08.03.2018 14:01 | Son Güncelleme:
AA

AK Parti Sözcüsü Ünal: Her siyasi parti kendi kampanyasını yapacak

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir  Ünal, 2019 seçimlerinde AK Parti ile MHP'nin ortak kampanya yürütüp  yürütmeyeceğine ilişkin, "Her siyasi parti kendi kurumsal kimliği ile ortak  hedefler çerçevesinde, kendi siyasal dili ve iletişimini kullanarak, kendi kampanyasını yapacak." dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Mahir Ünal, bir televizyon kanalında katıldığı canlı yayında gündeme ilişkin  değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

Tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü kutlayan Ünal, taciz,  istismar ve kadına dönük şiddetin küresel bir sorun haline geldiğini, tüm dünyada  buna yönelik önlemler alınıp çalışmalar yürütüldüğünü anımsattı.

Ünal, AK Parti olarak iktidara geldiklerinden beri kadının toplumun  bütün katmanlarında eşit bir birey olarak yerini alması için Cumhurbaşkanı Recep  Tayyip Erdoğan'ın hassasiyeti ve parti politikalarıyla bugüne kadar yaptıklarına  ekleyecekleri ve yapacakları çok şeyin bulunduğunu belirtti.

Soru üzerine Ünal, kadınların siyasette etkin bir şekilde yer  alabilmesi için teşkilatlarda ve seçim döneminde belediye meclis üyeliği,  milletvekilliği kotaları gibi yaptıkları düzenlemeler bulunduğunu ve bu konuda  pozitif ayrımcılık uyguladıklarını dile getirdi.

Ünal, konuya ilişkin sorunların kadın temsilinin artmasıyla çözülecek  sorunlar olduğunu dile getirerek, "Biz erkeklerin kadınlar adına düşünerek onlara  birtakım haklar vermesi değil, toplumda kadının temsilini artırarak onların kendi  haklarını koruması, kendi haklarına sahip çıkmaları ve eşit bireyler olarak  toplumun içerisinde var olmaları bizim siyasetimizin temel özelliklerinden  biridir." dedi.

Zeytin Dalı Harekatı'nda genel hatlarıyla sahadaki duruma dair soruya  Ünal, Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ'ın düzenli olarak  kamuoyunu bilgilendirdiğini hatırlattı.

Türkiye'nin Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatlarını yapmaması  halinde ateşin Türkiye'ye taşınacağına dikkati çeken Ünal, Türkiye'ye yönelik  800'ün üzerinde roketli saldırı yapıldığını, bu saldırılarda 100'ün üzerinde  sivil vatandaşın hayatını kaybettiğini söyledi.

Türkiye için sınır güvenliğinin çok önemli olduğunu vurgulayan Ünal,  demokrasiyi, temel hak ve özgürlükleri korumanın ancak terörle mücadele ile  olacağını bildirdi. Ünal, şöyle devam etti:

"PKK terör örgütünün içerideki bazı uzantıları sanki ellerindeki silah  değil de çiçekmiş gibi barıştan, demokrasiden, özgürlükten bahsediyorlar. Akşam  Türkiye Büyük Millet Meclisinde bir haddini bilmez, iradesini terör örgütüne  teslim etmiş sözde bir milletvekili milletin kürsüsüne çıktı, milletin terörle  verdiği haklı mücadelesine dönük kabul edilemeyecek ifadeler kullandı ve tabii  gerekli cevaplar kendisine verildi ve bununla ilgili de Türkiye Büyük Millet  Meclisi gerekli işlemleri yaptı. Ama bu o kadar had bilmezlik haline gelmiş bir  durumdaki Avrupa'da, Amerika'da, Avrupa Birliği'nde, Avrupa Parlamentosu'nda  bunların uzantıları ve bunların işbirlikçileri, Türkiye'nin yürüttüğü bu haklı  terörle mücadele sürecini, bu kendi güvenliğini sağlama çabasını sanki bir insan  hakları ihlaliymiş dünyaya yansıtmaya çalışıyorlar."

Ünal, operasyonda bir sivilin bile burnunun kanamadığını, Türkiye'nin  bu konuda son derece hassas davrandığını vurgulayarak, "Fırat Kalkanı Harekatı  esnasında El Bab, Cerablus, El Rai'de DEAŞ teröründen bölgeyi temizledik. 3 binin  üzerinde DEAŞ mensubu terörist öldürüldü. Peki neredeydi o insan hakları  örgütleri, bir kere olsun ortaya çıkıp da insan hakları ihlallerinden  bahsetmediler." dedi.

Türkiye ile ABD arasındaki ilişkilere dönük bir soruyu yanıtlarken  Ünal, Türkiye'nin uluslar arası ilişkilerde sorun çıkaran taraf olmaktan her  zaman uzak durduğunu ancak bunun  Türkiye'nin haklarından vazgeçme ve haklı  olduğu konularda geri adım atması anlamına gelmediğine işaret etti.

Mahir Ünal, Türkiye'nin NATO müttefiki bir ülke olarak NATO'nun güney  sınırlarını koruduğunu hatırlatarak, "NATO'nun güney sınırını koruyan Türkiye,  NATO'nun en büyük müttefiki olan Amerika'nın bölgede bir terör örgütüyle beraber  NATO'nun güney sınırlarının adeta tehdit altında kalmasının alt yapısını  oluşturuyor. Bugün Amerika'nın PKK terör örgütüyle ne işi var? Siz PYD de  deseniz, YPG de deseniz, SDG de deseniz...  Geçtiğimiz günlerde Amerikan  Kongresinde görüşülen bir raporda bütün bunların PKK olduğu ve PKK'nın uzantıları  olduğu raporla tespit edildi, ortaya kondu. Artık sağır sultan bile bunu duydu."  diye konuştu.

Amerika'nın PKK'yı bir terör örgütü olarak kabul ettiğini, Amerikan  Anayasasının da terör örgütleriyle işbirliğini anayasal suç olarak  nitelendirdiğini söyleyen Ünal, bunun ancak trajikomik bir tanımlamayla ifade  edilebileceğini anlattı.

"VERİLEN SÖZLER BİR KEZ DAHA HATIRLATILACAK"

Ünal, "Artık, 'Ben güçlüyüm ve uluslararası hukuku istediğim şekilde  kendi çıkarlarım doğrultusunda yorumlayabilirim.', böyle bir dünya yok.  Dolayısıyla 8 Mart'ta başlayacak komisyonlar arası görüşmelerde Türkiye haklı  pozisyonunu, bölgede yaşananları, bölgedeki sorunları çözüm odaklı bir anlayışla  masaya koyacak ve Amerika ile olan ilişkilerimizde bu yaşanan sorunların ve  Türkiye'nin haklılığı ve Türkiye'ye verilen sözler, Münbiç ve sınır güvenliği  konularında verilen sözler bir kez daha hatırlatılacak." dedi.

ABD Başkanı Donald Trump tarafından terör örgütüne silah yardımı  yapılmayacağının ve bunun saçmalık olduğunun dile getirildiğini anımsatan Ünal,  "Siz Rakka'da PYD ile DEAŞ arasında bir anlaşma sağladınız ve bu DEAŞ unsurları  Rakka'dan çıktılar, nereye gittiler? Şu anda Afrin'de bu unsurlar, PYD saflarında  bize karşı savaşıyorlar." diye konuştu.

Ünal, iki ülke arasındaki temaslardan nasıl bir sonuç beklendiğine  ilişkin bir soruya, "Amerika bizim tarihsel derinlikte önemli bir müttefikimiz  dolayısıyla biz Amerika ile ilişkilerimizin bozulmasını istemiyoruz. Biz Amerika  ile olan bu tarihsel ilişkilerimizin bölgedeki bazı terör örgütlerine Amerika  içerisindeki bazı yapıların angajmanları üzerinden herhangi bir zarar görmesini  de istemiyoruz. Dolayısıyla biz Amerika ile olan ilişkilerimizin orta vadede  düzeleceği umudunu taşıyoruz." yanıtını verdi.

ERKEN SEÇİM İDDİALARI

Ünal, sürekli gündeme getirilen erken seçim iddialarına ilişkin soru  üzerine, bu konuda Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan,  Başbakan ve AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım ile parti sözcülerinin  gerekli açıklamaları yaptığını söyledi.

Israrla erken seçim olmadığının söylendiğini ama birilerinin bu  iddiaları ısıtıp ısıtıp Türkiye'nin gündemine getirdiğine işaret eden Ünal,  "Afrin'de önemli bir mücadele verirken ülkenin istikrarına dönük en ufak bir  tartışmaya tahammül yok. Şu anda milletin ortak kararıyla iktidarda bulunan meşru  hükümetin yürüttüğü bir terörle mücadele var. Aynı şekilde ekonomimiz istikrarlı  bir şekilde devam ediyor. Böyle bir fotoğrafta erken seçim tartışmaları üzerinden  siyasi istikrarı tartışmalı hale getirmek kesinlikle Türkiye'nin yararına değil."  ifadelerini kullandı.

Parti Sözcüsü Ünal, cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin kesin bir  istikrar sunduğunu, koalisyonlar döneminin kapandığını dile getirdi.

Birilerinin ittifak ile komisyon arasındaki farkı anlamak istemediğini  belirten Ünal, "İttifakların önünün açılmasıyla, benzer düşüncede olan, ortak  hedeflerde buluşan partilerin artık bir ittifak çatısı altında güçbirliği  oluşturmaları siyaseti daha homojen ve parçalı olmaktan kurtarıp daha güçlü ve  etkin hale getiriyor. Kaçınılmaz olarak önümüzdeki süreçte de demokratik ittifak,  ilkeli ittifak gibi bir takım gerekçelerle CHP de buna hazırlık yapıyor."  değerlendirmesinde bulundu.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın'ın, AK Parti-MHP ittifakında  BBP'nin nasıl yer alabileceği yönündeki açıklamalarının hatırlatılmasına karşılık  Ünal, "Şu anda partiler ittifak görüşmelerine başlamadı. Henüz ittifakla ilgili  yasal düzenleme gerçekleşiyor. Bu gerçekleştikten sonra partiler ittifak  görüşmelerine başlayacak. Sayın Yalçın'ın bu konuda düşüncesini açıklamasını  saygıyla karşılıyorum. Düşünceler tartışılacak ve bir ittifak protokolü ortaya  çıkacak." dedi.

AK PARTİ OLAĞAN BÜYÜK KONGRESİ

Ünal, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı'nın eylül ayında  yapılması planlanan AK Parti Olağan Büyük Kongresi'nin öne çekilebileceği  yönündeki açıklamalarına yönelik, şunları kaydetti:

"Sayın Yazıcı, bu konuda kendi görüşü sorulduğunda böyle bir  ihtimalden bahsetti. Biz kongre tarihi olarak eylül ayını açıklamıştık. Şu anda  kongrelerimiz devam ediyor çünkü. Bazı büyükşehirlerde kongreler tamamlanmadı.  Kongrelerin bitişini nisan sonu olarak planlıyoruz. Eğer nisan sonuna kadar AK  Parti kongrelerini tamamlarsa bu süre zarfında mayıs, haziran gibi kongre  olabilir mi? Partinin ilgili kuruları karar alırsa kongreyi erkene alabiliriz. Bu  bir olağanüstü durumdan değil, kongrelerin tamamlanmasıyla ilgili."

SEÇİM KAMPANYALARI

Mahir Ünal, "2019 seçimlerinde AK Parti nasıl bir kampanya yürütecek?"  sorusuna da "Önümüzdeki süreçte seçim kampanyalarımızı daha da yerelleştireceğiz.  Daha çok saha ile anlık iletişim ve mikro sorunlar üzerinden iletişim sürecine  döndük. İnsanlar kendi mahallelerindeki sorunlarla ilgili. Türkiye'nin büyük  makro sorunları çözüldü. Daha çok iletişimde insanların evinde, sokağında daha  huzurlu yaşayacağı bir süreç başladı. Bunun iletişimi de bunu gerektiriyor."  cevabını verdi.

Ünal, ittifakın ardından AK Parti ile MHP'nin ortak seçim çalışması  yapma ihtimalinin olup olmadığına ilişkin de "Her siyasi parti kendi kurumsal  kimliği ile ortak hedefler çerçevesinde, kendi siyasal dili ve iletişimini  kullanarak, kendi kampanyasını yapacak." ifadesini kullandı.

Bu habere ifade bırak
  • 2Mutluyum
  • 1Şaşkınım
  • 1Kararsızım
  • 1Kızgınım
  • 1Üzgünüm
Toplam Oy6