Altın Gün ve altın çağ

Son dönem müzik piyasasına bakınca Türkçe saykodelik müzik için gecikmiş bir altın çağı yaşıyor demek mümkün. Baba Zula, Gaye Su Akyol gibi müzisyenlerin dikkat çekici üretimler yaptığı bu alana Hollanda'dan katılan Altın Gün, dün açıklanan Grammy adaylarında "Dünya Müziği Albümü" kategorisinde yer aldı. 

Altın Gün ve altın çağ

1960 ile 1980 yılları arasını kapsayan ve özellikle de 1970'lerde zirveye çıkan Türkçe saykodelik müzik, Pink Floyd gibi önemli grupların etkilerini Anadolu ezgileriyle harmanlayıp ortaya bugün de hayranlık uyandıran işler çıkardı. Selda Bağcan, Erkin Koray, Barış Manço gibi isimlerin yapıtları Türkiye'de büyük beğeni toplamıştı. Ancak  sonrasında yaşanan arabesk ve pop patlamaları bu müziği biraz geri plana itti.

Yeniden saykodelik!

2000'li yıllarda Baba Zula başta olmak üzere sonrasında Gaye Su Akyol gibi isimler Türkçe saykodelik müziği yeniden gündeme taşıdı. Öyle ki bu isimlerin çalışmaları Türkiye'nin yanı sıra Avrupa'da da büyük ilgi gördü.


Dünyanın farklı yerlerinde gerçekleştirilen festivallerde boy gösteren ve 70'lere ait Türkçe saykodelik şarkılar batıda bu denli ilgi gördüğü bir dönemde Hollanda'da uluslararası bir grup dikkat çekmeye başladı. Türk, İngiliz ve Hollandalı üyelerden oluşan Altın Gün, 2018'de yaynladıkları On ve 2019'daki Gece albümleriyle dikkat çekti. 
Bahsettiğimiz döneme ait Türkçe eserlere saykodelik hava kazandıran veyahut zaten hazırda varolan bu havayı daha çok hissettiren Altın Gün, Avrupa ve ABD'yi kapsayan uzun turne programlarıyla bilinilirliklerini kat be kat arttırdı.

 


Ekim ayı başında çıkardıkları Gelin Halayı ve Dıv Dıv türkülerine getirikleri saykodelik yorumla sevenlerine bir selam gönderen Altın Gün, Amerikalıların da dikkatini çekti ve Grammy'ye aday gösterildi. "En İyi Dünya Müziği Albümü" kategorisinde aday gösterilen grubun ödülü kazanması da çok yüksek ihtimal.


Başta Avrupa ve Amerika'da Türkçe saykodelik müziğin bu denli karşılık bulmaya bulması bundan sonraki süreçte hem Altın Gün hem de bu türde diğer isimler için yeni turneler ve albümler anlamına gelir umarız. Uzun yıllardır dünyayı müzikleriyle turlayan Baba Zula'nın Türkiye'den ziyade Avrupa'da daha çok tanındığı ve bu durumdan da haklı olarak şikayetçi olduğu bir ortamda yerli ezgilerin daha fazla sahiplenilmesi de müzikseverlerin görevi olsa gerek.
 

ihsan.dindar@milliyet.com.tr

Bu makaleye ifade bırak