Aleyna Tilki minik hayranlarının kafasını neden karıştırdı?

Aleyna Tilki her ne kadar 7'den 70'e tüm Türkiye'ye hitap edebilse de, asıl hedef kitlesi çocuklar, ergenler, gençler... Ancak görünen o ki genç hayranlarıyla arasında ciddi bir iletişim problemi var...

Aleyna Tilki minik hayranlarının kafasını neden karıştırdı?

6 bin kişi katıldı, tezahüratlar havada uçuştu

6 bin kişi katıldı, tezahüratlar havada uçuştu

Aleyna Tilki, konserlerine hız kesmeden devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde de İstanbul'un Anadolu Yakası'ndaki bir AVM'de konser verdi. Tilki'nin konserine yaklaşık 6 bin kişi katıldı. Ve bu 6 bin kişinin çoğunluğunu, 5-15 yaş arasındaki kız çocukları oluşturuyordu..

Beklenilen bir ilgi, tahmin edilebilecek bir hayran topluluğu... Aleyna Tilki'ye tezahüratlar, sevgi selleri havada uçuştu. Tilki de eğlenceli bir performansa imza attı.

"Hepiniz bana 'Aleyna Baba' dediniz"

"Hepiniz bana 'Aleyna Baba' dediniz"

Aleyna Tilki'nin sahnedeki konuşmasına kadar her şey yolunda gitti. Daha sonra dinleyicilerine birkaç laf edip kafalarda soru işaretleri yarattı.

Şunları söyledi: "Herkes beni parmakla gösterip pembe pembe dolaşırken, içinizden benden nefret edip aynı zamanda içimdeki olgunluğu hissedip hepiniz bana 'Aleyna Baba' dediniz. Olay gerçek olmakta, içini dökmekte. İyi ki varsınız."

Olgun bulunduğunu hatırlattı

Olgun bulunduğunu hatırlattı

Tilki'nin söyledikleri şaşırtıcı değil. Her zamanki gibi kafa karıştırıcı şeyler... Parmakla gösterildiğini, pembe pembe dolaştığını belirtiyor. Pozisyonunu böyle ifade ediyor. Nasıl algılandığına değiniyor. Sonra ona nefret besleyen, kıskançlıkla yaklaşanları ima ediyor.

Bir yandan da bazıları tarafından takdir edildiğine değiniyor. İçindeki 'olgunluğun' zor da olsa algılanabildiğini söylüyor. Bunu da gerçekliğiyle bağdaştırıp teşekkür ediyor.

Kendisini ifade etme platformu 

Kendisini ifade etme platformu 

Aleyna Tilki'nin cümleleri kafa karıştırıcı olsa da aslında mantıksız değil. Biraz etraflıca düşününce hak veriyorsunuz. 2-3 yıldır üzerinde öyle bir baskı var ki, ne dese olay oluyor. Haliyle bu durumu sadece kendisini ifade ederek aşabileceğini düşünüyor.

Bu noktada da haklı. Durduk yerde basın açıklaması yapacak hali yok. Doğal olarak kendisini ifade edebileceği kanallarda sazı eline alıyor. Röportajlarını ve konserlerini, kendini ifade etme platformu olarak görüyor.

"Ne demek istedin abla?"

"Ne demek istedin abla?"

Fakat ortada komik bir durum var. Aleyna Tilki'nin konserde hitap ettiği kitle 5-15 yaş arası kız çocukları. İnternete düşen haberlerde "Miniklerin kafası karıştı" başlıkları uygun görülüyor.

Hatta yine haberlerde şu ifade dikkat çekiyor: "Aleyna Tilki'nin anlaşılmaz konuşması üzerine bir grup hayranından 'Ne demek istedin abla?' sesleri yükseldi."

E nasıl kafalar karışmasın ki? Aleyna Tilki'yi dinlemeye annesiyle, babasıyla gelen minik kız çocukları "Aleyna Abla, ne demek istedin?" der doğal olarak.

Diyelim 8 yaşındasınız ve en sevdiğiniz şarkıcı Aleyna Tilki

Diyelim 8 yaşındasınız ve en sevdiğiniz şarkıcı Aleyna Tilki

Düşünsenize, 8 yaşındasınız. En sevdiğiniz renk pembe, en sevdiğiniz şarkıcı Aleyna Tilki. 'Sen Olsan Bari'yi günlerce, haftalarca, aylarca dinlediniz. 

Annenize "Beni Aleyna Tilki konserine götüreceksin anneee, bana ne!!!" diye isyan ediyorsunuz.

Sonra gidiyorsunuz konsere. Şarkılarla dans ediyor, gülüyor, mutluluklardan mutluluk seçiyorsunuz kendinize...

Anlamıyorsunuz, afallıyorsunuz

Anlamıyorsunuz, afallıyorsunuz

Ancak o da ne, Aleyna Tilki sahnede hiç de anlam veremediğiniz bazı şeyler söylüyor. Bir tek "İyi ki varsınız"ı anlıyorsunuz. Evet, yine Aleyna Tilki'yi sevmeye devam ediyorsunuz.

Ama şaşırıyorsunuz. Hafiften bir anlaşmazlık oluşuyor. Siz Aleyna Tilki'yi pembiş pembiş kalplerle severken, birden onu anlamamaya başlıyorsunuz.

Kafalar karışıyor tabii. Üstelik 8-9 yaşında daha çabuk karışıyor.

Neden kafa karışıklığını göze alıyor?

Neden kafa karışıklığını göze alıyor?

Konuya şimdi Aleyna Tilki cephesinden bakalım. Seyircilerinin yaşını  biliyor. Sahnede söylediği lafların, izleyiciler tarafından algılanamayacağının da farkında.

Ona hayran olan, "Türkiye'nin Madonna'sı!" diyen, "Aleyna Baba!" diye tezahürat yapan genç kızların garipseyeceğini de, emin olun çok iyi biliyor.

Peki bunu neden yapıyor? Minik hayranlarının kafasını neden karıştırıyor? Neden kafa karışıklığı yaratmayı göze alıyor?

"Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla"

"Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla"

Çünkü kendisini ifade etme problemi var. "Kızım sana söylüyorum, gelinim sen anla" mantığıyla hareket ediyor. Söylemek istediği şeyler için sahneyi bir araç olarak kullanıyor.

Ve bence şöyle düşünüyor: "Şimdi bazı laflar edeceğim. Minnoşların kafası karışacak. Ama dert değil, anneleri ona kötü bir şey olmadığını söyler. Ben de böylelikle haber olurum. Söylemek istediklerimi söylerim. Ortada da hiçbir problem olmaz."

"Ben çocuk değilim"i ispat etmeye çalışmıyor mu?

"Ben çocuk değilim"i ispat etmeye çalışmıyor mu?

Aleyna Tilki'nin düşüncesinde negatif bir şey yok gibi. Ama bence ciddi bir problem var: Hayranlarını fazla hafife alıyor. "Çocuk onlar" deyip geçiyor. Ortada negatif bir durum olmadığını düşündüğü için, oluşabilecek bir problemi pek de önemsemiyor.

Ancak bu noktada da kendisiyle çelişiyor. Çünkü müzik sektörü, Aleyna Tilki'yi kabul etme konusunda kararsız. O ise inatla "Ben çocuk değilim!"i ispat etmeye çalışıyor.

Çocukla çocuk olmak 

Çocukla çocuk olmak 

Sektörün ve basının kendisini hafife almasıyla boğuşan Aleyna Tilki, minnoş hayranlarını hafife alarak kendi problemini çözmeye çalışıyor. Bu davranışı da haliyle kusurlu.

Aleyna Tilki, dinleyicileri kaç yaşında olursa olsun onlara hitap etmeli. Hani deriz ya günlük hayatta, 'çocukla çocuk olmak' diye. Evet, Tilki'nin de birilerine mesaj göndermek yerine kendisini dinlemeye gelen minik hayranlarını önemsemesi gerekiyor, onlarla 'çocuk' olması gerekiyor.

Anne ve babalar nasıl davranır?

Anne ve babalar nasıl davranır?

Aleyna Tilki'nin kendisini ifade edebileceği seçenekler arasında bu yüzden konserler olmamalı. Konserine gelen minik hayranlarını dikkate almalı. Minik hayranları gözlerinin içine bakarken kendi dertlerinden, meselelerinden uzaklaşmalı. 'Anne/baba ve çocuk' örneğindeki gibi.

Anne ve babalar, problemleri çocuklarına anlatmazlar, değil mi?  "Çocuklar duymasın" politikasıyla hareket ederler. Bir şey ima etmez, kafalarını bulandırmazlar.

Hayranlarına sorumlu olduğunu unutmamalı

Hayranlarına sorumlu olduğunu unutmamalı

Tilki'nin genç bir dinleyici kitlesine hitap etmesi doğal. Henüz 19 yaşında şarkıcı. Hem kendisi küçük, hem de yaptığı müzik genç. O da bunun farkında. Değilse bile ekibi farkında.

Dolayısıyla bu noktada kendisini daha çok sorumlu hissetmesi gerek. "Kendimi ifade ederken bu meseleye genç dinleyicilerimi katmamalıyım"ı düşünmeli. Kendisi için problem olan 'hafife alınma' konusununda daha dikkatli olmalı.

Dolaylı yoldan hayranlarını hafife alarak bu meseleyi çözemez. Çözse bile haklı olamaz. Bence bu konuda bir daha düşünmeli, hayranlarına karşı sorumlu olduğunu unutmamalı...

 

twitter.com/mayksisman
instagram.com/mayksisman
youtube.com/mayksisman
can.sisman@milliyet.com.tr

Bu makaleye ifade bırak