EgeRSS
18 Aralık 2011 - 02:30

Aklını kullansa İzmir uçar

Zaman ve teknoloji öyle hızlı akıyor ki yakalamak mümkün değil. Televizyonda bir filme gözüm takıldı. Zaman tünelinde sadece 25 yıl geriye 1986 yılına giden filmin kahramanlarından biri geçmişte olduğunu unutup, genç bir kıza, internete girmesini ve e-postasına mail atmasını söylüyor.  Genç kız “Ne interneti? e-posta ne?” diye soruyor.
Bir an şaşırdım. Sanki ömrümüz boyunca kullanıyormuşuz gibi alıştığımız internetin bu kadar yeni olmasına şaşırdım. Filmi izleyen yirmili yaşların sonundaki oğlum, kafasına takılan konularda sık, sık yaptığı gibi hemen i-phone’dan internete bağlanıp internetin tarihine baktı.
İşte iki, üç saniye sonra aldığı cevap:
Dünyada internet fikri 70’li yıllarda gelişmeye başlıyor. Ama alan adı ilk olarak 1984 yılında ABD’de kullanılıyor ve o yıl host sayısı sadece 1000. Bugün bildiğimiz internet World Wide Web ise ilk kez 1991 yılında kullanılıyor ve 90’lı yıllarda patlama yapıp bugünlere geliyor.
Türkiye’de ise internet 18 yaşında. ODTÜ Bilgi İşlem Daire Başkanlığı’nın 12 Nisan 1993’te 64 Kbps kapasiteli kiralık hat ile, ABD’de NSFNet (National Science Foundation Network)’e bağlanmasıyla Türkiye’de ilk internet bağlantısı gerçekleştirilmiş oluyor. ODTÜ’den sonra Türkiye’den ikinci internet bağlantısını ise 1994 yılı başında İzmir’den, Ege Üniversitesi yapıyor. Ardından sırayla, Bilkent, Boğaziçi ve İTÜ geliyor.
Türkiye’de 1997 yılı sonlarında 250 bin kişi olan internet kullanıcı sayısı bugün 27 milyon civarında.
Matbaanın icadından ancak 400 yıl sonra Osmanlı sınırlarından içeri girebildiğini hatırlayacak olursak internetteki bu hızlı gelişimeye şapka çıkarmak gerek.
Ama daha da önemlisi turizm, sağlık turizmi, Expo, hepsi güzel şeyler de teknolojide öncülüğün hepsinden daha önemli olduğunu anlamamızın gerekliliği. Dokuz üniversitesi ve yüksek öğrenim öğrencisi 170 bin genci olan İzmir, bilim ve teknoloji vadisi olabilmek için büyük bir potansiyele sahip. Tek yapılması gereken bu vizyonu iyi görüp alt yapıyı oluşturmak.
Bundan 10 yıl kadar Microsoft’un merkezi Seattle’a yaptığımız bir ziyarette orada çalışan Türklerle tanışmıştık. Aralarında çok önemli projelerin başında bulunanlar ve İzmirliler de vardı. Hepsi birikimlerini ve bilimsel çalışmalarını değerlendirecekleri ortam olmadığı için Türkiye’de çalışamadıklarını söylüyordu.
ABD’de bilimadamı, mühendis, doktor gibi posizyonlarda olan yaklaşık 250 bin Türk var. Bunlar arasında yapılan bir ankette “Türkiye’ye döndüklerinde nerede yaşamak ve çalışmak istersiniz?” diye sorulduğunda İzmir birinci sırada çıkmış.
Geçen yıl ESBAŞ’ta düzenlenen bir konferansta bu bilgi verilmişti. Bu sonuç, yurtdışından yıllarca çalışıp bilgi birikimine sahip olanlardan belli bir yaşa ve olgunluğa gelenlerin Türkiye’ye bilgi transferine hazır olduğunu göstermişti. Türkiye’ye dönüşte yaşamayı düşündükleri ilk yer yine İzmir.
Hindistan, IBM, Apple gibi dev Amerikan şirketlerindeki Hintlileri ülkelerine geri çağırırken işe, birikimlerine kullanabilecekleri iki büyük elektronik ve yazılım kenti yaratarak başladı. Bugün Hindistan hızla teknolojide dünyanın en önde gelen ülkeleri arasında yükseliyor.
Benzer bir senaryo Türkiye, özellikle İzmir için neden gerçekleşmesin. Aklını ve eğitim gücünü kullanıp neden dünya markası olmasın.
 

Reklamlar & Kişisel Ürünler
Yazarlarda Ara
Bul
Cumhuriyetten önce bizde halkı kim yönetiyordu?
Markapon
©Copyright 2011