Bebeklerin ağlaması ile sayfalarca yazılabilir; ancak bugün pratik kısa notlar paylaşmak istiyorum sizlerle:

-Bebeğin ağlaması bir lisandır. Doğumdan sonraki ilk günlerde bu lisan yabancı gelebilir. Bebeği dinleyip ona cevap verdikçe, ne demek istediğini daha iyi anlarız.

-Bebek için ağlamak bir bağlanma aracıdır. Bebek ağladığında aslında bize “Bir şeyler kötü gidiyor, bunu düzelt” demek ister. Bebekler, ebeveynleri cevap verince genelde ağlamayı keserler. Bu da bağlanmayı sağlayan özelliklerden biridir. Bebeği ile iyi bağlanan bir anne, bir sorun olduğuna işaret eden ilk sinyalde daha bebeğin ağlamasına fırsat vermeden ona cevap verir.

-Bebeğin ağlaması bir aldatmaca değil, bir iletişim şeklidir. “Şımarıklığından ağlıyor” gibi bir kavram 0-2 yaş arasında geçerli değildir.  Bebekler iletişim kurmak için ağlarlar. Amaçları kontrolü ele geçirmek değil, iletişim kurmaktır.

-Bebeğin ağlama öncesi verdiği sinyalleri iyi takip etmek gerekir. Bebekler çok endişelendiklerinde ağlarlar. Bebek ağlamadan önce yetişkinlerin onu rahatlatmasına ihtiyaç duyduğunu gösteren sinyaller verir, endişeyle bakar, kollarını çırpar, dudaklarını titretir vs… Ağlama öncesi verilen bu sinyallere yanıt verirseniz, bebek ilgi görmek için her zaman ağlamasına gerek olmadığını öğrenir. Bu durum, ağlamaları hızla kırmızı alarm seviyesine yükselen ve sakinleşmesi zor olan bebekler için geçerlidir.

-Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, bebeğin ağlamasına erken cevap vermek, daha az ağlamak anlamına gelir. Bir anne, ilk 6 aylık dönemde bebeğin ağlamasını ne kadar çok göz ardı ederse, bebek ikinci 6 ayda o kadar çok ağlayacaktır.

-Bebekler ağlamaya bırakılmalı mıdır? Hayır! Bebek ağladığında ihtiyacını gidermezsek, bebek yalnız kalır, depresif kişiliğin temelleri atılır. Bebeğin ağlaması, kırılması gereken bir alışkanlık değildir. Ağlamak, ihtiyaçtır. Bebeğin ağlaması, ihtiyacı giderilmediği sürece durmayacaktır.  Bebeğin sakinleşmesi için destek olmazsak 2 şey olur: 1-Bebek çaresizlik içinde birilerinin duyacağı umudu ile daha yüksek sesle ağlar. 2- Bebek vazgeçer, kendini güçsüz ve değersiz hisseder, ihtiyaçlarının kimsenin umurunda olmadığını düşünür. En kötüsü, insanlara olan güvenini kaybeder. Bu da ilerleyen zamanlarda kuracağı ilişkilerde güvensizliğin temelini oluşturur.

-Bebeğiniz onu sakinleştirmek için çaba göstermenize rağmen çok ağlıyorsa, fiziksel nedenleri araştırın. Reflü, alerji, kulak ağrısı gibi nedenler çok ağlamaya neden olabilir

-Bazen annelerin biraz uzaklaşması gerekir. Bebeği iyice besledikten sonra onu babasına bırakmayı deneyebilirsiniz. Babalar genelde ağlayan bebekler konusunda şaşırtıcı derecede daha sabırlıdırlar. Babasının kollarında ağlayan bir bebek tek başına ağlamadığını bilir.

Yazar: Uzman Klinik Psikolog, Psikoterapist İpek Gökozan

www.ipekgokozan.com

Instagram: @psikologipekgokozan

Kaynak: Doğal Ebeveynlik, Dr. William Sears ve Martha Sears