Afrika’nın yükselen yıldızı: Ruanda

Afrika denince akla yıllarca sömürülen, dünyanın en fakir kıtası akla geliyor. Geçmişten günümüze çeşitli sebeplerden ötürü bu fakirliğe maruz bırakılan Afrika’nın son yıllarda yükselen bir yıldızı var; Ruanda. Peki bu başarının ardında ne var? Gelin birlikte bakalım

Afrika’nın yükselen yıldızı: Ruanda

Afrika, özellikle coğrafi keşiflerden sonra Avrupa tarafından en çok sömürülen kıtalardan birisi oldu. Altın, elmas, kömür madenleri, limanları sömürgeci devletlerin iştahını kabarttı. Sadece toprakları değil insanları da köle olarak kullanıldı. Ancak İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra özgürleşme dalgası Afrika’yı da vurdu ve birçok ülke bağımsızlığını ilan etti. Bağımsız olmakla her şey güllük gülistanlık olmadı. Sömürgeci ülkelerin elleri, dolaylı yolla da olsa Afrika ülkelerinin üzerindeydi. İşte bu ülkelerden biri de Ruanda.

Ruanda, 1890’da Almanya sömürgesine giriyor. Birinci Dünya Savaşı sonrası Ruanda’nın yönetimi Belçikalılara geçiyor. Büyük dramlar yaşanıyor Belçika idaresinde. Yaşanan soykırım, Tutsi – Hutu iç savaşı gibi birçok olay yaşanmıştır.

Nüfus yoğunluğunun en fazla olduğu ülke

Kilometrekareye düşen 440 kişiyle Ruanda, Afrika kıtasının nüfus yoğunluğu en fazla olan ülkesi konumunda. Başkent Kigali'de yaklaşık 1 milyon 300 bin kişi yaşıyor.

Bu büyük nüfus yoğunluğu olan ülke 2000’lerde itibaren ekonomik alanda çıkışa başladı. Tarım ve hayvancılık yanında madencilik ve turizm alanında da adını duyuruyor. Afrika’nın bu ilginç ülkesi gezginlerin ilgi odağı oldu.

 

Kahve içerken dikkat edin

Kahve içerken hiç dikkat ettiniz mi nereye ait olduğunu? Guatemala, Sumatra gibi yerlerin yanında Ruanda da adından söz ettiriyor. Tadıyla ve kokusuyla kendine takipçi kitlesi edindi. Bunun yanında çayları da çok ünlü.  

Ruanda son 17 yılda yaptığı ticari reformların faydasını görmeye başladı. Dünya Bankası’nın bile takdirini kazanan bu Afrika ülkesi yakın gelecekte geçmişin acı izlerini tamamen sileceğe benziyor.

selcuk.bulut@milliyet.com.tr

Bu makaleye ifade bırak