• Sık kullanılanlara ekle
  • Açılış sayfam yap
  • Sitene ekle
  • RSS
  • Kampanya Sözleşmesi
  • Künye
  • milliyetemlak.com
  • Ara
  • Getir
  • İMKB -0,11
  • EURO2,9560-0,03
  • USD2,1420-0,05
  • ALTIN88,43000,56

Milliyetçi olmak!

01:10 | 24 Eylül 2009

ERMENİSTAN hakkında ne kadar ağır konuşursak o kadar mı milliyetçi oluruz?! Ermenistan’la sorunları çözmek için yol yordam aramak milliyetçiliğe, vatanseverliğe aykırı mıdır?
Kurtuluş Savaşı’nda Yunanla savaştık, barışmasak mıydı?
Benzer soruları Kıbrıs meselesiyle, AB süreciyle, Arap ülkeleriyle ilgili olarak da sorabiliriz.
“Türkün Türkten başka dostu yok” diye düşünmek, hele de Türkiye’yi “düşmanlarla çevrili” bir ülke olarak görmek elbette heyecan vericidir, duygularımızı coşturur...
Fakat iç ve dış sorunlarımızı çağımızda geçerli hangi metotlarla ve nasıl çözebileceğimizi araştırıp politikalar üretmek daha akıllı bir milliyetçilik değil midir?
En azından “uluslararası ilişkiler” diye bir bilim var, değil mi?!

Tarihten dersler
Tarihimizdeki en büyük felaketlerden biri, 1912-1913 Balkan Savaşı’ydı. Ordu savaşacak durumda değildir, subaylar siyasete dalmıştır...
Harbiye Nazırı Mahmut Şevket Paşa askerin siyasetle uğraşmasını neden yasaklayamadığını şöyle anlatır:
“Yasaklamaya kalksaydım mürteci addolunurdum; belki de sürgün edilirdim!”
Çünkü o sırada subayların İttihatçı olması “ilericilik”ti, kimse bu ‘ilericilik hamaseti’ne karşı ağzını açamazdı!
Mahmut Muhtar Paşa da, ‘vatan kurtarmak’ için siyaset yapan subayların halini uzun uzadıya anlatır, “Devlete nizam vermek yerine... ellerindeki erlere iyi talim yaptırmak gerekirdi” diye esef eder.
Ordu bu haldeyken, “üniversite öğrencileri, medrese talebeleri, gençler” İttihatçı militanların örgütlediği mitinglerde “Harp isteriz” diye bağırıyorlar.
Çünkü “dünkü reayamız” Yunan, Bulgar kim oluyordu?!
“Ordu Sofya’ya!”
Kötü bir asker olan Başkumandan Vekili Nazım Paşa bile bu hamasete kapılmıştı!
Yaşlı sadrazam Gazi Ahmet Muhtar Paşa, Doğu Ordusu Kumandanı Abdullah Paşa gibi isimler ordunun halini biliyor, savaşta yenileceğimizi görüyorlardı ama bunu açıklamaları mümkün değildi.
Ve, bir yönüyle gaflet, öbür yönüyle hamaset yüzünden Türkiye 170 bin kilometrekare Balkan toprağını kaybetti! On binlerce Müslüman öldürüldü, sürüldü...
Beş asırlık tarihimizden geriye Balkanlar’da işte Devrim Sevimay’ın görüştüğü birkaç yüz bin Türk kaldı! 

Söz konusu vatansa
Akıl, bilgi, ileri görüş daima hamasetten üstün olmalıdır.
Daha önce de yazdım, Atatürk’ün “Söz konusu olan vatansa, gerisi teferruattır!” diye bir sözü yoktur. Kaldı ki, “Söz konusu olan vatansa”, bilgi, araştırma, itidal, hukuk, diplomasi gibi değerler daha fazla gerekli değil mi?!
Ermenistan’la ilişkilerimizde elbette farklı görüşler olacak. Ama 1918-1921 arasında olanları ve yapılan antlaşmaları iyi incelemeden ve günümüz dünyasında ülkelerin siyasetlerine yön veren dinamikleri görmeden sırf hamasetle dış politika yapmak Türkiye’ye büyük zarar verir.
Kürt meselesinde de, “etnik milliyetçi hareketler”in sosyolojik ve politik nitelikleri hakkında bilgi sahibi olmadan sadece hamasetle davranmak çözüm değil, felaket getirir!
Konulara ilişkin olarak asgari düzeyde bilgi sahibi olmadan hamasi milliyetçilik, hamasi Atatürkçülük, hamasi İslamcılık veya hamasi solculuk yapmak çok heyecan vericidir, coşturur, ağlatır, bağırtır, hatta eylem yaptırır...
Ama akıl ve bilgiden uzaklaştığı oranda zarar verir!
Her fikrin iyisi makul ve bilgili olanıdır.

 

YAZARLARDA ARA

©Copyright 2017 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.