Pazar

05.07.2015 - 02:30 | Son Güncelleme: 05.07.2015-2:30

Alaçatı’dan taptaze notlar

Mancar ve şef Yılmaz Öztürk’ün birlikteliği şimdiden ses getiriyor. Viento’nun mutfağı lezzetli olduğu kadar sağlıklı da... Sürpriz pizzacı Kırmızı Ardıç Kuşu ve mübadil mutfağı yemekleriyle Langaza. Alaçatı’da bir lezzet turu...

Sitene Ekle

Ebru Erke-erke.ebru@gmail.com/Food&Travel Genel Yayın Yönetmeni

Popüler yazlık kasabaların makus talihidir; her yıl onlarca yeni mekan açılmasına rağmen ertesi sezonu yalnızca birkaç tanesi görebilir. Sezonu üç ayı geçmeyen yerlerde ödenen tomarla kiraların yükselttiği maliyetler ve kira ödeme stresiyle şişirilen hesaplar... Alaçatı maalesef bu kısır döngünün geçtiği yerlerin başında geliyor.

Keçi yoğurtlu, yanık tereyağlı dana kuyruğu

Alaçatı’nın önemli şef lokantalarından olan L’escargot’yu artık açmayacaklarını sahipleri şef Yılmaz Öztürk ve eşi Hande’den duyduğumda inanılmaz üzülmüştüm. Üç sezon boyunca servis veren L’escargot’ya her yaz başında acaba bu yıl ne yenilikler var heyecanıyla gidiyordum. Zira Yılmaz ve Hande kış boyunca dünyanın farklı yerlerindeki ünlü şef lokantalarını geziyor, oradan feyz aldıklarını Ege malzemeleriyle harmanlayarak ya da yöre yemeklerini kişisel yorumlamalarla önümüze getiriyorlardı.

L’escargot Alaçatı’daki lezzet garantili, sorgusuz sualsiz teslim olduğum ender mekanlardan biriydi. Neyse ki bu üzücü haberin ardından müjdenin gelmesi çok kısa sürdü. Yılmaz’ın mekanını kapattığını duyan Mancar’ın sahipleri buranın mutfağını teslim etmek üzere ona hemen bir teklifte bulundular. Geçen yaz açılan Mancar’ın kışın İzmir’de de bir şubesinin açılması ve mutfaklarına ünlü bir İspanyol şeften danışmanlık almaları buranın uzun vadeli başarı ve kalıcılık üstüne oynadığının en önemli göstergeleriydi.

Yılmaz şef lezzet tutkunu takipçilerini, Ege malzemelerine olan hakimiyeti, modern yorumları ve tüm mutfak aşkıyla artık Mancar’da karşılıyor. Keçi yoğurdu ve yanık tereyağıyla servis edilen ağır ateşte pişmiş dana kuyruğu; mürekkep balığı sosu, patlıcan salata ve Ege otları eşliğinde sunulan sübye; Çeşme limonu kreması, Alaçatı nanesi dondurması ve taze kekikli bisküvi kırıntılarıyla servis edilen limonlu mereng menünün iddialılarından. Bu güç birliğinin kalıcı ve uzun vadeli olması dileğiyle.

Kendi halindeki pizzacıdan insanı şaşırtan lezzetler

Kırmızı Ardıç Kuşu Alaçatı’nın tam merkezinde ve ilk dükkanlarından biri. Çeşitli sanat eserlerine galeri niteliğinde ev sahipliği yapan mekanda bu yıl sadece pizza servis ettikleri bir de menüleri var.

Pizza öyle kolay iş değildir. Hamurundan mayasına, piştiği fırından üstündeki peynirine hepsi ayrı incelik ister. Kırmızı Ardıç Kuşu’nun pizzaları incecik ve çıtır. Peynir ve zeytinyağı gibi malzemelerin kalitesi lezzette direkt olarak hissediliyor. Fakat mekanın asıl iddialıları Ege esintisi taşıyan pizzaları. Çeşme Yarımadası’nın kopanisti peyniri (artık çok az köyde sadece birkaç kişi tarafından yapılıyor) ile doldurulmuş kabak çiçekli pizzası ile közlenmiş patlıcan, İzmir Tulum ve fesleğen karışımlısı akıllara ziyan.

Langaza damağınızı fethedecek bir mekan

Bir Ege kasabasında en çok ne yemek istersiniz? Tabii ki bölge toprağının zenginliğiyle beslenmiş malzemelerle yapılan ve yöre kültürünü damaklarda hissettirecek yemekler. Langaza işte tam da bu noktada damağınızı fethedecek bir mekan. Sahibi İzmirli Barış Kaşka.

Mutfak, Girit’ten mübadeleyle gelmiş bir ailenin kızı olan Dilek Yetkiner’e emanet. Sadece sebzelerle yapılan Girit böreği, yoğurtlu kuzu eti gibi yemeklerin yanında meyveli yoğurtlu semizotu salatası ve baklava yufkasında deniz mahsulleri gibi özel tarifleri de var Dilek şefin. Fiyat politikası muadillerine kıyasla makul.

 Bu mutfakta maliyet hesabı yok 

Öylemaliyet hesabı yapmayan mutfak mı olurmuş demeyin. Viento’nun mutfağında malzemenin en tazesi, en lezzetlisi ve bir de üstüne en sağlıklısı kullanılıyor. Mekanın sahibi Figen Erbaş evinin mutfağından ayrı tutmuyor burayı. Viento aslında geçen yıl hizmete açılan şirin, pırıl pırıl bir otel. Figen hanım burayı eşi Zaim beyle birlikte işletiyor. Kendisinin mutfaktaki mahareti kısa bir süre içinde nam salınca otelin ön bölümünü açarak dışarıya da servis vermeye başlamışlar.

Viento’da öyle kocaman menüler, şef tabakları falan yok. O gün pazardan alınan malzemelere göre şekilleniyor menü. Beyaz şarapta pişirilmiş tarçınlı ve ballı ahtapot son zamanlarda yediklerim içinde açık ara aklımda en çok kalandı. Ayvalık kökenli olan Figen hanımın zeytinyağlı yemeklerinin lezzetini sanırım tahmin edersiniz. Kepekli unla yapılmış pişisi, Kastamonu pastırması ve tazecik kaymağıyla Viento’nun kahvaltısı da ayrı şölen.

 


©Copyright 2015 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.