SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR

SAĞIM SOLUM, ÖNÜM ARKAM PLASTİK!

.

Milliyet Haber

Sanki istifra etsem, içimden oluk oluk plastik çıkacak gibi hissediyorum. Dağ tepe gezerken, denizde yüzerken, bir bakıyorum elim kolum plastikle dolmuş; pet şişe boşları mı ararsın, plastik çatal-bıçak-tabak mı, poşet mi, kap-kacak mı! Yüzmek istediğimde deniz gözlüğü takmıyorum mesela artık, aksi halde karabatak gibi, dala çıka çöp toplarken iki kulaç yol alamıyorum. Bir tür takıntıya dönüştü bende; baktıkça görüyorum, daha çok gördükçe gözümü alamıyorum. Dünyanın dört bir yanından gelen felaket haberleriyle de iyice tetikleniyorum. Sıkça dillendirmeye, yeni çevre haberlerini gündeme getirmeye, plastik sorununa dikkat çekmeye çalışıyorum. Bir yandan da çöp topluyorum. Bir davete gidiyor olsam da, temiz pak giyinmiş kuşanmış olsam da, eldivenim yoksa da, titizlik takıntımı kenara bırakıp, en azından gördüğüm plastikleri doğadan temizlemeye çalışıyorum. İstanbul kıyılarında ‘Fil Burnu’ denen kuş uçmaz kervan geçmez bir kıyıya motorla gidip, Türk Deniz Araştırmaları Vakfı’nın, denizin kıyıya sürüklediği çöpleri toplama etkinliğine uğruyorum, bir saat sonra kendi topladığım plastiğe inanamıyorum! Benim katkım nedir ki; çölde kum tanesi bile değil belki ama ben yine de topluyorum, elimden geldiğince, gücüm yettiğince, gördükçe, topluyorum, topluyorum, topluyorum... Sizi de hem plastik çöpleri toplamaya hem de özellikle tek kullanımlık plastik ürünleri kullanmamaya davet ediyorum...

İnsanlıktan utanıyorum
6 Ağustos günü çekilmiş görüntülere bakıyorum: Kuzey Kutbu, rekor sıcaklıklar nedeniyle cayır cayır yanıyor. Bilim insanları, ‘daha önce benzeri görülmemiş’ olarak nitelendiriyor bu durumu. Buzullar diyarı Grönland, sanki yeni patlamış volkanik bir ada gibi, üzerinden dumanlar tüterek alev alev yanıyor.
İçim yanıyor...
Kutuplardan hafta içi yeni görüntüler izliyorum; Kutup ayıları çöp karıştırıyor, karnını doyurmaya çalışıyor... Balıkçılar, kuralsızca avlanmış, insanoğlu küresel ısınmaya neden olmuş ve kutuplar artık iklim değişikliğinden harap olmuş. Kutup ayılarının düştüğü durumu gördükçe, insanlığımdan utanıyorum.
Akdeniz’in derin sularından örnek alınıyor, inceleniyor, yüzde 92.8 oranında plastik saptanıyor. Deniz, plastiğe kesmiş, akıyor. Akdeniz Havzası’nda
4 metrekareye 1 plastik atık, düşüyor. Dakikada 33 bin 800 plastik şişe ebatında atık Akdeniz’e karışıyor. Akdeniz sahiline günlük vuran plastik atık miktarı, kilometre başı 5 kg.! Ve ne yazık ki, akıntı, dalga vs sebebiyle, bu plastik atıkların en çok sahile vurduğu ülkelerden biri de Türkiye...
Marmara Denizi’nde her 10 çöpten biri plastik. Karadeniz’de ise durum daha vahim, çöplerin yarısı plastik!
Bugün dünya genelinde denizlerde toplam 150 milyon ton plastik var. Her yıl 13 milyon tona varan plastik denize karışmaya devam ediyor ve bu oran gittikçe artıyor. Eğer, plastik tüketimine bu şekilde devam edersek, plastiğin ağırlığı, 2050 yılına gelindiğinde tüm deniz canlılarının toplam ağırlığını geçecek. Bir tek pet şişenin doğaya geri dönüşümü, 450 yıl!

Masum görünenlere dikkat!
Plastik, Dünya’yı hızla öldürüyor, bunu durdurmak elimizde. Kişisel olarak, tek kullanımlık plastik ürünleri kullanmamalı ve kullandırmamalıyız. Örnekler çok; çocuklarımızı, pipet kullanmaktan vazgeçirmeliyiz. Çok naif ve masum görünen pipet kullanımı, plastik kirliliğinin en önemli etkenlerinden biri... Pet şişe çılgınlığına son vermeliyiz. Matara-suluk alışkanlığına dönmeli ve çocuklarımızın da suluk kullanmasını sağlamalıyız. Plastik çatal-bıçak-tabak vs. gibi ürünlerden uzak durmalıyız. Özellikle plastik çöpleri denizlerden ve sokaklardan toplamalı, bu alışkanlığı çocuklara da aşılamalıyız.
Kuşkusuz mücadeleyi, ülke çapına yaymalıyız.
Çevre Bakanlığı, özellikle de ‘tek kullanımlık plastik ürünler’ konusunda önlemler almalı, yasaklamalar getirmeli. Avrupa Birliği ülkeleri, 2021 itibarıyla, tek kullanımlık plastikleri yasaklıyor. Türkiye olarak, doğayı daha iyiye götürecek fikirlerle, başka ülkelerin iş birliğini talep eden taraf olmalıyız. Hem ülkemiz hem de Dünya için, önce plastikten uzak kalarak, doğayı kollamalı, karbon salınımından, doğal kaynakların tüketimine kadar gezegenimizi ve iklimini ilgilendiren konuları önceliğimiz yapmalıyız.
Önerge TBMM’de, partizanlığı bırakıp, ‘çevrecilik’ ortak paydasında buluşmalıyız.
Ve sen sevgili okur dostum, “Amaaan o kadardan da bir şey olmaz” deme! Sakın!
Sen bari böyle söyleme!

Yazarın Diğer Yazıları

  1. Cenette birkaç gün
  2. Akıl tutulmaları...
  3. FESTİVAL MEVSİMİ
  4. Hayatımıza dokunan iki yıldız
  5. RAP DEYİP GEÇMEYİN...
  6. Yaz tatilinize 'yabancı' olun...
  7. Patmos...
  8. BİR KÂBUSUN İÇİNDE YAŞAMAK...
  9. SAĞIM SOLUM, ÖNÜM ARKAM PLASTİK!
  10. TATİL İÇİN BODRUM CİVARINDA OLANLAR...

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.