İçki, içtiğiniz zaman, sizin aklınızı almıyor, size akıl da vermiyor; içki sadece kontrol ediyor: Aklınız var mıydı yok muydu?

İddialı bir giriş olduğunun farkındayım. Ama doğrusu bu! Alkollü içkiye elimizi uzatan düşünceler; kaygılarımız, stresimiz, unutmak istediğimiz her ne varsa onları yok etmeye yönelik bir eyleme bizi sürüklüyor. Peki onlar yok olduktan sonra ne oluyor? Birkaç beyin hücremiz telef olur evet peki ya sonra? Yapmak istediklerimizi özgürce yapabilme cesaretine sahip oluruz. Cesaret demişken, neyden korktuğumuzu hiç düşünmeyiz. Alkol ile hemen sonuçları getirmek isteriz. İçki, en azından geçici olarak kaygımızı, stresimizi ortadan kaldırır. Benlik algımızda hafifleme olur ve rahatlama hissi gelir. Ama geçici olarak! Bu süreçte rezil mi oluruz, yanlış mı yaparız, riskli davranışlar (alkollü araç kullanmak, kavgaya karışmak) umurumuzda olmaz. Alkol burada cesaret veren araç görevi üstlenir. Ama bu aracın maliyeti çok büyük: beyninize ve karaciğerinize verdiği zarar, yaptıklarınızdan sonraki pişmanlık, maddi ve manevi kayıplar... Bu noktada bu destek aracı olmaksızın yapmak istediğinizi yapabilme gücünü kendinizde bulmanız çok önemli. Böylelikle fazladan zarara girmez ve esas gerçekleştirmek istediklerinizi gerçekleştirirsiniz. Gücü oluşturmak için kaygınızın kaynağını bulup kaygınızı azaltmak, özgüven eksikliğinizi fark edip özgüven sağlamak, her neyden korkuyorsanız korkunuzun üstesinden gelmeniz gerekir.

İçimizde beni uyuştur lütfen, uyuştur beni, diye yalvaran bir mekanizma var

İçimizde böyle bir kişisel düşman var. Korkudan kurtulmaya çalışan, geçmiş kötü anıların, kaygının, stresin yükünü hafifletmek için yalvaran bir düşman. Onunla mücadele etmenin zor olduğunu düşündükleri için bugün bağımlı kişilerin sayısı artışta. Mücadele etmek zor bir süreç değil. Önemli olan kişinin kendisine 'Yanlış giden şey ne?' diye sorabilmesi ve çözüm yoluna gitmesidir. Çözüm kesinlikle alkol değildir!

Ben mi?

Tüketmiyorum, tüketmiyorum, tüketmiyorum...

Akşam eğlencelerinde alkolsüz kokteyller tercihim, bu tercihimin uzun vadede benim için en doğru şey olduğunun bilincindeyim. Kaldı ki, alkollü içki tüketenler kadar bir rahatlığa sahip olabiliyorum. Üstelik bu rahatlık ve içsel huzur ertesi gün sürmeye devam ediyor. Çünkü alkol tüketiminin sağladığını kendi içimde çoktan buldum.

Doğru alkol tüketimi

Kararında tüketildiğinde sorun yoktur ancak aşırıya kaçıldığında gerçekten sorunlara yol açar. Akıl Sağlığı ve Bağımlılar Merkezi'nin bir kuruluşu olan Wheeler Inc.'in finanse ettiği program olan Connecticut Clearing House 'dozun aşılmaması gerektiği'ni bildiriyor ve 'doz' olarak kadınlar için günde bir, erkekler içinse günde iki kadeh diyor. Bir kadeh için yüzde 40 alkol oranıyla 140 gr şarap ya da 340 gr bira tanımlanmış.

Bu dozları zamanla azaltacaklarını tahmin ediyorum.