Ege

14.10.2018 - 01:30

Akan zamanın içinden

Sitene Ekle
Görüş  |  Bülent Buda egespor@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »
Kötümserliğim her geçen gün üstüme abanıyor. Soluksuz bırakıyor, yaşam sevincini tükenişe taşıyor. Bu adamlar insanı yüreğinden yakalayan o dizeleri ne tür koşullarda yazdılar. Ayık, esrik, sevinçli, hüzünlü. Gençlik, bahar, ardından hızla gelen kış. Hayyam şaşkın, sorguluyor, nasıl ne zaman oldu bu işler? Oluyor işte. Ölümünün üzerinden 987 yıl geçmiş bile.

“Hayat ne kadar yaşanmamışsa, ölümden o kadar korkarız.”

(Irvin Yalom)

İnsanları dinleyerek yaşamı uzun çekilen bir bilim insanı. Ölümden korkmayanlardan. Hayatı yaşanılır kılmış, insan sevgisiyle yogurulmuş bir bilge Yalom. Yine bin yıl öncesine Hayyam’a dönersek,

Durmadan kuruduk dağılan bu yerde,

Hiçbir dost arama

Güvenilir bir sığınak hiç

Bırak acı, yüreğine konaklasın.

Olmazsa çare arama

Kimse sana gülmeden, sen acıya gül

Yaşamına bak.

Herkesin bir parçasından pay çıkaracağı akıl göndermeler.

Acıya gül, yaşamana bak.

Becerebilmek büyük iş...

15 Ocak 2012 Gecenin yarısında, saat 24.00. Bir önceki günün ardından gelene evrildiği zaman diliminde karalamışım önümdeki sayfayı. “İnsanın eksik yanına taktım gecenin bitimine doğru. Hayıflanır, yakınır, isteriz, dileriz. Neyi? Eksiği. Eksik ne ki? Para, sağlık, sevgili...”

Kalemin ucuna duygular yön verir. Eksik duygular yaşamın kıyısında işlevsiz kalır. Köpüklenmiş duygular hayatın canlılığından payını alır.

“Bir gül takıpta sevdalı her gece saçlarına,

çıktı mı deprem sanırdın tırnak ucunda kara kız kantosuna.

Titreşir kadehler, camlar kırılır alkışlardan. Muhammer Bey’in gözdesi

Karantinalı Despina

İki kadeh içimlik zaman aralığında sıkmadan, dinleyerek daha çok söyleşmek isterdim. Hem de Karantina Sineması’nın hemen yan tarafında deniz kıyısına inen merdivenlerin ucundaki meyhanede. Attila İlhan’la. Artık günümüzde şair de, sinema da o sevimli şirin meyhane de yok. Çok şey gibi. Yazının ilk satırları gibi. Nasıl, ne zaman geldi. Nasıl gitti? Gazetemizin çok sevdiğim bir köşe yazarı vardı. Metin Münir. Ayrıldı gitti, Kıbrıs’ta yaşıyor şu günlerde. Bir gün bir yazısında,

“Hayat kitabı olmayan bir dersin sınav soruları gibidir. Ne kadar kafa yorarsan yor, cevapları bulamazsın. Zil çaldığında boş bir kağıt verip, çıkacaksın.” Hepsi bu...

Fırsatınız varken, yaşamaya bakın.

Ertelemeyin!

GÜLÜMSE

Bir köyü seller basar, herkes tepelere kaçar. Fakat köyün imamı bütün ısrarlara rağmen tanrının kendisini koruyacağını söyleyerek camide kalır. Kısa bir süre sonra sular camiiye ulaşır, imam minareye çıkar. Sular yükselip, minare boyuna gelince bir tekne imamı kurtarmaya gelir. ancak, dini bütün imam tanrının kendisini koruyacağını söyleyerem tekneye binmeyi kabul etmez. Sular yükselmeye devam eder. Bir tekne daha gelir ancak imam yine tanrının kendisini koruyacağına inancının tam olduğunu söyleyerek tekneye binmez. Sular iyice yükselir, imam artık minarenin en tepesindedir. Bir helikopter yaklaşır, içindekiler imama durumun çok kötü olduğunu anlatarak helikoptere gelmesi konusunda israr ederler. İmam helikoptere binmeyide rededer. Sular dahada yükselir ve imam boğularak ölür. İmamı ahiretin kapısında melekler karşılar. İmam meleklere: “Tanrıya biraz kırgınım, ben hayatımı ibadet ederek geçirdim. İnsanlara hep iyilik yaptım. Günahtan uzak durdum. Yaşadığım köyü sel bastı, herkes kaçtı ama tanrının beni kurtaracağına inandığımdan ben kaldım. Görüyorsunuz ki şimdi buradayım” der. O sırada yukardan bir ses duyulur: “O salağa iki tekne, bir helikopter gönderdik. Kurtarmak için daha ne yapacaktık?” Böyle kafasızların benim katımda yeri yoktur.

MUTLULUĞU KOVALAMAK

Büyük kedi, kuyruğuyla oynayan küçük kediye sordu:

“Neden kuyruğunu kovalayıp duruyorsun?”

Küçük kedi şöyle yanıt verdi:

“Bir kedi için en güzel şeyin mutluluk, mutluluğunda kuyruğum olduğunu öğrendim” dedi.

“Kuyruğumu kovalıyorum, kovalıyorum.... Sonunda onu yakaladığım zaman biliyorum ki mutluluğu yakalamış olacağım.

Yaşlı wkedi gülümsedi:

“Gençken ben de senin gibi mutluluğu kuyruğum olduğuna inanıyordum. Yıllar geçtikçe anladım ki ne zaman onu kovalasam o benden uzaklaşıyor. Ne zaman kendi işime baksam, o hep peşimden geliyor”

AFORİZMALAR

- Hafta sonu gazetelerin bu kadar ağır olmasına bayılıyorum. Yerden kaldırırken formunu koruyor insan. (Noel Coward)

- Dik dur ve gülümse! Neden gülümsediğini merak etsinler. (Che Guevera)

- Aşk bir maça benzer. Ya yener, ya da yenilirsin. Berabere kalırsan evlenirsin. (Anonim)

- Konusuna hakim olan, biriysi ile münakaşa etmekten daha sinir bozucu bir şey yoktur. (Sam Ewing)

- Problemlerinizin üzerinde kuluçkaya yatarsanız, mükemmel civcivleriniz olur. (Zig Ziglar)

- Problemleri onları üreten kafalarla çözemeyiz. (Albert Einstein)

- Eğitim kafayı geliştirmek demektir. Belleği doldurmak değil. (Mark Twain)

- İnsanlar önce para kazanmak için sağlıklarını, sonra da sağlıklarını kazanmak için paralarını verirler. (Goethe)

Dünyanın sorunu, akıllılar hep kuşku içindeyken aptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır. (Bertrand Russell)
 

 

"Notre Dame’ın Kamburu" ile tanınan, Fransız şair ve yazar kimdir?
©Copyright 2018 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.