Alışverişin tek seçeneği internet mi olacak?

Sosyal medya hayatımızın vazgeçilmezi haline dönüşmeden önce her şey ne kadar yavaş ilerliyordu, değil mi? Sadece 'haber' akışından bahsetmiyorum. Mesela 'tanıtım' konusu, Instagram ile beraber uçuşa geçti. Ajanslara düşen yeni bir haber, gelinen noktanın özeti gibi...

Alışverişin tek seçeneği internet mi olacak?

Rus nineler bile Instagram'da

Rus nineler bile Instagram'da

Fransız haber ajansı AFP, Rusya'da Instagram üzerinden başlatılan bir projeyi dosyalaştırdı, projenin mimarlarından görüşler eşliğinde günlük hayatımızın ne kadar dijitalleştiğini gözler önüne serdi.

Rusya'da yaşlı kadınların ek gelir elde etmek için açtığı 'Russiangrannies' adlı Instagram hesabının şimdilik 5 bin takipçisi var. Ek gelir elde etmek için bu hesap aracılığıyla el örgülerini satıyorlar.

Mecburen sokağa çıkıyorduk

Mecburen sokağa çıkıyorduk

Bu haber her ne kadar sadece Rus ninelerini, yani 'babuşka'ları ilgilendiriyor gibi gözükse de, aslında geleceğimize yönelik önemli ipuçları barındırıyor. 

Hemen geçmişe dönelim. 15-20 yıl önce internet dünyası henüz emekliyorken, Google dahi 'yeni keşfedilen bir kanal'ken alışveriş konusunda gelenekseldik. Bir şeyler almak istiyorsak, mecburen paltomuzu giyip sokağa çıkıyorduk.

Çünkü cep telefonlarımız artık çok 'akıllı'

Çünkü cep telefonlarımız artık çok 'akıllı'

Ama artık öyle bir dünya yok. "Vakit nakittir"e bağladık. Kanallarımız çok açık. Sürekli bildirim yağıyor. Boğuşuyoruz. Bunların hepsi, cep telefonları 'akıllandığı' için yaşanıyor. Bu kadar akıllı olmasalardı, böylesine devasa bir dijitalleşmeden bahsedemeyecektik.

Kenan Doğulu'nun şarkısındaki gibi, zamanı tutamıyoruz. "Olmadı bu, 20 yıl öncesine dönelim" diyemiyoruz.

'Bir tık'a bakıyor

'Bir tık'a bakıyor

Yangın çıkarıp her şeye sil baştan başlamak için artık çok geç. Yapabileceğimiz tek şey, mevcut koşulları ehlileştirmek.

Hal böyle olunca, alışveriş 'bir tık'a döndü. Evde su mu yok? Gecenin 2'si mi? Hiç problem değil. Siz biliyorsunuz hangi uygulamayı kullanabileceğinizi...

Ya da canınız pizza mı çekti? Onun için de bir uygulama var. Siparişiniz kapıya gelene kadar siz isterseniz bulaşıkları yıkayın. Oh mis!

Hepsi birer dükkan gibi

Hepsi birer dükkan gibi

Her şey bu kadar dijitalleşmişken, 'üst-baş' olayları da değişti tabii. Instagram sayesinde, eskiden tesadüfen denk gelinen el işi örgüler vs., artık birer birer 'marka' olma yolunda.

Instagram artık dev bir alışveriş merkezi gibi... Her bir kanal, aslında ışıltılı bir dükkan!

El emeği göz nuru

El emeği göz nuru

'Babuşka'lar kazak örüyor, sonra Instagram'da bir hesap açılıyor. Ve satışlar başlıyor. El emeği göz nuru ürünler alıcısını buluyor. Ev yapımı pastalar, ev yapımı yiyecekler, giyecekler... Tek yapmanız gereken üreticilerin hesaplarını takibe almak. Gerisi bir kargoya bakıyor.

Peki bu gidişatın sonunda neler olabilir, neler yaşanabilir? Bir yandan arkadaşınızın selfie'sine bakıyorsunuz, sonra hop, Babuşka'ların ördüğü yepyeni bir kazakla karşılaşıyorsunuz!

Reklam izleyen var mıydı?

Reklam izleyen var mıydı?

Televizyon izleme kültürünü hatırlayın. Reklamlar başladığında başka kanalı açardık. Instagram'da ise insanlar, kendi isteğiyle bir hesabı takip ediyor. Ve o hesabın yeni ürünüyle karşılaştığında ne "Öf" çekiyor ne de takipten çıkıyor...

 

Bu yoldan dönüş yok

Bu yoldan dönüş yok

Her şeyin bu kadar 'ticari'leştiği, bu kadar 'pratik'leştiği bir dünyada hepimiz birer minik robota dönüştük. Ve bu yoldan dönüş yok.

Instagram'ınızı, Twitter'ınızı, Facebook'unuzu kapatsanız bile,  dünya başka bir yerde olduğu için, eylemleriniz tuhaf kaçacak, hatta belki kendinizi 'ucube' gibi hissedeceksiniz.

2 ile 2'nin toplamı bazen 3.5, bazen de 4.5

2 ile 2'nin toplamı bazen 3.5, bazen de 4.5

Ha ama güzel bir haberim var: Robot olmak istemeyen bir kitle var ve alternatif fikirler üretme peşindeler. Ne kadarı size değiyor, 'uygulanabilir' geliyor bilemiyorum. Ama işin içine insan faktörü girince hiçbir mutlaklıktan bahsedemeyiz işte. 2 ile 2 ancak ve ancak analitik düşüncede, teoride 4 ediyor. İş pratiğe döküldüğünde, çoğunluğun hep bir ağızdan söylediği o "Dööört"lük sizi pek de ırgalamamalı. Çünkü evet, 3.5 bulan da var, 4.5 bulan da. Görmüyorsunuz diye 'yok' değil, yani.

Sokaklar eskisi gibi renkli olmayacak ama...

Sokaklar eskisi gibi renkli olmayacak ama...

Sosyal medyanın hayatımıza etkilerini konuşmaya daha yeni başladık. Önce sosyal medyayla tanışmamız, sonra çözmemiz, akabinde de hakim olmamız gerekiyordu. Facebook'la başlayan tanışma, kaynaşma dönemleri artık geride kaldı. Şimdi 'kritik' yapma, ölçme-tartma safhasındayız. Bu da geçecek. Çeşitli kırılmalar yaşanacak ve belki de sonra başka bir şeyle tanışacağız.

Evet sokaklar eskisi kadar çok sesli olmayacak, evet belki kazaklarımızı yine internetten alacağız ama en azından bir şeylerin farkına daha çok varacağız.

Bu süreçte zorlanıyorsanız; yalnız değilsiniz, merak etmeyin. Azınlıkta kalsak bile bir şekilde çözeceğiz...

twitter.com/mayksisman
instagram.com/mayksisman
youtube.com/mayksisman
can.sisman@milliyet.com.tr

Bu makaleye ifade bırak