Kadınlarda adet baskılama ile ilgili yanlış bilinen gerçekler hakkında bilgiler vererek, adet baskılama ilaçlarının doktor kontrolünde kullanıldığı müddetçe zararlı etkilerinin bulunmadığını belirten Yrd. Doç. Dr. Tijen Ataçağ, "Çeşitli yöntemlerle, adet kanama miktarımızı azaltabilir, erteleyebilir veya geciktirebiliriz. Bu yöntemlerin emniyetli oluşu ve kullanım kolaylığı nedeniyle kadınlar için cazip hale gelmişlerdir. Uzun süreli hormonal kontraseptifleri kullanmakla kişi daha az adet göreceğinden, adet dönemi ile ilgili baş ağrısı, halsizlik, şişkinlik, kasık ve karın ağrıları gibi sıkıntıları da daha az yaşamış olacaktır" dedi.

Günümüzün Modern Kadını Risk Altında

"Günümüzün modern kadını, önceki jenerasyonlara göre, daha fazla adet görmektedir" diyen Yrd. Doç. Dr. Tijen Ataçağ, "Bunun sebebi adet görmeye daha erken yaşta başlaması, daha az gebelik geçirmesi, daha az emzirmesi ve menopoza daha geç girmesidir. Bu sık ve düzenli ovülasyon, kadınlar için endometriyozis ve over kanseri gibi hastalıklara yakalanma yönünden risk oluşturmaktadır" ifadelerini kullandı.

Her Ay Adet Olmanın Sağlığa Olumlu Yönde Faydası Yok

Ayrıca Yrd. Doç. Dr. Ataçay, "Yapılan çalışmalar, kadınların her ay adet görmesinin, sağlıklarına pozitif bir etki yapmadığı yönündedir" de diyerek, "Tatile, iş gezisine, kampa veya önemli bir göreve giderken veya düğün, nişan, sınav gibi çok özel günlerimizde özellikle adet görmek istemeyiz. Özellikle genç ergenler adetlerini baskılayarak okul dönemlerinde daha rahat olabilirler.

Bu hormonal yöntemler bırakıldıktan sonra fertilite geri dönecektir. Geciktirici haplar kısırlığa neden olmazlar. Bu ilaçlar ağızdan alınabilirler, bant şeklinde, spiral olarak veya enjeksiyon şeklinde de kullanılabilirler. Unutulmaması gereken, tedavinin her zaman kişiye özel olduğu ve bu konuda uzman bir doktordan yardım alınması gerektiğidir" şeklinde açıklamalarında bulundu.

Adetlerin Baskılanmasının Sağladığı Kazançlar

Adetlerin baskılanmasının sağladığı kazançları da anlatan Yrd. Doç. Dr. Ataçay, "Kanama miktarı ile sıklığında ve hormonal dalgalanmalarda, endometriyum ve over kanseri risklerinde, aşırı fazla kanamalarda azalma, dismenore, ağrılı adet tedavisinde, kanama diyatezi olan kişilerde aneminin tedavi ve önlenmesinde, miyomlara bağlı aşırı kanamaların kontrolünde etkili, endometriyozise bağlı ağrılarda kontrol sağlama, menstrüasyona bağlı baş ağrılarının önlenmesini sağlama, premenstrüel sendromun semptomlarını kontrol etmede yardımcıdır" dedi.