12.07.2018 01:30 | Son Güncelleme:
Ferit Zengin-İstanbul

‘Adnan Oktar Örgütü’ne şafak operasyonu! 30 suç dosyası

Operasyonda gözaltına alınan Adnan Oktar ve ‘kendisine tabi’ 235 zanlı hakkında ‘casusluk’tan ‘reşit olmayan kişilere cinsel istismar’ suçlamasına kadar 30 dosya bulunuyor

İstanbul merkez olmak üzere 4 ilde düzenlenen operasyonlarda kamuoyu tarafından ‘Adnan Hoca’ olarak bilinen Adnan Oktar ve kendisine tabi 172  kişi yakalanarak gözaltına alındı. Polisten kaçmaya çalışırken Sarıyer’de kovalamaca sonucu yakalanan Oktar ile birlikte Oktay Babuna ve Didem Ürer de gözaltına alındı. Savcılıkta şüpheliler ile ilgili ‘Siyasi ve askeri casusluk’tan ‘Reşit olmayana cinsel istismar’ suçlamasına kadar 30 ayrı suç dosyası bulunuyor.

'KARA PARA' İHBARIYLA

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerinin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde 2 yıl önce başlattığı soruşturmanın, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan bir kara para raporu ile başladığı öğrenildi. Polis, suç örgütü olduğu öne sürülen Adnan Oktar grubunu aylarca teknik ve fiziki takiple izlemeye aldı. Yapılan çalışmalarda, aralarında Adnan Oktar, Oktar Babuna ve yaptıkları televizyon programında ‘Kedicik’ olarak tanınan kadınların da bulunduğu 235 ismin örgütsel yapı içerisinde hareket edip, 30 ayrı ve değişik suç olayını gerçekleştirdiği tespit edildi.

106’SI KADIN ZANLI

106’sının kadın olduğu öğrenilen 235 şüphelinin gözaltına alınması için ekipler dün sabah   harekete geçti. İstanbul, Ankara, Antalya ve Muğla’da 120 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlara Özel Harekat Şube Müdürlüğü, Deniz Polisi ve Havacılık Şube Müdürlüğü de destek verdi.

POLİSLER KOVALADI

Polis ekipleri, Adnan Oktar, Oktar Babuna ve ‘Kedicik’ olarak isim yapan Didem Ürer’in de aralarında bulunduğu 172 şüpheliyi gözaltına aldı. Yakalananlar arasında Oktar’ın avukatlarının da bulunduğu öğrenildi. Oktar’ın gözaltına alınma sırasında polisle kovalamaca yaşadığı öğrenildi. Polisler, Oktar’ın Üsküdar Çengelköy’deki villasına baskın yaptı. Bu sırada dışarıdan gelen Oktar, ekipleri fark edince aracıyla kaçmaya başladı. Polislerin peşine düştüğü Adnan Oktar, Sarıyer’de son bulan kovalamaca sonrasında yakalandı.

ÇOK SAYIDA CİNSEL SALDIRI ŞİKAYETİ

Adnan Oktar ve grubuna yönelik soruşturmayla ilgili dosyada, çok sayıda tecavüz suçlaması olduğu öne sürüldü. Tecavüz mağdurları arasında 11 yaşındaki çocuklardan 40 yaşındaki kadınlara çok sayıda ismin olduğu öğrenildi. Şüpheliler hakkında şu suçlamalarla 30 dosya hazırlandı:

- Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak.
- Çocukların cinsel istismarı.
- Cinsel saldırı.
- Reşit olmayanla cinsel ilişki.
- Çocuk kaçırılması veya alıkonulması.
- Cinsel taciz.
- Şantaj.
- Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma.
- Dini inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle dolandırıcılık.
- Suçtan kaynaklı mal varlığını aklama.
- Özel hayatın gizliliğini ihlal.
- Resmi belgede sahtecilik.
- Terörle mücadele kanununa muhalefet.
- Tehdit, cebir, iftira, hakaret, suç uydurma, yalan tanıklık, eziyet.
- Halkı askerlikten soğutma.
- Nitelikli dolandırıcılık ve rüşvet.
- Kaçakçılıkla mücadele kanununa muhalefet.
- Vergi kanununa muhalefet.
- Eğitim hakkının engellenmesi.
- Kişisel verilerin kaydedilmesi.
- Siyasi hakların kullanılmasını engelleme.
- Kadına şiddetin önlenmesine dair kanuna muhalefet.

CASUSLUK İDDİASI

Adnan Oktar ve grubuna yönelik suçlamalar arasında ‘Siyasi ve askeri casusluk’ olduğu da öğrenildi. Kendisini ‘cemaat’ olarak tanıtan yapının bazı ülkelere siyasi bilgi sattığı öne sürülürken, Oktar’ın bu işi para karşılığında kiraladığı iki Azeri hacker ile gerçekleştirdiği iddia edildi. Azeri hackerlara, hedefindeki kişilerin bilgilerini elde etmek için internet hesaplarını kırdıran Oktar’ın sonra bu bilgileri, İsrail haber alma teşkilatı MOSSAD mensubu bir İsrailli milletvekili üzerinden MOSSAD’a sattığı ileri sürüldü. Polisin görüntüyle kayda aldığı ilişkide, Oktar’ın İsrailli milletvekiliyle İstanbul’da geçen yıl birkaç kez gizli görüşmeler yaptığı ve yüksek meblağlar üzerinden 2 hackerla temin ettiği bilgileri MOSSAD’a sattığı, soruşturmayı yürüten makamlarca iddia ediliyor. Araştırma ve soruşturmalarda yapıya başta İsrail olmak üzere yurt dışından yüklü miktarlarda para transferleri yapıldığı da öne sürülüyor.

MAL VARLIĞINA EL KONULDU

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talebi üzerine, sulh ceza hakimliğince şüphelilerin mal varlıklarına el konulmasına hükmedildi. Hakimlik, ayrıca arama yapılan yerlerde ele geçirilen kıymetli her türlü mal ve eşya hakkında da kazanç müsaderesine tabi olabileceği gerekçesiyle el koyma kararı verdi. El konulanlar arasında Oktar’ın villasının bahçesinde ve garajında yer alan çoğu lüks 16 araç da var. Ayrıca yapıya ait dernek, vakıf ve şirketlere de kayyum atandı. Örgütün milyonlarca liralık kara parayı yönettiği iddia ediliyor. Adreslerde ele geçirilen tarihi eserler de emniyete getirildi. Çok sayıdaki tarihi eserin Adnan Oktar’ın Çengelköy’deki evi ile Ümraniye’deki bir depoda bulunduğu belirtildi. Adreslerdeki dijital verilere de el konuldu.

DAHA ÖNCE İKİ KEZ TUTUKLANDI

Son dönemde bir grup kadınla yaptığı TV yayınlarıyla gündeme gelen Adnan Oktar’a (62) kamuoyu 30 yıldır aşina. 1987’de ‘Harun Yahya’ takma adıyla ‘Yahudilik - Masonluk’ isimli bir kitap yazan Oktar, bu kitabı yüzünden 9 ay cezaevinde kaldı. Sonra ‘şizofreni’ teşhisi ile Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde 10 ay yattı.

Manken suçlamıştı

‘İslami yaradılış’ adını verdiği teoriyi savunan ve Darwin’in evrim teorisini çürüttüğünü öne süren Adnan Oktar, manken Ebru Şimşek’in kendisiyle ilişki kurmaya zorlandığına yönelik suçlamaları üzerine 1999’da da tutuklandı.

DGM’de ‘suç örgütü kurmak’tan yargılanan Oktar, yıllar sonra davanın zaman aşımından düşmesiyle kurtuldu. İç mimari, felsefe ve tarih bölümlerindeki eğitimlerini yarım bırakan Oktar, üniversite döneminde Said-i Nursi öğretileriyle hareket edip, tebliğler dağıttığını söylemişti.

BABUNA DA GÖZALTINA

‘Mürit’ denilen bazı kişilerin aileleri 1990’larda Adnan Oktar’ın kendilerinden para istediğini söylemişti. O dönemin en ünlü müridi Dr. Oktar Babuna’ydı. Babuna’nın ünlü jinekoloji profesörü babası Cevat Babuna, iki kızıyla oğlunu yapılanmaya kaptırdığını ve Adnan Oktar’ın çocuklarının beynini yıkadığını söylemişti.

İlik kampanyası

Dünkü operasyonda gözaltına alınan Oktar Babuna’nın adı 1999’da ilik kampanyasıyla duyulmuştu. Dr. Oktar Babuna, kan kanseri olduğu gerekçesiyle kendisine uygun ilik bulunması için gazetelere ilan verince, Türkiye çapında kampanya başlatılmıştı. Uygun iliği bulmak için aralarında ünlülerin de olduğu 160 bin kişiden kan örneği alınmış ama bunların 120 bini kaybolmuştu.

Bundan dolayı yargılanan Oktar Babuna’nın babası, Adnan Oktar’ı suçlamıştı. Bunun üzerine Oktar Babuna da babasına “Organ kaçakçısı” demişti.

Baba - oğul bu nedenle davalık olmuştu. Cevat Babuna 2017’de öldüğünde oğluyla dargındı.

İLİŞKİLİ HABER

'TÜRKİYE ŞAŞIRACAK'

Adnan Oktar grubundan 2017’de ayrılan Ceylan Özgül, “Bu örgütün iç yüzü pislik dolu. Küçük kızlar burada tacize uğruyorlar. Defalarca tecavüze uğrayanlar var. Bu konular açıldıkça halk hangi pisliklerden kurtulduğunu sokaklarımızın neden temizlendiğini daha iyi anlayacak. Bunlar teker teker ortaya çıkınca, Türk halkı gerçekten çok şaşıracak” dedi.

Bu habere ifade bırak
  • 3Mutluyum
  • 0Şaşkınım
  • 0Kararsızım
  • 0Kızgınım
  • 0Üzgünüm
Toplam Oy3