Mehmet Tez

Rock’çılar popçulara yetişti




Dijital platformlardan müzik satışının gelişmesinin, istediğiniz şarkıya kolayca ulaşmak dışında faydaları da var. Elinizde güvenilir istatistiki bilgiler oluyor. Bakın TTnet Müzik’in verilerine göre Türkiye’de neler oluyor


Bir kere en fazla müzik dinlenen (stream edilen) saatler gündüz 11.00-16.00 arasındaki bölüm. Burada da saat 11.00 ve 14.00 grafikte tavan yapıyor. Siz nasıl yorumlarsınız bilmem ama internete en fazla işyerlerinden girildiğini düşünürsek benim gözümde şöyle bir manzara canlanıyor: İşe geliniyor. Bilgisayar açılıyor. Biraz çalışılıyormuş gibi yalandan ekrana bakılıyor. Ardından çay-kahve ile birlikte afyon patladıktan sonra hemen bir şeyler dinleniyor. Saat 14.00 ise öğle yemeğinden dönüş saati. Eh yemek dönüşü dosyalara falan dalmadan bir-iki şarkı stream etmek fena olmaz...
-En fazla dinlenen saatlerde aynı anda yaklaşık 40 bin kişi müzik dinliyor. Hafta sonu ortalaması hafta içine göre daha düşük. Ancak en fazla müzik dinlenen saatler aşağı yukarı aynı. Bunun nedeni insanların cumartesi hatta çoğu zaman pazarları da işe gitmesi olabilir. Hafta sonu 16.00’dan sonra mutlaka bir yerlere gitmek üzere evden çıkılıyor.
-İstatistiklerde cep telefonu / bilgisayar
oranı verilmemiş. O yüzden gezgin dinleyici hakkında bilgi yok.
-TTnet’in yıldızları rock’çılar. TTnet ve Avea Müzik’in altyapı hizmetlerini ve lisanslamasını gerçekleştiren Avrupa Müzik’ten aldığım bilgilere göre dijital platformlarda rock müziğinin popa üstünlük sağladığı görülüyor.
-TTnet tüm zamanlar en fazla dinlenen ilk 30 şarkı
18 milyon 938 bin 429 kez dinlenmiş. En fazla dinlenen şarkı Kıraç’ın. 1 milyon 494 bin 884 kez dinlenmiş.
Bu rakam Serdar Ortaç’ta 897 bin 69, Ferhat Göçer’de 837 bin 278.
-Gelelim rock’çılara. Emre Aydın’ın bir şarkısı 895 bin 810, diğeri 433 bin 80 kez dinlenmiş. Bu rakamlar Gripin’de 496 bin 536, Manga’da 433 bin 80. Yani hem tek tek hem de toplam rakamlara bakıldığında rock’çılar Türkiye’de dijital platformlarda artık popçularla kafa kafaya.
Şimdilik bu istatistiklerle idare edeceğiz.
Nasıl yorumlamak lazım, emin değilim. Türkçe pop öldü mü diyeceğiz? Yoksa rock’ın zaferi mi? Biraz daha düşünelim... 


Kim evetçi,  kim hayırcı?
Bono:  Evet der. Referandumda evet çıkarsa yeni yasama yılı açılışında konser verir.
Christina Aguilera: “Bir daha jartiyer giyip klip çekemem” korkusuyla hayırcı olur.
Madonna: Önce dansçılarına sorar, sonra New York, Londra ve Paris’teki indie ve alternatif müzik alemine danışır. Hangi yanıt modaysa onu vereceğini açıklar.
Beyonce-Jay-Z çifti: Beyonce endişelerini annesine açar, babasıyla da görüştükten sonra hayır der gibi yapar ama net bir açıklamadan kaçınır. Jay-Z şirketlerini düşünür. Aman kriz olmasın der, eveti basar.
Bruce Springsteen: Evete meyilli olsa da sendikaların hayırcı olması kararında ağır basar. İşçi sınıfının “Boss”u hayır der.
Leonard Cohen: “Van münüt” travmasını halen hissetmektedir. Hayır der.
Bob Dylan: “Evet mi hayır mı?” sorusuna yüzünüze bakmadan kendi kendine gitar çalıp mırıldanarak yanıt verir. Yanıt anlaşılmaz.
Shantel-Jay Jay Johansson-DJ Tiesto cephesi: Memlekette neredeyse her ay birer konser veren üçlü ortak hareket etme kararı alır, durmak yok yola devam deyip mührü evete basarlar.
Björk: Evetçi. Ancak son dakikada Güneydoğu meselesine dair açıklamalar yaparak hayırcılara koz verir. BDP ile görüşüp boykotçu da olabilir.
System of a Down: Grup, başbakanın “Önemli olan soy” açıklamasındaki imaya kıl olur, inadına “Hayır” der.
Wyclef Jean: Türkiye’nin Haiti’ye yaptığı yardımlara minnetardır. Soruşturduğunda hükümetin Amerika’yla arasının iyi olduğunu da öğrenir. Evet der.


Hani Kim Bunlar diye bir grup vardı
Flört’ün “Demli” isimli albümü ne zamandır masamda. Bakıp duruyorum, içindeki kitapçığı karıştırıyorum, bu sakallı adamları bir yerlerden hatırlıyorum. Kendime “Kim bunlar?” diye soruyorum. Meğer Kim Bunlar’mış. Kim Bunlar diye çıkan ve adını Flört olarak değiştiren grup. Beatles’vari saç kesimleriyle sallana sallana “Atabarı”nı söyleyen grup. Ne yalan söyleyeyim, önyargılı başladım dinlemeye. Dinledikçe önyargı falan kalmadı. Anadolu funk desem değil ama durumu belki biraz anlatıyor. Ya da şöyle söyleyeyim, Anadolu ezgileri söyeyen bir Cake düşünün. Ricam, önyargısız dinleyin.


İtiraf ediyorum
-Bedük’ün müziği güzel, kendi çok başarılı.
Ama sürekli böbürlenmesi can sıkıyor.
-Yaratıklı klip rüzgarına mesafeliyim. Yeasayer’ın “Madder Red” isimli şarkısına çektiği ucubik bir pet besleyen kızın hikayesini konu alan klibin ardınan MGMT’nin “Congratulations”a çektiği klipte de çölde deveye benzeyen acayip bir yaratık var.
-Yeni bir Bruce Springsteen box set’ine,
derlemesine DVD’sine daha tahammülüm yok.
-Twitter’da 50 Cent’i takip etmeyi seviyorum. En son anneannesi ona çöpleri attırıyor diye dırdır ediyordu.
-Her akşam Sait Faik okumadan uyuyamıyorum. Bazen bir hikaye bin tarih kitabından daha öğretici.