“Aile toplumun temeli, yapıtaşı” Daha ilkokul sıralarında öğrendiğimiz bu cümleleri unutmamışsınızdır ama benim tasvirlemek istediğim kafamdaki resim... Bazı terimlerden bahsedince benim aklımda resimler canlanıyor, sizinde oluyor mu?
 
Mesela aile deyince aklımdaki resim sıcak ve huzurlu bir evde çocukların şen kahkahalarla koşturduğu annenin babanın köşelerinde oturup meyve yedikleri belki de eski türk filmlerinden bir sahne gibi... Nedense günümüzden bir kare değil aklımdaki... O kadar çok boşanma haberi aldım ki geçtiğimiz yıl, özellikle medya sektöründe olup evli kalmayı başarabilen arkadaşlarım maalesef çok az. Sizin aile dendiğinde düşüncelerinizde oluşan kare nedir?
 
Evleniyor olmak, aşık olduğunuz kişiyle birlikte yaşamak, yuva kuruyor olmak, aile yapmadığına inanıyorum çiftleri... Hep duyarız ya insanlar arası ilişkilerde de, sıkça yapılan paylaşımlar, uzunca geçirilen vakitler sonrasında “Aile gibi olduk” Cümlesini. aile olmak demek kendini ait hissediyor olabilmek, aidiyet hissinin zirve yapması, ve sorumluluk almayı baştan kabul etmek bence.
 
Çok şükür ki bu aidiyet duygusunu 7 senedir (Özellikle kızımız olduktan sonra daha da fazla) hissedebiliyorum .. Çok uzun zaman değil 7 yıl, hem yarın ne olacağını kimse bilemez diye düşünüyor olabilirsiniz . Haklısınız, herşey insanlar için bugün gülüyorsak yarın ağlayabiliriz, yada tam tersi bugün ağlıyorsak yarın gülebiliriz.Hepimizin zorlu dönemleri var bu hayatta ama hepimiz adına dilerim ki  bu zorlu virajlar aile kurumumuzu zedelemez, yaralamaz çünkü eşinizle hayatı paylaşıyor olmak ve üzerine birde birlikte bir çocuk yetiştirip, onun büyümesini adım adım izlemek çok güzel bir olgu... Ne olursa olsun iletişimin esas olduğu bir ailede büyüyen bir çocuğun psikolojik olarak güven duygusunu da perçinleniyor.
 
Çocukluğunuza gidin, çocukluğunuzdaki ailenizi düşünün belki mükemmel bir aile yapınız vardı, belki de sürekli kavgaların çıktığı sorumlulukların yerine getirilmediği bir aileye sahiptiniz, ailenizin artı ve eksilerini bütün hayatınız boyunca üzerinizde hissetmediniz mi? Eğer davranışlarını yanlış buluyorsanız suçlayıp eleştirmediniz mi? Yada tam tersi, olduğunuz kişi ve yetiştirilme tarzınız için onlara hep teşekkür edenlerden de olabilirsiniz... Yani kısacası yuva kurup bir çocuğa sahip olduğunuzda ailenize karşı sorumluluklarınız daha çok artıyor. Gerçi evlenmek kadar boşanmanın da doğal olduğunu düşünüyorum kimse boşanmak için yuva kurmuyor. Ancak işler yolunda gitmediğinde aradaki saygı ve sevgiyi yitirmeden ve en önemlisi çocuğunuzun psikolojisine önem verdiğiniz de doğal bir süreç. Anne babanın boşanması aynı evde kalmıyor olması çocukta anne- baba kavramını zedelememeli.
 
Evlenmek aynı çatı altında olmayı resmileştirmek bence işin en kolayı, meşakkatli olan aile olabilme sorumluluğunu hissedebilmekte. Ben boşanmış anne babanın çocuğu ve anneanne dede ile büyümüş biri olarak  yukarı da bahsettiğim, onlara teşekkür eden kısımdanım, şanslıyım .. Umarım bizlerin çocuklarıda aileleri için kendilerini şanslı kısımda sayanlardan olur temennisiyle, sevgiler
 
 
Nil Doğan
 
http://www.instagram.com/iletisimci.anne
 
 

 

http://www.instagram.com/iletisimci.anne