Aksal Yavuz

Aksal Yavuz

aksalyavuz@hotmail.com

Tüm Yazıları

Bu yıl bordo-mavili takım, sakatlıklardan çektiğini hiçbir şeyden çekmedi. Bir maçta da bir aksilik/sakatlık olmasın!

Çok uzaklara gitmeye gerek yok. Osmanlıspor ve Sivasspor maçları mesela... En canlı örneği de bu hafta Abdülkadir’in olmaması...

Avrupa kupalarına katılma, beşincilik yolunda Trabzonspor’un kredisi kalmadı; sıfır... Evinde en yakın rakibine; Sivasspor’a yenilirsen olacağı budur. Eee, Göztepe de yarışa ortak olmuş; hal böyle olunca, Antalyaspor’u yenmekten başka çaren kalmıyor. Bu hafta da kaybedersen “Otur, sıfır!”

Haberin Devamı

Antalyaspor da ateş hattının bir tık üstünde, kaybetmeleri durumunda alev topunun içine düşecekti!

Maça gelince...

İlk su molasına kadar Antalyaspor’a Uğurcan’dan başka direnen Trabzonsporlu futbolcu yoktu sahada. İleri giden geriye dön(e)meyen, pas şiddetini bir türlü ayarlamayan ve hatalı pas yapmada birbiriyle yarışan bordo-mavili oyuncu topluluğu... Bu bölümde Antalyaspor farkı artıramadıysa en büyük sebebi; genç Uğurcan’dı. O anlamda Trabzonsporlu futbolcular yatsın-kalksın genç kaleciye dua etsinler. Dahası, hafta içi antrenmanlarda genç kaleciye fındık ezmesi, kuş sütü, üzüm kurusu ikram etmeliler!

Antalyaspor’a direnen Uğurcan dedik, “Trabzonspor’a direnen kimdi?” diye sorarsanız; dikkat eksikliği!

Bordo-mavililer ilk yarıya oranla daha derli-toplu oynaması pas hatalarını asgariye indirmesindendi. Etkili oyunun mimarlarından biri Kucka, diğeri Yusuf’tu tabii ki.. 62. dakikada Yusuf’un topla slalom yaparak attığı gol hakikaten görülemeye değerdi.

Ateş hattını iliklerinde hissetmeye başlayan Antalyaspor, kültürize edilmeyen bir coşkuyla Trabzonspor’un üzerine gitse de Okay, Kucka ve Hubocan’ın kritik müdahalesiyle rakibe gol şansı vermediler.

Amma velakin 79’da maçın kırılma anı diyeceğimiz, Uğurcan’ın kurtardığı bir pozisyon var ki, Trabzonsporlu bir kardeşimizden o anda telefonumuza düşen mesajdı geceyi özetleyen:

Uğurcan bu can sana kurban..