12.03.2012 13:07 | Son Güncelleme:

Akın: Büyük kızımızı evlendirdik

Akfen Holding ve TAV Havalimanları Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın, TAV’daki hisse satışına ilişkin, ”Ben, olaya en büyük kızımızı evlendirdik diye bakıyorum. Aeroports de Paris ile ilişkimiz yeni değil. Böyle bir fırsatın gelmesi ve onların da bunu iyi algılaması, bu güzel birlikteliğin doğmasına sebebiyet verdi” dedi.

TAV Havalimanları’nın yüzde 38 hissesinin 874 milyon dolar karşılığında Aeroports de Paris Grubu’na satışını öngören anlaşma imzalanırken, TAV Havalimanları Holding ve TAV Yatırım Holding’de sahip oldukları hisseleri satan Tepe İnşaat, Akfen Holding ve Sera Yapı ile hisseleri alan Fransız Aeroports de Paris’in (ADP) tamamına sahip olduğu iştiraki Aeroports de Paris Management (ADPm) yöneticilerinin katılımıyla basın toplantısı gerçekleştirildi.

Hamdi Akın, toplantıda yaptığı konuşmada, satış sonrasında da yönetimde değişiklik olmadığını, aynen devam edeceklerini söyledi.

Şirkete yeni bir ortak aldıklarını ifade eden Akın, konuşmasını şöyle sürdürdü: ”Ben, olaya en büyük kızımızı evlendirdik diye bakıyorum. Bunu aile içinde birine vermenin de mutluluğunu yaşıyoruz. Çünkü dışardan birine vermeye benim gönlüm razı değildi. Aeroports de Paris ile ilişkimiz yeni değil. Eskiden beri birbirimizi tanıyoruz. Böyle bir fırsatın gelmesi ve onların da bunu iyi algılaması, bu güzel birlikteliğin doğmasına sebebiyet verdi. Bu yeni çiftin çok güzel çocukları olacak. Siyasi ve ekonomik açıdan da çok kuvvetli bir birlikteliğin ortaya çıkarıldığına inanıyorum. Bunun ilk meyvelerini de almaya başladık.”

”6. çıkışımız, ama hala içerdeyiz”

Bu anlaşmadan sonra Akfen olarak yatırımlara devam edeceklerinin altını çizen Akın, ”Türkiye’ye altyapıda hizmet veriyoruz. Bu konuda özelleştirmeden çıkacak işler dahil olmak üzere, yeni yatırımlarımıza devam edeceğiz. Büyüme ve daha fazla istihdam sağlamak, bizim için en önde gelen hususlardan bir tanesi. Bugün TAV’ın 25-26 bin çalışanının ilerde 40 bin-50 bin sayısına ulaşacağından hiç şüphem yok” şeklinde konuştu.

Söz konusu anlaşmanın TAV’daki 6. çıkışları olduğuna işaret eden Akın, ”Ama hala daha içerdeyiz” dedi.

Soruları da yanıtlayan Akın, ”Benim gibi alıp satmaya alışkın bir adamın böyle bir şirket hissesini satması aslında kolay değil. Ama sonuçta çok keyifliyiz. Ortaklarımızla olan doku uyuşması, bizi keyifli hale getirdi. Ortağımız, hiçbir şekilde bizi sıkıntıya sokmadı. Hiçbir zaman kimse birbirine kırıcı olmadı. Bize bile sirayet etmeden birçok konu kendiliğinden çözüldü” diye konuştu.

”TAV, bir bakarsınız Aeroports de Paris’i yakalar”

Hamdi Akın, Aeroports de Paris’in çok büyük bir firma olduğunu ve daha da büyüyeceğini vurgulayarak, ”Ama bu arada TAV da büyüyecek. TAV, bir bakarsınız Aeroports de Paris’i yakalar. Neresinden bakarsanız bakın, çok güzel bir ortaklık oldu” yorumunu yaptı.

Yatırımlarla ilgili bir soru üzerine Akın, bu işlemi zaten finansman yaratmak için yaptıklarını, dolayısıyla Akfen’in yarattığı finansmanlarla yeni yatırımlarına devam edeceğini söyledi.

Mersin Limanı’nın büyütülmesinin söz konusu olduğunu, bunun yanı sıra otel, enerji alanındaki yatırımlarının devam ettiğini anımsatan Akın, ”Yeni ihalelere girmek için yaptığımız konsorsiyumlar var. Özelleştirme işlerinin yakından takipçisiyiz. O nedenle oralarda bu kaynağı kullanmayı düşünüyoruz” dedi.

”İki grup olarak dünyada ikinci olacağız”

Aeroports de Paris Yönetim Kurulu Başkanı ve Üst Yöneticisi (CEO) Pierre Graff da işlemin ”bir mantığın sonucunda” gerçekleştirildiğini belirterek, her zaman geleceği göz önünde bulundurmanın önemli olduğunu düşündüklerini söyledi.

Graff, ”Özellikle OECD ülkelerinde yer alan havalimanlarında yatırım yapmak istiyoruz. Önemli bir boyuta sahip havalimanlarında yatırım yapmayı arzu ediyoruz. Bu yüzden TAV’da hissedarlar değişikliğine gidildiğini duyunca, bunun tarihi bir fırsat olduğunu düşündük” şeklinde konuştu.

TAV’daki hisseleri tamamen işbirliği ruhuyla satın aldıklarını dile getiren Graff, şunları kaydetti: ”Bu bir fetih ruhu değil, işbirliği ruhu... Çünkü aynı mesleği yapıyoruz. Uzun zamandır TAV ile birlikte çalışıyoruz. Birbirimizi seviyoruz. Ben, TAV’ın yönetim kalitesine saygı duyuyorum. TAV tarafından işletilen tüm havalimanı işletmelerinde yüksek kalite olduğunu görüyorum. TAV’ın hikayesi, gerçekten bir başarı hikayesi. Biz iki grup olarak belki dünyada bir ilk olacağız, ilk olmasak da ikinci olacağız. 37 havalimanı 180 milyon yolcu söz konusu olacak. Bunlara Amsterdam’daki yolcu sayısını da eklersek, birinci sıraya yükseliyoruz. Satın alma çok önemli bir işlem. Çünkü görünürlüğümüzü artıracak, bu pazarda lider olacağız.”

”TAV, çiçek açan bir işletme”

Yönetimsel açıdan TAV’da herhangi bir değişikliğe gitmek istemediklerini vurgulayan Graff, ”TAV’da birçok şey olumlu yönde ilerliyor. Bunları bizim kesintiye uğratmak gibi niyetimiz yok. Şimdiye kadar TAV’ın geliştirdiği stratejiye büyük saygı duyuyoruz. Bunun başarılı bir strateji olduğunu biliyoruz. Halihazırdaki ekipler devam edecek” diye konuştu.

Bu satın alma işleminden ”binlerce olasılık” doğacağını ifade eden Graff, ”Belki bir dünya lideri olacağız. Bu yatırımı yaparken, bütün bu amaçları güttük” dedi.

Halka açık bir şirketin sosyal çıkarının gözetilmesi gerektiğine işaret eden Graff, ”Aeroports de Paris’in çıkarı da kendi gelişimini tamamlamak için ek kaynaklar bulmaktı. Bunu yaparken de bazı ortaklarla birleşmesi, kendisini güçlendirmesi söz konusuydu. Herkes gibi biz de sürekli havaalanı piyasasını gözlemliyoruz. TAV’ı uzun süredir tanıyoruz. Bizim gözümüzde TAV, çiçek açan bir işletme... Dolayısıyla tabii ki birçok hissedarın almak istediğini öğrendiğimizde biz de kendi ilgimizi ortaya koyduk. Daha sonra işin ihale safhası ve müzakere aşaması oldu” şeklinde konuştu.

”Ortaklığı geliştirme isteğini yönetimde eşitlikte gösterdik”

TAV’ın ortaya koyduğu stratejiye işaret eden Graff, ”Bu da neden ibaret? Dışardan başka havaalanı işletmelerini alarak, kendini geliştirerek büyümek... Bu iyi, doğru bir strateji. Zaten rekabet içindeydik. Rekabet ederken de TAV’ın ne kadar profesyonel olduğunu gördük. Bizim satın aldığımız da bu stratejidir” yorumunu yaptı.

Pierre Graff, TAV’a teklif sunarken ”çoğunluk olarak orada olmak istedikleri için değil de ortaklığı geliştirmek istedikleri” görüşünü ortaya koyduklarını, bunun da yönetimdeki eşitlikte kendisini gösterdiğini vurguladı.

Türkiye-Fransa siyasi ilişkilerine ilişkin bir soru üzerine de Graff, ”Siyasi olarak çok da iyi bir zamana denk gelmedi. Bu, özel ve tamamen ticari niteliği olan bir iş. Siyasetle hiçbir ilgisi yok. Her şeye rağmen birtakım iyi şeyler olabiliyor” yorumunu yaptı.

Çalışan sayısına ilişkin de Graff, çalışanların sayısının değiştirilmeyeceğini, bu konuda ”herhangi bir baltalamaya” gitmeyeceklerini söyledi.

”Logoyu değiştirmemek gerek”

Aeroports de Paris Yönetim Kurulu Başkanı ve Üst Yöneticisi Pierre Graff, işlem sonrasına ”mütevazi bir şekilde” başlayacaklarını, ilk önce Yönetim Kurulu’nun ortaya konacağını, daha sonra gerekli görüşmeler yapılarak stratejik kararların alınacağını ifade etti.

TAV’ın logosunu hiç değiştirmemek gerektiğini dile getiren Graff, ”Eğer bunun arkasında uzun vadeli bir düşünce yoksa... TAV, artık havalimanı işletmelerinde tanınan, bilinen bir marka. Dolayısıyla bu markanın değiştirilmemesi lazım” diye konuştu.

Satın almada önerilen prime ilişkin de Graff, ”Biz pazardaki uygulamalara gayet tutarlı bir prim verdik” dedi.

”TAV’ın etkili olduğu yerlerde geri planda kalacağız"

Şu anda TAV’ın stratejisinin zaten dışarıya açılım stratejisi olduğunun altını çizen Graff, bu stratejiyi desteklerini, TAV’ın birçok ülkede iyi konumda bulunduğunu, bu ülkelerde TAV’ın öncelikli pozisyonda olmaya devam etmesini istediklerini kaydetti.

Graff, ”Başka ülkeler var ki bizim şu anda halihazırda olduğumuz ülkeler. Bu ülkelerde de daha çok Aeroports de Paris’in devam edeceğini düşünüyoruz. Ama bunun geri kalanında tabii ki yapılacak yatırımlara ilişkin aramızda görüşmeleri yapacağız. Fırsatları en iyi şekilde yakalamaya çalışacağız. TAV’ın mevcut etkisinin bariz olduğu ülkelerde önceliği TAV’a bırakacağız. Aeroports de Paris, buralarda geri planda kalacak” şeklinde değerlendirme yaptı.

İstanbul’a yapılacak 3. havalimanına dair soru üzerine de Graff, ”3. havaalanı muhtemel inşaat tarihi, sözünü ettiğimiz 10 yıllık süre zarfına sığmıyor. Dolayısıyla üzerine düşünecek vaktimiz olacak. Öyle bir mesele söz konusu olursa bakarız, değerlendiririz. Yine de stratejik olarak böyle bir konuya eğilmek için vaktimiz olduğunu düşünüyorum” yorumunu yaptı.

Aeroports de Paris

Aeroports de Paris, aralarında Paris-Charles de Gaulle, Paris-Orly ve Paris-Le Bourget’in de olduğu havalimanları geliştiriyor ve işletiyor. 2011’de, Aeroports de Paris 88 milyondan fazla yolcuya ve 2,5 milyon tondan fazla kargo ve postaya hizmet verdi.

Aeroports de Paris Group, terminal işletmelerini ve sunduğu hizmetleri geliştirme yönündeki stratejisini hayata geçirirken, aynı zamanda perakende satış ve emlak alanında da ilerlemeyi sürdürüyor. 2011’de grubun gelirleri 2 milyar 502 milyon avro olarak gerçekleşti.

 

Bu habere ifade bırak
  • 0Mutluyum
  • 0Şaşkınım
  • 0Kararsızım
  • 0Kızgınım
  • 0Üzgünüm
Toplam Oy0