“Son yıllarda en yaygın boşanma sebebi aldatma”

Boşanmaların özellikle son yıllarda artmasının nedeni ne? En çok hangi sebeple boşanılıyor? Tazminat isterken limit gökyüzü müdür? Feryal-Kemal Gülman çiftinin boşanma haberi bu soruları akla getirdi

Feryal-Kemal Gülman çiftinin boşanma haberi yılın en mühim “magazin bombası” olmaya aday. Kemal Gülman’ın eşini 22 yaşında bir genç bir kadınla aldattığı, gençleşme operasyonları için yurt dışına çıktığı iddialarının havada uçuştuğu boşanma davası ile ilgili en çok konuşulan ayrıntı ise şüphesiz Feryal Gülman’ın eşinden talep ettiği 200 milyon liralık tazminat oldu. Ünlüler dünyasında milyonların havada uçuştuğu davaları görmeye alışığız ancak Kemal Gülman’ın avukatı Haluk Burcuoğlu elbette müvekkili ve dava hakkında hiçbir bilgi vermeksizin, “Bunların hepsi masal” diyor ve daha önce avukatlığını yaptığı bir başka Gülman davasını hatırlatıyor: “Benim şimdiye kadar gördüğüm en yüksek tazminat Lemi Gülman davasıydı, o da bozulmuştur. Yargıtay, tabiri caizse paramparça etmiştir kararı.”
Merak ettik, konuyu daha önce ünlü isimlerin boşanma davalarında da görev yapmış, alanında uzman avukatlara sorduk.

“Artık ‘benim şu yaşta sevgilim var’ demek sosyal statü oldu”

ALTIN MİMİR
* Tarafların boşanması yeni bir ev, yeni bir araba, yeni bir buzdolabı vs. demek. Tüketimi canlandırmak adına da bilinçli bir şekilde boşanmanın koşulları kolaylaştırıldı. Eşler arasında özel hayatın mahremiyeti ilkesi ortadan kaldırıldı. Çok enterasandır ülkemizde bununla ilgili bir yasal düzenleme yok ama yargıtay kararları artık eşlerin birbirinin gizli bilgilerini edinmesini suç kapsamından çıkardı. Bu şu demek, evet normalde başkasının telefonunu kontrol etmen, gizli dinlemen suç aslında ama sen bunu eşine yapıyorsan suç değil. Bu aslında olması gereken bir şeydi. Çünkü dört duvar arasında yaşananların kanıtlanabilmesi çok güç.
* Eskiden daha kapalı bir toplum içinde yaşanıyordu. Erkek eşini aldatacağı ikinci kadını bulmakta bile zorlanıyordu. Aile çok kıymetliyken şimdi ikinci plana atılmış durumda. Biz şu an Avrupa’nın 20 yıl önceki sendromunu yaşıyoruz. Tanınmış
ve güçlü erkekler “Benim şu kadar sevgilim var, benim sevgilim bu yaşta, seninki kaç yaşında?” diyerek adeta
bir sosyal statü haline getirdi bunları.
*  Ne zamanki yasalar değişti ve kadının iş dünyasında yer almasa dahi evde yarattığı artı değerlerin o ailenin devamı için bir katkı payı taşıdığı kabul edildi, kadın “Ben boşanınca bu koşulları sürdürebiliyorsam neden devam edeyim bu evliliğe?” demeye başladı.
* Erkek genelde tazminat talep etmek istemiyor. Ama kadın kusurluysa etmelidir. Mesela bir davam vardı; kadın kocasını aldatmış ve deliller sabit. Adam boşanmak istiyor, kadın “Evet, boşanalım ama ben şunu şunu istiyorum” Hem suçlu hem güçlü derler ya...  Durum böyle olunca ben müvekkileme manevi tazminat isteyebileceğini anlattım. 125 bin lira manevi tazminat aldı. Ortalama,
AB grubu bir çiftten söz ediyorum.

“Kocası kanser olduğu için boşanan kadın görmedim”

* Son yıllarda en yaygın boşanma sebebi aldatma. Tahmini söylüyorum bunu ama bizdeki boşanmalarda yüzde 80’den fazlası, kendi baktığım davalarda yüzde 90’dan fazlasında sebep aldatma. Onun dışında kocası kanser oldu veya iflas etti diye boşanan kadın görmedim, karısı kanser oldu diye boşanan erkekler var. Erkekler genelde kaçmayı tercih ediyor. Ama erkekler de aldatılınca karısını boşamak istemiyor. Tam tersi örtbas edilmesini istiyor, muhtemelen sonradan acısını çıkarıyor.

“Kadın 40’lı yaşlara kadar, erkek 40’tan sonra daha çok boşanıyor”

Gözde Egemen
* Yıllar içinde boşanma davaları arttı. 2002 yılında yürürlüğe giren Medeni Kanun’da çiftler arasındaki yasal mal rejimi olarak belirlenen “Edinilmiş Mallara Katılma” rejiminin ve aile konutu uygulamalarının  özellikle kadınların boşandıkları takdirde “beş parasız kalma”, “sokağa atılma” gibi korkularını bir miktar giderdiğini söyleyebiliriz. Artık kadın çalışmasa da evlilik birliği boyunca eşinin çalışarak edindiği mallar üzerinde şartları mevcut ise hak sahibi. Maddi kaygıları olmayan kadınlar ise anlaşamadıkları bir eşle hayata devam etmektense ikinci bir hayat kurmanın daha kolay olacağına çok çabuk karar veriyor artık.
* Boşanma kararını veren ve ilk adımı atan taraf çoğunlukla kadınlar. Yaş da önemli bir değişken; 40’lı yaşlara kadar kadınlar daha kolay karar verirken 40’lı yaşlardan sonra erkeklerin bu defa daha cesur olabildiklerini gözlemliyorum. Nitekim 40 yaşını aşmış pek çok kadın müvekkilim yeni bir yaşam düzeni kurma konusunda endişeliyken erkekler “yaşlılık günlerimi huzur içinde geçirmek istiyorum” diyorlar.
* “Evlilik Birliği’nin Temelinden Sarsılması” eski Medeni Kanun’daki deyişi ile “Şiddetli Geçimsizlik” yaygın ve genel bir boşanma nedenidir. Bunun altında yatan nedenler çok çeşitli olabilir. Fakat ben cinsel sorunlar, şiddet gibi spesifik nedenlerin dışında çiftler arasındaki temel ayrılık nedeninin “anlaşamama ve karşılıklı olarak birbirini anlamama” gibi iletişim sorunları olduğunu düşünüyorum. Bir süre sonra bu sorunlara kaçınılmaz olarak tartışma, psikolojik şiddet ve sıklıkla sadakatsizlik eşlik etmeye başlıyor.
* Tazminatın belirlenmesinde tarafların kusurları, kusurun çeşidi ve ağırlığı ile tarafların sosyo-ekonomik durumları belirleyicidir. Tarafların her ikisinin de evlilik birliğinin sona ermesinde eşit orak kusurlu olduğuna kanaat getirilir ise iki taraf aleyhine de tazminata hükmedilmez. Feryal Gülman-Kemal Gülman çifti örneğinde olduğu gibi çok yüksek ekonomik standarda sahip eşlerin ağır kusurlu olduğunun mahkeme önünde ispat edilmesi halinde astronomik tazminat miktarlarından bahsetmek mümkündür.

Çok konuşulan boşanmalar

 CatherIne Zeta-Jones ve Michael Douglas

En taze boşanma haberi 13 yıl önce evlenen Catherina Zeta-Jones ve Michael Douglas çiftinden geldi. Jones’un eşinde 300 milyon dolar tazminat istediği iddia ediliyor.

 Cem Hakko Bettina Machler

Cem Hakko ile 23 yıllık eşi, üç çocuğunun annesi Bettina Hakko, 2006 yılında boşandı. Bettina Machler, boşanma karşılığı 5 milyon TL nakit, 10 milyon 220 bin liralık şirket hissesi ve
1 milyon 752 bin TL değerinde gayrimülk olmak üzere toplam 17 milyon lira tazminat aldığı söylendi.

Mehmet Ali Erbil Tuğba Coşkun

Beş yıl evli kalan ve bir çocukları olan Mehmet Ali Erbil ve Tuğba Coşkun çiftinin boşanma davası sonrasında Erbil’in eşine, oğlu için iki evin yanı sıra 3 milyon lira para verdiği iddia edildi.

Halit Ergenç Gizem Soysallı

“Binbir Gece” dizisinde şimdiki eşi Bergüzar Korel ile adı aşk dedikodularına karıştıktan sonra Halit Ergenç’in, 16 aylık eşi Gizem Soysallı ile boşandı. Ergenç, Soysallı’ya 225 bin TL tazminat ödediği konuşuldu.

Mehmet Germiyanlıgil Elif Dürüst

Elif Dürüst ile işadamı Mehmet Germiyanlıgil, 10 yıl evli kaldıktan sonra 2006 yılında yollarını ayırdı. Elif Dürüst’ün, bu boşanmanın ardından 2 milyon dolar tazminat aldığı gazetelere yansıdı.

Halis Toprak Ayşe Toprak

İlk eşinden boşanıp kendisinden 54 yaş küçük biriyle evlenen Halis Toprak eleştiri oklarının hedefi olmuştu. İlk eşi Ayşe
Toprak’a 540 bin lira tazminat veren Toprak o yıllar (1988) için rekor sayılabilecek bir rakam ödemiş oldu.

“Eşlerin talep edebilecekleri nafaka, yoksulluk nafakasıdır”

Prof. Dr. Haluk Burcuoğlu
* Birtakım uçuk rakamlar dönüyor, bunların hepsi masaldır. Ancak anlaşmalı boşanma olduğu zaman
100 milyon dolar da olabilir bu rakam, hiç sorun değil. Benim şimdiye kadar gördüğüm en yüksek tazminat Lemi Gülman davasıydı, o da bozulmuştur. Yargıtay tabiri caizse paramparça etmiştir kararı. Gazeteler hâlâ
3.5 milyon dolar tazminattan bahsediyor. Bu yanlış. Lemi’nin de avukatı ben olduğum için bir hatayı düzeltmek adına söylüyorum bunu. Böyle uçuk kaçık rakamlar söyleniyor ama Türkiye’de yaşadığımız çok çabuk unutuluyor. Boşanma ile birlikte maddi-manevi tazminat talep edilebilir, rakamlar yüksek olabilir, doğrudur. Hem kadına hem erkeğe tanınmış bir haktır bu. Boşanma davası sırasında ise tedbir nafakası denilen bir para talep edilebilir; genelde kadın talep eder, “Ben evliyken böyle böyle bir standardım vardı, buna uygun düşen bir nafaka takdir edilsin” diyebilir. Bu rakamın düşük ya da yüksek olması talep edilen eşin durumuna bağlıdır. Tedbir nafakasında kusura bakılmaz. Boşanma kararının kesinleşmesinden sonra eşlerin birbirlerinden talep edebilecekleri nafakanın adı yoksulluk nafakasıdır. Ancak yoksulluk nafakasında bu nafakaya hak kazanacak tarafın eşinden daha kusurlu olmaması gerekiyor.  Burası Türkiye Cumhuriyeti’dir, bana göre yoksulluk nafakası 1500 lira olur en fazla. Ama bizde uçuk rakamlar, talepler: “100 bin lira yoksulluk nafakası istiyorum”...
* Bana bir müvekkil gelip de “500 milyon ya da 1 milyar lira tazminat istiyorum” dese, bir dakika der, oturur düşünürüm. Kendi adıma konuşuyorum tabii. Boşanma davasında maddi-manevi tazminat talep ediyorsanız harç ödemiyorsunuz. Onun için istediğiniz kadar yüksek bir rakam yazabiliyorsunuz, biraz da bu yüzden bu rakamlar çok rahat telaffuz edilebiliyor. Klasik bir alacak davasında 100 milyon lira istiyorsa ona göre mahkeme masrafını yatırmam lazım.
* 1 Ocak 2002’den itibaren yürürlüğe giren yeni Medeni Kanun
ile edinilmiş mallara katılma rejimi getirildi. Eşlerin bu tarihten sonra birbirlerinin elde ettikleri gelirlerde hakkı oluyor. Bu yeni kanun boşanma davalarını yaygınlaştırdı. “Nasılsa garantim var” diye bu davalar daha kolay açılır oldu. Özellikle gençlere baktığım zaman üzülüyorum.
O kadar çok boşanma davası var ki... Belki biraz eski kafalıyım ama ne olursa olsun aile kurumuna saygı duyulması gerektiğini düşünüyorum.
* Bu yeni kanun asıl özellikle Anadolu’daki geliri olmayan, her şeyi kocanın üstlendiği ailelerde uygulanmalı. Diyarbakır’ın Lice ilçesinde kaç tane mal rejiminin tasfiyesi davası olmuştur merak ediyorum. Asıl korunması gereken de onlar. Ama ne yazık ki daha çok Batı’da kullanılıyor.