İnsanın, kendiyle ilgili dikkatine çekilen herhangi bir şeyi hemen algılamasına algıda seçicilik deniyor. Algıda seçicilik,psikolojik bir kavram. Dış dünyada var olanların sadece bir bölümünü algılayabiliyoruz. Çünkü beyne giren verilerin işlenmesi ve anlamlı bir algı oluşturulması için sınırlı kapasiteye sahibiz. 

Geçmişte yaşanmış deneyimler, önyargılar, rüya ya da benzeri duyguların algılama düzeyinde etkisi var. Bu da bizi, gördüğümüz, düşündüğümüz ya da duyduğumuz birçok şeye inanmamamız gerektiği sonucuna getirir. 

Diyelim ki geçmişte birçok kez başarısız olduğunuz bir konuda bu sefer başarılı olmak istiyorsunuz. Bu süreç boyunca, algıda seçicilik denilen psikolojik kavram geçmişte olanları referans alarak, en ufak pozitif gelişmeyi dahi göz ardı ettirecek. Eninde sonunda sonucun olumsuz olacağına dair sizi ikna edecek. Bu durumu Mercedes marka otomobil hakkında konuştuktan sonra sokağa çıktığınızda sadece ve sadece Mercedes marka araçların dikkatinize çekilmesine benzetebilirsiniz. Bu tarz çekilmeler maalesef bilinçli olarak gerçekleşmiyorlar. 

Algılarımızı iç ve dış olmak üzere 2 etmen etkiliyor. İç etmenler, duygular, ihtiyaç hissi (aç olan birisinin sadece yiyecekleri algılaması gibi), zihnin davranış şekli, ön yargılar, kaygı, korku, öfke, geçmişte yaşananlar vb. gibidir. Dış etmenler ise, toplumsal ve fiziksel kaynaklı dış etmenler, ortam, ani değişimlerdir. İç ve dış etmenler var olduğu sürece algıda seçicilik mekanizması olumlu ya da olumsuz sizi gerçeklerden uzaklaştıracaktır. 

“Olur mu öyle şey, geçmiş olumsuzlukları aklımıza getirelim ki kolayca önlemimizi alalım, olumlu düşündüğümüzde önlem alacak bir şey kalmaz “Şeklinde düşünebilirsiniz. Fakat unutmayın ki, önlem almaya çalışırken pozitif gelişmeleri fark etmek güçleşecektir. Sürekli stres ve endişe sizi gerçek istek ve arzularınızdan uzaklaştırır. Bu yüzden de en doğrusu geçmişi bir kenara bırakıp, an ve an tıpkı bir çocuk merakıyla ilerlemek ve kendimize inanmaktır.

Kendinize gerçekten inandığınızda kaygı ve korkular, yargılar, geçmişte yaşananların gücü azalır, başınıza gelenlerin sadece ve sadece bir sonraki adıma sizi hazırlayanlar olarak kabul etmek kolaylaşır. Her zaman hayata olumlu yönden bakmak daha akıllıcadır. Algıda seçiciliğin size oyun oynamasına izin vermek istemiyorsanız pozitif konsantrasyon geliştirmekten başka çareniz yok.  Pozitif konsantrasyon zihninizin bir özelliğidir ve bunu herkes geliştirebilir. (Pozitif konsantrasyon gelişmenize yardımcı olacak teknikler nefes, meditasyon, mindfullness, vipassana vb. gibi)

Her Daim Sevgi ve Işıkla 

Sibel KAVUNOĞLU

 

Kaynak: İç ve dış etmenlere ait bilgi Psikolojik.gen.tr den alınmıştır.