22 Eylül Pazartesi 2008
HİÇBİR bağış kampanyasının adı “Baba Beni Okula Gönder” kadar çarpıcı olmamıştır; hele bunun kız ağzından söylendiğini bilmek daha önem kazanır.
23 Nisan 2005 tarihinde, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği’ ile Milliyet’in birlikte başlattığı kampanyada 1716 kız çocuğuna, üç yıllık eğitim bursu sağlandı.
“- 5090 kız çocuğuna verilen burslar, çeşitli kurumlar tarafından üstlenildi. Kalan 2066 kız çocuğunun bursu, bireysel bağışlar sonucu havuzda biriken paradan ödendi.
- 22 yurdun yapımı tamamlandı ve kızlar burada yaşamaya başladı.
- 6 köy okulu yapıldı ve çocuklar eğitimlerine başladı.
- 2008 yılında yurt yöneticilerine ve yurtlardaki kızlarımıza çeşitli eğitimler verildi ve yurtlarda sosyal yaşam kalitesini artırmak için faaliyetlere devam edildi.”
* * *
ÜÇ yıl içinde 110 bine yakın bağışçı 24 milyon YTL’nin üzerinde bağış gönderdi.
Avrupa’da yaşayan Türkler Muş’ta iki köy okulu yaptırıyor, Yeni Zelanda’da yaşayan Seda-Cüneyt Güleray çifti yine Muş’ta bir köy okulu yaptırıyor.
İşte bir bağış kampanyası böyle yürütülür, Almanya’daki Deniz Feneri’ni yakıp söndürerek değil.
* * *
KAMPANYANIN bu yıl ki hedefi 2500 kız öğrenciye 400’er YTL burs.
Kızların isimleri de belli ama burslar verilemiyor, onun için bağışların devamı gerekiyor.
Okullar açıldı, kızların hâlâ bursları yok...
3054’ü sınıfını geçen, geri kalanı takdir ve teşekkür alan, 26’sı da üniversiteye giren bu kızları ortada bırakamayız. (x)
* * *
HATA yapmak, eksik yazmak, kimine göre yanlış düşünmek her an mümkün...
Örneğin, geçenlerde Çağlayangil’in bir anısını nakletmiştik. Bursa milletvekilleri bir uzatmalı jandarma çavuşunun yerinin değiştirilmesini istiyorlar, Vali Çağlayangil “Olmaz!” diyor, Cumhurbaşkanı Celal Bayar da “Bir uzatmalı için, bu kadar milletvekilinin hatırı kırılır mı?” demeye getiriyor, Çağlayangil de “Başka vali gelir, yapar!” deyince, Bayar da “Amma ince demokratmışsın!” diyor.
Bu kadar mı?
Mehmet Arif Demirer’in uyardığı gibi devamı var, Çağlayangil’in anısı şöyle bitiyor:
“Yemek bitti, Bursa’ya döndüm, tayinimi bekliyorum, çıkmadı, Ama rahmetli Bayar iki ay benimle konuşmadı, uzatmalı da yerinde kaldı.”
İşte eksik yazdığımız bu, ekledik oldu.
* * *
BU kabahat bizim, bu ise rahmetli Çağlayangil’in...
Atatürk, 1937’de Elazığ’a geliyor, Çağlayangil Emniyet Müdürü, Atatürk “Yaz çocuk!” diyor Çağlayangil’e:
“Başbakan İsmet Paşa hazretlerine;
Siyasi müsteşarlıklar lağvedilmiştir.”
Mehmet Arif Demirer buna takılmış:
“Atatürk’ün siyasi müsteşarlıkların kaldırılması için Başbakan İsmet İnönü’ye telgraf çekmesine gerek yoktur. Çünkü Başbakan Celal Bayar’dır, o da Elazığ’dadır, Atatürk’ün yanındadır.”
* * *
6-7 Eylül olaylarından sonra değişik yorumlar yapıldı; bunlardan biri de “Londra görüşmeleri”ni baskıya almak, dünya kamuoyuna Türk halkının duygularını anlatmak için, Türk hükümetinin bir gösteri düzenlediği iddiasıydı. Mehmet Arif Demirer bu görüşe şiddetle karşı “6-7 Eylül olaylarını Yunan derin devletinin düzenlediğini” söylüyor.
Bu konu da tartışmaya açık. (xx)
———————
(x) 1- İsterseniz ÇYDD’nin Garanti Bankası Etiler Şubesi 6298640 No’lu YTL hesabına 1 yıllık bağış tutarı olan 400 YTL’yi tek seferde yatırabilirsiniz.
2- bababeniokulagönder.org sitesinden otomatik ödeme talimatı vererek 34 YTL bağış tutarının 1 yıl boyunca her ay hesabınızdan çekilmesini sağlayabilirsiniz.
(xx)demirer@kemalizm1938.org (www.kemalizm1938.org www.dp1946.org) cep: 0532 253 92 77