Alzheimer hastalığından dünya üzerinde muzdarip olan yaklaşık 50 milyon insan var. Yaşlı nüfusun artmasıyla birlikte daha da yükselecek olan bu sayı Alzheimer hastalığını çağımızın en büyük sağlık problemlerinden birisi haline getirdi. Hastalığın şu an için bilinen kesin bir tedavisi yok. Elimizdeki ilaçlarla ancak hastalığın gidişini yavaşlatabiliyoruz. Bill Gates gibi elini taşın altına koyan insanlar sayesinde, bir tedavi yöntemi bulunması için büyük araştırma bütçeleri sağlanmaya başlandı. Mümkün olduğunca bu köşeden sizlere Alzheimer hastalığı konusunda yapılan çalışmalarla ilgili bilgiler vermeye çalışıyorum. Bu yazıda da çok yeni bir çalışma sonucundan ve tedavi umudundan bahsedeceğim.
 
Daha önce yapılmış bazı çalışmalarda, düşük yoğunluklu kesintili ultrason dalgalarının beyin hücrelerinin yenilenmesini tetikleyen moleküllerin salınımını artırdığı tespit edilmiştir. Bu bilgiden yola çıkarak düşük yoğunluklu kesintili ultrasonun Alzheimer tedavisinde kullanılma ihtimali olduğu düşünülmüştür. 
 
Düşük yoğunluklu kesintili ultrason(DYKU) tanısal ultrasondan farklıdır. Yani doktorların sıklıkla istediği ve hastalıkların tanısında kullanılan, vücudun birçok alanına uygulanan ultrasonla aynı şey değildir. Daha yüksek enerjilidir ve ısı oluşturur.
 
Japonya Tohoku Üniversitesinden bir grup bilim adamı, Alzheimer modeli oluşturulmuş farelerin beynine belirli zamanlarda günde üç defa 20 dakika süre ile DYKU uygulamışlardır. Çalışmanın etkisini artırmak ve sonucunu daha güvenilir kılmak için de Alzheimer modeli oluşturulmuş başka bir fare grubuna plasebo(yalancı) ultrason yapılmıştır. Üç aylık uygulamanın sonunda toplamda 11 seans DYKU uygulanan farelerin zihinsel işlevlerinde düzelme gözlemlenmiştir. Ayrıca yeni obje tanımanın diğer fare grubuna göre kolaylaştığı tespit edilmiştir. Uygulamadan 84 gün sonra yapılan zihinsel değerlendirmenin aynı olması, DYKU etkisinin uzun süreli olduğunu göstermiştir.
 
DYKU uygulaması Alzheimerli ve Vasküler Demanslı farelerde beyin kan akımını artırmaktadır. Bu etkinin 28 ve 84 gün sonra yapılan kontrollerde devam ettiği gözlenmiştir. Uygulama sonrası gerekli testler yapılıp, fare beyinleri incelendiğinde DYKU etkisiyle beyindeki kan damarlarının yenilenmesi ve şekillenmesini artıran sinyal moleküllerinde değişimler saptanmıştır. 
 
Beyin hücresi olarak Türkçeleştirebileceğimiz nöronların etrafında miyelin adı verilen maddeden oluşan bir koruyucu kılıf vardır. Miyelin üretimini gerçekleştiren hücrelere de oligodenrosit adı verilir. DYKU uygulanan Vasküler Demanslı fare beyinlerinde, oligodenrosit adını verdiğimiz bu hücrelerde de artış saptanmıştır. Bu durumun DYKU tedavisinin aktive ettiği birtakım sinyal moleküllerinin etkisi olduğu düşünülmektedir.
 
Alzheimer hastalığında beyinde biriken amiloid plaklarının temizlenmesi ve inflamasyonun gerilemesinde mikroglia adını verdiğimiz beyindeki bağışıklık sistemi elemanlarının rolü büyüktür. Sonuçta beyinde biriken anormal proteinler inflamasyona (iltihabi durum/yangı) neden olur. DYKU tedavisinin beyindeki bağışıklık sistemini de aktive ettiği düşünülmektedir.
 
Çalışma boyunca DYKU uygulamasının herhangi bir yan etkisi gözlemlenmemiştir. Ancak bu uygulamanın tedavi edici etkisinden emin olabilmemiz için fare üzerindeki deneysel çalışmalardan insan çalışmalarına geçilmesi gerekmektedir. Bu amaçla yeni bir klinik çalışma planlanmıştır. DYKU tedavisi ile ilgili daha aydınlatıcı yeni çalışmalara ihtiyaç vardır.
 
Twitter: @drsevdasarikaya
Facebook: Anılar Silinirken Sosyal Medya Platformu
Instagram: @dr_sevda_sarıkaya