03.08.2018 - 01:30 | Son Güncelleme: 03.08.2018-1:30 A-A+
ozay.sendir@milliyet.com.tr
TÜM YAZILARI

ADI CEM YILMAZ DA OLSA BABA, BABADIR



Cem Yılmaz, oğlu için dün Bodrum’da bir doğum günü partisi düzenledi. Gazetelere göre, Yılmaz’ın partiye eski eşi ve Kemal’in annesi Ahu Yağtu’yu çağırmasına, Defne Samyeli bozulmuş, ikili arasında ilk gerginlik yaşanmış, vesaire...
Her ikisi de bir çocuğun doğum gününde anne ve babasıyla birlikte olmak isteyeceğini bilecek kadar yaşam tecrübesine sahip insanlar. Bu konuyu Cem Yılmaz ve Defne Samyeli özelinden konuşmak kolaycılık olur.
Bir sürü boşanmış anne ve baba, çocuklarının özel günlerinde benzer sorunlar yaşıyor. 


Ya boşanmış eşlerden     birinin hayatındaki yeni kişi ya da boşanma sürecinde yaşananlardan dolayı taraflardan biri, diğerinin ailesiyle aynı ortamda olmak istemiyor.
Kimse kusura bakmasın, böyle zamanlarda ‘Önce çocuğun mutluluğu’ diyenlerdenim.
Doğum günü olan çocuk, hele de yaşı küçükse, pastasındaki mumları üflediği an, bir yanında annesi, diğer yanında da babası olsun ister.
O birlikte mumları üfleme anı, sadece şimdiki zamana dair mutluluk vermez çocuğa...
Uzun yıllar sonra doğum gününde çekilen fotoğraflara bakarken, boşanmış da olsalar, anne ve babasının ona duydukları sevgiden dolayı birlikte durabildiklerini görür, tekrar mutlu olur.
Ebeveynlerin asıl görevi, çocuklarına ileride de mutlu olacağı anılar bırakmak değil midir zaten?
Böyle zamanlarda boşanmış eşlerden birinin kıskançlık sorunu çıkarması, çok karşılaşılaşılan bir durum.  
Bitmiş bitmiştir, ne yapsanız tekrar canlanmaz, bitmediyse de bitmemiştir, doğum günü olmasa da “Seni rüyamda gördüm” yalanıyla açılacak bir telefon bile, yeniden başlamanın işareti olabilir.
Sonuç mu? Adı Cem Yılmaz olsa da baba, babadır ve en çok çocuğunun mutluluğunu düşünür, düşünmelidir de zaten...
Samyeli de bir anne ve böyle bir organizasyon için ergen tepkileri vermeyecek kadar akıllı bir kadın.
Biz onları bırakalım, çevremizdeki, anne-babası boşanmış çocuklara, kendi bencil yanımız yüzünden yaşattığımız hayal kırıklıklarını düşünelim...

Bu fotoğrafın nesi güzel? 

Arzum Onan ve Mehmet Aslantuğ, sevdiğim, sohbetlerinden keyif aldığım bir çift... Çarşamba günü sosyal medyada 22’nci yıl dönümlerine dair kareler paylaştılar. Gördüğünüz fotoğraf özellikle çok etkiledi beni. 
Onan’ın kameraya bakmak yerine hayat yoldaşına bakışı, gözündeki sevgi... Ne yalan söyleyeyim, özlemişim, objektife bakmak yerine karşısındakine bakan çift fotoğrafını... 

Bu kadar acımasızlık fazla ama...

Şu son bir haftanın haberlerine bakıyorum.
Önce Hadise’nin annesinin intihar girişimi...    
Bir insanın intihar teşebbüsünde bulunması demek, ruh sağlığının yerinde olmaması demektir.
Böyle hassas bir konu medyaya ifşa edildiğinde, olay ve gerekçeler haber olduğunda, sağlıklı olmayan bir ruhun üzerinde tepinmek gibi bir acımasızlığa dönüyor iş.
O haberi sızdıran Nur Yerlitaş’ın yaptığı şey ayıp etmekten öte bir davranış.
Bir diğer mesele, hamilelik ve bebek kaybetme iddiaları.
Bu zincirin son halkası Sinem Kobal oldu, bebeğini kaybettiği iddia edildi. Tıpkı intihar örneğinde olduğu gibi, bu da son derece özel bir durum. Haber doğruysa, bebeğini kaybetmiş bir kadının o an yaşadığı travmayı düşünün.
Ya da diyelim ki Kobal hamile ve bebeği karnında ya da hamile kalmak istiyor ama kalamıyor, hepsi ayrı senaryo, aynı dert...
Bazı şeyler vardır ki, yazıp çizerken, iki kere dikkat etmek gerekir. İntihar da, bebek düşürmek de bu kapsama giren konular...

Sibel Kekilli ve ‘Almancılar’...

Futbolcu Mesut Özil’in ırkçılık isyanına, sinema oyuncusu Sibel Kekilli de katıldı.
Peki Almanlar, Türk kökenlilere ayrımcılık yapıyor da, biz Almanya’da çalışan insanlara ayrımcılık yapmıyor muyuz?
Yıllarca filmlerde elinde teyp, altında Mercedes araba ve tüylü şapkayla canlandırdık onları.
‘Mark kazanıyorlar’ diye alışverişe gittiklerinde, fiyatların nasıl şişirildiğini görmedi mi o insanlar?
Plajda, sitede, alışveriş merkezinde, o insanlara dudak bükenler olmadı mı?
Rahmetli Cem Karaca’nın 1987’de piyasaya çıkan albümünde ‘Almancılar’ diye bir şarkı vardır.
Parçanın sözleri şöyle bitiyor: “Canım memleket bize Almancı diyor...”
Bence durup, bir daha düşünmemiz lazım.

Bilgi YarışmasıÜstten sağa doğru eğik olan basım harflerinin adı hangisidir?
Aradığınız
Evi Hemen
Bulun!
araDetaylı Ara
©Copyright 2015 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.