23.08.2018 01:30 | Son Güncelleme:

‘ABD yargıyı yok sayamaz’

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın, ABD ulusal güvenlik Danışmanı John Bolton’un ifadelerine verdiği yanıtta, Rahip Brunson davasının devam ettiğini hatırlatarak “ABD’nin yargı sürecini yok sayarak bir takım taleplerde bulunması kabul edilemez” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Reuters’a yaptığı açıklamada ABD ulusal güvenlik Danışmanı John Bolton’un sözlerine yanıt verdi. Kalın şunları söyledi:

YARGI SÜRECİ DEVAM EDİYOR: Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Rahip Brunson davası da hukuki bir davadır. ABD’nin yargı sürecini yok sayarak bir takım taleplerde bulunması kabul edilemez. ABD kendi ülkesinde yapamadığını bir başka ülkeden talep edemez. Her fırsatta yargı bağımsızlığı konusunda Türkiye’ye ve başka ülkelere tavsiyelerde bulunan, hatta onları töhmet altında bulunduran ABD’nin devam eden bir yargı süreci hakkında keyfi yorum ve taleplerde bulunması dikkate değer bir durumdur. Bir kişinin rahip yahut din adamı olması, tek başına suçsuz ve masum olması için yeterli bir karine değildir. Karar merci yargıdır ve ABD dahil herkes Türk yargısının vereceği karara saygı duymak zorundadır.

KÜRESEL BİR SORUN: Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla’nın, FETÖ’nün bir kumpası olarak görülen dava sonucunda haksız bir şekilde ceza aldığını herkes bilmektedir. Halkbank’a yönelik bir takım haksız ve mesnetsiz suçlamaların gündeme getirilmesi ve bu kamu bankamızın yıpratılmak istenmesi de kabul edilemez. Burada amacın İran yaptırımlarıyla ilgili hakikatlerin ortaya çıkartılmak olmadığı, tersine saygın kurum ve kişilerin itibarsızlaştırılması ve haksız cezalar kesilmek istendiği anlaşılmaktadır. Bolton’ın Türkiye’deki ekonomik durum ve Katar’ın yatırım kararıyla ilgili söyledikleri daha vahim bir durumu işaret etmektedir. Trump yönetimi bugüne kadar Meksika, Kanada, Küba, Çin, Rusya, İran, AB, Almanya ve diğer ülkelerle benzer çatışmalara girmiş ve ticaret, vergi ve yaptırım gibi unsurları küresel bir ticaret savaşı başlatmak için kullanmak niyetinde olduğunu göstermiştir. Oysa bu yaklaşım serbest piyasa kurallarına aykırı olduğu gibi vergi kararları Dünya Ticaret Örgütü’nün kurallarına da aykırıdır. Bu yüzden Türkiye, Hindistan, Çin Halk Cumhuriyeti, İsviçre, Norveç, Kanada, Rusya, Meksika ve Avrupa Birliği çelik ve alüminyum ürünlerine ek vergi koyan ABD’yi Uluslararası Ticaret Mahkemesi’ne şikayet etti. Dolayısıyla ortada küresel bir sorun var.

SESSİZ KALMAMIZ BEKLENEMEZ: Türkiye ile ABD arasında yaşanan sorun, Trump yönetiminin dünya ile yaşadığı sorunların bir parçası olarak ortaya çıkmıştır. Türkiye’nin kimseyle ekonomik bir savaş başlatmak gibi bir niyeti yoktur. Fakat kendi ekonomisine ve yargısına yönelik saldırılara sessiz kalması beklenemez. Türkiye yasaklayıcı ve cezalandırıcı yaklaşımlara karşı dünyayla birlike hareket edecek ve ulusal çıkarlarına her zeminde sahip çıkacaktır. Son dönemde Türkiye’ye destek olmak için yapılan açıklamalar ülkemizin doğru yolda olduğunu göstermektedir.

MÜTTEFİKLİĞE SIĞMAZ: Almanya, Fransa, İtalya, Rusya, Çin ve İran gibi ülkelerin yaptığı destek açıklamaları da önemlidir. Türk lirasına yönelik saldırıları bertaraf etmek için atılan adımlar netice vermiştir. Hazine ve Maliye bakanlığımız ve ilgili kurumlarımız bu alanda tedbirler almaya ve ekonomimizi rahatlatmaya devam edecektir. Bu tür siyasi, hukuki ve ekonomik tavırlar müttefiklik ruhuna sığmaz. Bunlar NATO’nun kuruluş ilkelerine de aykırıdır. Nitekim pek çok NATO ülkesi de ABD yönetiminin bu tutumundan rahatsız olduğunu açıkça ifade etmektedir.

Bu habere ifade bırak
  • 0Mutluyum
  • 0Şaşkınım
  • 0Kararsızım
  • 0Kızgınım
  • 0Üzgünüm
Toplam Oy0