Bağımlılık nedir ve nasıl gelişir?

Bağımlılık, yaşamı ve sağlığı olumsuz etkilemesine rağmen bir maddeyi kullanmaya devam etmek ve kendini durduramamaktır.  

Bağımlılık bir kısır döngüdür. Kişiler maddeye karşı ilk önce merak duyarlar; ancak bir yandan da maddenin etkilerinden korkarlar. Kişinin merakı ve korkusu birbiriyle çatışır; sonunda, büyük çoğunluğunda, merak galip gelir ve kişi bir kere denemekten bir şey olmaz diye düşünerek maddeyi dener. Bu noktada döngü oluşmaya başlar.

Kişi bir kere maddeyi aldıktan sonra asla bir daha kullanmayacağını söylese de, gerçekte durum daha farklıdır. Daha sonrasında kişi madde kullanımına dair kendisinin bir sorunu olduğunu inkar eder ve kontrolün kendi elinde olduğunu söyler. Kontrolün elinde olduğuna inanması, ayrıca istediği zaman bırakabilirim inancını da pekiştirir. Bu yüzden de çevresindeki kişilerin söylediklerini hiç umursamaz, hatta duymaz.

Bu döngü büyüdüğü noktada madde bağımlılığı gelişir ve kişi bağımlısı olduğu maddeyi tahmin ettiğinden daha fazla almaya başlar, yani tolerans geliştirir. Daha önce aynı miktarda aldığı maddenin yarattığı etki azalır ve kişi bu etkiyi yakalamak için aldığı maddenin dozunu arttırır.

Bu süreçte maddenin kişinin sağlığına ve sosyal yaşantısına yansıyan olumsuz etkileri artar. Kişi maddeyi bırakmak ya da kontrollü kullanmak konusunda denemelere kalkışsa da bu çabası boşunadır. Kullandığı maddeyi temin etmek, kullanmak ya da maddenin etkilerinden kurtulmak için artık daha fazla zaman harcamak zorundadır. 

Bu kısır döngü tamamlanırken, kişinin günlük işleri aksamaya başlar. Kişi, ailesi ile çatışmaya girer; ilişkileri zarar görür. Evde, okulda, işyerinde sorunlar yaşamaya başlar. Bedensel olarak da çeşitli problemler görülür. Ancak tüm bu psikolojik, sosyal ve fiziksel sorunlarına rağmen kişi maddeyi kullanmaya devam eder.

Başarısız bırakma girişimleri ve yaşanan sorunlardan ötürü kişi suçluluk hissine kapılır ve bu histen kurtulmak için tekrar daha fazla madde alır. 

Bağımlılığın nedenleri nelerdir?

Bağımlılığı tek bir neden ile açıklamak mümkün değildir. Davranışsal, sosyal, biyolojik ve genetik pek çok nedeni vardır.

Madde bağımlılığı temelde biyolojik bir süreç gibi başlasa da; kişinin ruhsal özellikleri, genetik yatkınlığı, aile yapısı, çevresel faktörleri, maddeye ulaşılabilirliği, toplumsal ve kültürel özellikleri bu süreci etkilemektedir. Bu nedenle bağımlılık tedavisinde de kişi çok yönlü ele alınmaktadır. 

Neler bağımlılık yapar?

Sonunda ödül olan, kişiye kendini iyi hissettiren, kişiyi olumsuz duygu ve düşüncelerden uzaklaştıran her şey bağımlılık yapar.

Tütün, alkol, ecstasy, esrar, eroin, kokain, çeşitli kimyasal maddeler... gibi dışardan temin edilen maddelerin bağımlılık yapmasının yanı sıra; son zamanlarda kullanımı gittikçe artan internet, bilgisayar oyunları, bahis, kumar, sanal alışveriş... gibi konular da bağımlılık yapmakta ve tedavi gerektirmektedir.

Bağımlılık tedavisinde neler yapılır?

Her tür madde bağımlılığının kendine özgü tedavi yöntemi ve uygulaması vardır. Örneğin sigara bırakma çalışmaları ile alkol bağımlılığının tedavisi aynı değildir. 

Her kişinin ihtiyaçlarına ve sorunlarına yönelik; aile, sosyal ve mesleki yaşantısında verimli olabilmesi için kişiye özgü tedavi planlaması yapılmaktadır.

Tedavinin etkili olması için kişinin sadece madde ile ilgili değil; aynı zamanda yaşamış olduğu diğer psikolojik, biyolojik ve soyal sorunlarından uzaklaşmak istemesi gerekmektedir.

Bağımlılığın tedavisinde psikolojik danışmanlık hizmetleri ve davranışçı yaklaşımlar çok önemlidir. Kişinin sorun çözme becerisinin, iletişim kurma şekillerinin ve ilişki yönetimine dair becerilerinin geliştirildiği bir terapi hizmeti tedavi planında olmalıdır. 

Tedavide ailenin önemi nedir?

Tedavi sürecinde aile içinde birliği sağlamak çok önemlidir. Kutuplaşmalardan kaçınmak gerekir. Ailede ortak bir dil geliştirilmeli ve tüm bireyler arasında ağız birliği olmalıdır. 

Aynı zamanda ailede kuralların olması ve kararlı duruş sergilemek, bağımlılık tedavisinde nüksetmeyi önleyen çok öenmli bir unsurdur. Kural ihlallerine karşı geri adım atılmamalıdır. 

Bir diğer yandan da madde bağımlısı olan kişinin duygusal gereksinimlerini karşılamak için ödül sistemi  aile içinde kullanılmalıdır. Kişinin olumlu davranışlarını ödüllendirmek bunların zaman içinde pekişmesini sağlayacaktır.

Ayrıca aile içinde ortak paylaşım zamanları ayırmak ve beraber keyif alınan aktivitelerin yapılması da tedavi sürecini olumlu etkileyecektir.   

Yazan: Uzm. Psk. Didem ÜNGÖR

www.psikologdidemungor.com

https://www.instagram.com/psikologdidemungor/

https://twitter.com/Psk_DidemUngor