Noktalama işaretlerinin ilginç bir tarihçesi var: İlk kez Eski Yunan’da, okuma parçaları arasına “ayırmalar” adı altında bazı işaretlerin konulmasıyla başlıyor. Ama, alışılmamış olan bu ayırma işaretleri, ne yazık ki ilgi görmüyor. Daha sonra, MÖ III. yüzyıl başlarında İstanbullu Aleksandr adlı bir gramerci çıkıyor, sistemli ve özenli bir çalışma sonucunda virgül ve noktalı virgül işaretlerini buluyor.
Edebiyatımızda ilk kez noktalama işaretlerinin kullanımı, Şinasi’nin eğitim için gittiği Fransa’da bu işaretleri öğrenmesi ve dönüşünde “Şair Evlenmesi” adlı kitabında üç nokta, dört-beş virgül kullanmasıyla başlıyor. Ondan sonra Tevfik Fikret ile Halit Ziya bu konunun üzerine önemle eğilip gelişimini sağlıyorlar. Ve o zamanlar bu işaretleri en doğru biçimde ve yerinde kullananlar arasında, değerli öykücümüz Ömer Seyfettin geliyor.
* * *
Virgül işaretini ilk kez bulup kullanan kişi bir İstanbullu olduğuna göre, herkesten daha çok bizim bu işaretleri iyi öğrenip kullanmamız gerekiyor.
Öğrencilik dönemlerimde benim de bu işi iyi kıvıramadığımı bildiğim için, sonraları bu işi siz arkadaşlarıma daha iyi öğretebilmek amacıyla, biraz da oyun gibi düşünüp, “Tekir Noktalama İşaretleri Öğretiyor” adlı bir kitap yazmış, kitaba hiç noktalama işareti koymayıp, okurların noktalama işaretlerini koymasını istemiştim.
* * *
Bana gelen mektuplara bakıyorum da, çoğu arkadaşımın bu işaretleri yeterince önemsemediğini görüyorum. Benden söylemesi: “Noktalama işaretlerini iyi kullanamayanlar, söylemek istediklerini hiçbir zaman karşılarındakilere doğru dürüst anlatamazlar.” Bu herkes için geçerlidir.
* * *
Yeri gelmişken, noktalama işaretleriyle ilgili ünlü bir öyküyü de size anlatayım; üstelik dedikodu olmasın diye açıkça ad kullanmadan:
Ünlü bir yazar, her hafta bir dergiye yazı gönderir ve yazısının sonuna şu satırları eklermiş: “Kusura bakmayın, yazımı yetiştirebilmek için, yine noktalama işaretlerini koyamadım...”
Bir-iki derken, dergi yönetmeninin canı bu işe öyle sıkılmış ki... Nasıl sıkılmasın? Bir yazar da bu işi yeterince önemsemez ve beceremezse kim becerir?.. Tutmuş, yazara şöyle kısa bir mektup yazmış:
“Sayın Yazar,
Yazınızı aldık. Çok teşekkür ederiz.
Yine işinizin çokluğu nedeniyle noktalama işaretlerini koyamamışsınız. Sizden ricamız, önümüzdeki ay siz noktalama işaretleri gönderin. Yazıyı biz yazarız.
Saygılarımızla,
Hoşça kalın.
Editör”
Bul

Her yerde kar var!