GündemRSS
20.09.2008 - 21:34

Cahil ve cehalet...

Sitene Ekle
Olaylar ve İnsanlar  |  Hasan Pulur h.pulur@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

SIK sık birbirimizi suçlarız ya da eleştiririz “Cahil!” diye... Cehalet, cahil olmaktır, bilgisiz olmaktır. Çeşit çeşit cahil vardır, hele “kara cahil”e hiç dayanılmaz, adam hem bilgisizdir hem de inatçıdır.
* * *
CAHİLLER ve cehalet üzerine söylenmiş güzel sözler vardır:
“Kesb ile ta o kadar cehl olmaz
Cahlin ol mertebesi sehl olmaz”
Bunu başka türlü söyleyenler de vardır:
“Cehlin ol mertebesi sehl olmaz
Tahsilsiz bu rütbe cehl olmaz”
İkisi de aynı kapıya çıkar:
“Bu kadar cahil olmak kolay değildir/Bunun için cehaletin öğrenimini yapmak gerek.”
Rahmetli Ulunay, kızınca bizim gibi çaylaklara “Cehli mürekkeb” derdi, yani bileşik cahil...
Bize sorarsanız cahil ve cehalet üzerine söylenmiş en güzel laf şudur:
“Tahsil cehaleti götürür, eşeklik baki kalır!”
* * *
YALNIZ insanlar da ansiklopedi değildir, her sorulana cevap veremez, bildiği kadar konuşur, adam “Bilmiyorum!” dedi diye onu cehaletle suçlayamazsınız...
İki İngiliz bir kitap yazmışlar:
“Cahillikler Kitabı”
Bunu da Türkçeye çevirmişler:
“Bilmediklerimiz ve yanlış bildiklerimiz” diye... (x)
Hiç olmazsa bir açık kapı bırakmışlar.
* * *
ŞİMDİ size sorsak, desek ki:
“Arnavutluk’ta, Çin’de, Yunanistan’da, Ukrayna’da, Türkiye’de köpekler nasıl havlar?”
Arnavut köpekleri hem hem diye havlarmış, Çin köpekleri veng veng diye, Yunan köpekleri gav gav diye, Ukrayna’dakiler haf haf diye, Türkiye’dekiler de hav hav diye...
Şimdi bunları bilemediniz diye cahil mi olacaksınız?
Uzmanlara göre, köpekler sahiplerine yakın olmak için onların seslerini taklit ederlermiş.
Şimdi köpek dilinden anlamadığımız için cahil mi olduk?
* * *
BİR başka soru...
Genellikle şanslı insanlara da yakıştırılır; “Kedi gibi dört ayağı üzerine düştü!” derler.
Yüksekten düşen kedinin sapsağlam fırlayıp kaçtığını biz de görmüşüzdür.
* * *
SORUMUZ şu:
“Kediyi atmak için en uygun kat?”
Yedinci kattan yüksek olduktan sonra, ne kadar yüksekten düşerse düşsün kedi için fark etmez.
Yapılan incelemeler, yedinci katın üstünden düşen kedilerin daha az hasar gördüğünü göstermiştir.
Peki neden?
* * *
BİRÇOK küçük hayvan gibi, kedilerin de ölüme yol açmayan, ulaşabileceği son hızları varmış; bu da saatte 100 kilometre kadarmış. Bu hızı bulunca gevşer, paraşütle süzülen sincap gibi yere inerlermiş...
Bu hıza da ancak yedinci kat ya da daha yükseğinde erişirlermiş.
* * *
BİZİM tarihin bitmeyen bir macerası vardır...
Rus Çarı Deli Petro Prut’ta ordusuyla imha olacakken Katerina, gece bizim Baltacı Mehmet Paşa’nın çadırına girmiş; olanlar olmuş, Ruslar kurtulmuş...
Meğer bu da öyle değilmiş, Katerina’nın namusunu boşuna lekelemişler.
Ya neymiş?
İşin içinde yine Katerina varmış ama şöyle...
* * *
ÇAR’IN metresi, gece Deli Petro’nun çadırına girmiş, bütün kürklerini mücevheratı getirmiş, Çar da bunları Beron Safirov aracılığıyla Baltacı’ya göndermiş, Kethüda Osman Ağa’yla anlaşmaya varılmış, Katerina’nın serveti orada kalmış, Rusya kurtarılmış...
* * *
DEMEK bizim meşhur Baltacı-Katerina vuslat gecesi uydurmaymış öyle mi?
Oysa “erkek millet”in sadrazamını ne güzel alkışlıyorduk.
Lakin bugünleri gördükten sonra, hele Almanya’daki Deniz Feneri’nden sonra bu yenisi de pek güzel yakışıyor.
——
(X) Cihan Aslı Filiz/Emre Ergaven-NTV Yayınları

 

Felsefe ve edebiyatta şeytanı ve kötülüğü yücelten anlayışa ne denir?
©Copyright 2008 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.