: Ceket, pantolon, gömlek ve kravat. Hâlâ nasıl yanlış yapıyorlar, akıl almıyor.
Ama yapıyorlar işte.
Her sabah sokakta üzerlerinden dökülen sakil takım elbiselerle dolaşan adamlarla dirsek dirseğe yürüyoruz. Her gün televizyonda onlarcasını görüyoruz.
Zevk ve zevksizlik arasındaki çizgiyi görmek içinse öyle çok uzaklara değil, bir erkeğin kravatına bakmak yeterli.
Şimdi efendim, önce şunu açıklığa kavuşturalım...
Kravat doğası itibarıyla sıkıcı bir aksesuar; onu olduğu gibi kabul etmekten başka çareniz yok. Ruh halinizi, deli doluluğunuzu, enerjinizi, zıpırlığınızı, tuttuğunuz takımı kravatınızla yansıtmaya kalkarsanız risk alırsınız.
Ben kravat takması icap eden bir erkek olsam hiç risk almaz, güvenli sularda gezinir ve fazla fanteziye kaçmazdım.
Düz renkli, fazla yanar döner olmayan kravatlar sizi zor durumda bırakmaz. Çizgililer de aynı şekilde ama çizgilinin bile en zevksizini bulup takmakta bizimkilerin üzerine yok. Bir de bu adamlar doğdukları günden beri kravat takıyorlar. Hâlâ nasıl faka basabiliyorlar?




Etek boyu geçen yüzyıldan kalma
Devlet Bakanı Selma Kavaf’ın öyle giyim kuşamla pek işi olmadığı, hele hele modayla yakından uzaktan ilgilenmediği o kadar belli ki. Bunu bakan gözün görmemesi söz konusu değil. Siyah, beyaz, lacivert, gri ve sütlü kahve gibi alacalı olmayan renkleri tercih ediyor, hemen hemen hiç aksesuar kullanmıyor. Sadece kıyafetine göre inci veya renkli taşlardan oluşan kolyesini takıyor. Hal ve tavırlarından bahsetmiyorum ama tarz olarak “başöğretmen” dedikleri cinsten.
Bir renk uyumsuzluğu, ciddi bir zevksizlik veya abartı yok ama Kavaf için “iyi giyiniyor” demekten de çok çok uzağım.
Bir kere geçen yüzyıldan kalma etek boyu ve tarzını derhal değiştirmesi gerekiyor.
Hele de selefi, Nimet Çubukçu gibi bu konuda gereğinden fazla iddialı biriyken... 



Türban rengi sorunsalı

Birçoğumuza göre estetik anlamda türban kıyafeti bozuyor. Bunun nedeni, iyi örneklerini görmememiz. Biraz internette gezinir, Müslüman moda sitelerine göz atarsanız yanıldığımızı göreceksiniz.
Bizim önümüzdeki AKP’lilerin eşleri gibi türbanlı örneklerindeki sorun kıyafetlerinin de türbanlarının da kaskatı olması. Sanki topraktan kalıpları alınmış ve onlar üzerlerinde bu sert kalıpla dolaşıyorlar.
Oysa daha yumuşak kumaşlarda, daha gözü okşayan tonlarda, neredeyse biraz çöl kostümü gibi kat kat elbiseler, bol pantolonlar, üzerlerine tunikler, altına metalik renklerde açık ayakkabılar, sandaletler (açık ayakkabı giymekte sorun görülmüyor ne de olsa) giyilse eminim
10 kat daha iyi görünülebilir.
Ama kendilerini katı ve sert renkli kumaşlar içine hapsediyorlar işte...
Hayrünnisa Gül’ün en büyük kıyafet sorunu ise türbanının rengi bence. Genellikle kıyafetinin rengiyle karşıt renklerde türban takarak büyük hata yapıyor. Simsiyah giyiniyor, başı ise bembeyaz renkli bir kumaşla kaplı oluyor. Başı vücudundan kopuk görünüyor. Sanki
o başı alıp bir vücuda monte etmişler izlenimine kapılıyorsunuz.
Oysa kıyafetiyle uyumlu bir renkte olsa, gözlerimiz baştan gövdeye yumuşak bir geçişle inse belki
o kadar rahatsız etmeyecek.  
Hanımefendiye tavsiyem hijabstyle. blogspot.com’da az biraz takılması; çok işine yarayacağına şüphem yok.






Çubukçu’nun yaz gardırobu
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu’nun yeni sezon silueti belli oldu. Bakanlar Kurulu toplantısına giydiği kılıklardan anlıyoruz... Biri simsiyah, diğeri bembeyaz... Ama şekil olarak aynı... Hatta, bir şey söyleyeyim mi? Aynı kıyafetin iki farklı rengi bile olabilir. Ceket-etek takım. Ceket vücuda oturuyor, dizaltı etek belden aşağı bollaşıyor. Ve her iki kıyafeti tamamlamak için de kıyafetin renginde kalın kemerler takmış Çubukçu. Ceketlerin kol boyunun biraz uzun olması dışında bir falsosu yok, fena görünmüyor.
Bence tek sorun Çubukçu’nun ne giyerse giysin kıyafetinin yakasını gırtlağına kadar kapaması. Bakınca boğuluyor gibi oluyorum. Kendisine de ara ara fenalık geliyor diye tahmin ediyorum. Geçtiğimiz günlerde bir toplantıda yelpazeyle serinlemeye çalışması boşuna değil. Boynu kapama alışkanlığı giderek tırmanıyor.
Yine bir süre önce lacivert tayyörü de, içine giydiği beyaz gömleği de iyiydi ama boynuna bağladığı mavili lacivertli eşarp, havaalanında rastlaşsak, kendisini yer hostesleriyle karıştırmama sebebiyet verebilirdi. 

Dünyanın kendi etrafında dönmesinden hangisi oluşur?
©Copyright 2014 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.